inanıyorum ile cümle
inanıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ben size inanıyorum.Ik geloof in je.
Ben size inanıyorum.Jaz verjamem vas.
Ben size inanıyorum.Tôi tin tưởng vào bạn.
Ben size inanıyorum.Vìøím ve vás.
Ben size inanıyorum.Yo creo en ustedes.
Ben size inanıyorum.Πιστεύω σε σας.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.Consigo ver a contradição que vocês podem não ser capazes de ver.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.Eu văd contradicția pe care voi poate nu o vedeţi.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.Ich kann den Widerspruch sehen, den Sie vielleicht nicht entdecken.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.Ik zie wellicht de contradictie die jij misschien niet ziet.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.Jag kan se motsägelser som ni kanske inte kan se.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.Jeg kan se modsigelser, som I måske ikke kan se.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.Je peux voir la contradiction que vous ne pouvez peut-être pas voir.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.전 여러분이 어쩌면 놓칠 수도 있는 모순을 볼 수 있습니다.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.Mogę widzieć przeciwieństwa których wy być może nie widzicie.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.Riesco a vedere la contraddizione che voi non siete capaci di vedere
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.Soy capaz de ver la contradicción que ustedes pueden no poder apreciar.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.Tôi có thể thấy sự mâu thuẫn mà có khi bạn không thể thấy.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.Είμαι σε θέση να δω την αντίφαση που εσείς μπορεί να μην μπορείτε να δείτε.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.В състояние съм да видя противоречието, което вие може да не успеете да видите.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.Я могу увидеть несоответствия, которые вы, возможно, не замечаете.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.אני מסוגלת לראות את הסתירות. שאתם עלולים לא לראות.
Ben sizin göremediğiniz şekilde çelişkiyi görebildiğime inanıyorum.أصبح قادرة على مشاهدة التناقضات التي ما كان لها أن ترى
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.A ja myślę, że społeczość TED musi być bardzo dzielna.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.A já si myslím, že lidé kolem TEDu potřebují víc odvahy.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.Daher glaube ich, die TED-Gemeinschaft sollte mutiger sein.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.E credo veramente che la comunità TED debba essere più coraggiosa.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.És tényleg hiszek abban, hogy a TED közösségnek bátrabbnak kell lennie.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.Et je crois vraiment que la communauté TED doit être plus courageuse.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.Ik ben ervan overtuigd dat de TED-gemeenschap dapperder moet zijn.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.Na verdade, acredito que a comunidade TED precisa de ser mais corajosa.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.Och jag tror faktiskt att TED-sammanslutningen måste bli modigare.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.Şi cred de fapt că această comunitate TED trebuie să fie mai curajoasă.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.저는 사실 TED 커뮤니티가 더 용감해 져야 한다고 생각합니다.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.Tôi thực sự cho rằng cộng đồng TED cần phải dũng cảm hơn.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.Yo creo que en realidad, la comunidad de TED tiene que ser mucho más valerosa.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.Και για την ακρίβεια πιστεύω ότι η κοινότητα του TED χρειάζεται να φανεί περισσότερο θαρραλέα.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.И аз всъщност вярвам, че общността на ТЕД трябва да бъде по-смела.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.Я верю, что сообществу TED нужно быть более смелым.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.ואני באמת מאמין שקהילת TED צריכה לאזור יותר אומץ לב.
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.وإنني أُؤمن بأن مجتمع تيد يحتاج لأن يكون أكثر شجاعةً
Ben TED toplumunun gerçekten çok cesur olması gerektiğine inanıyorum.信じています まずは これらの課題や
Ben Vali Romney'nin iyi bir insan olduğuna inanıyorum.Ich glaube, dass Gouverneur Romney ein guter Mensch ist.
Bilimsel metodun, hayattaki birçok konu gibi, bu soruyu da yanıtlama potansiyelinin olduğuna inanıyorum.Jak w wielu innych dziedzinach, metoda naukowa ma szansę udzielić odpowiedzi.
Bilimsel metodun, hayattaki birçok konu gibi, bu soruyu da yanıtlama potansiyelinin olduğuna inanıyorum.삶의 많은 다른 부분들과 같이, 저는 과학적인 접근을 통해 이 질문에 답할수 있는 가능성이 있다고 봅니다
Bilimsel metodun, hayattaki birçok konu gibi, bu soruyu da yanıtlama potansiyelinin olduğuna inanıyorum.Myslím si, že rovnako ako v iných oblastiach života, vedecké metódy majú potenciál zodpovedať túto otázku.
Bilimsel metodun, hayattaki birçok konu gibi, bu soruyu da yanıtlama potansiyelinin olduğuna inanıyorum.Nos, úgy gondolom, akár az élet sok más területén, a tudományos módszer itt is adhat egy lehetséges választ.
Bilimsel metodun, hayattaki birçok konu gibi, bu soruyu da yanıtlama potansiyelinin olduğuna inanıyorum.Som inom många andra livsområden tror jag att vetenskapen har möjlighet att besvara den här frågan.
Bilimsel metodun, hayattaki birçok konu gibi, bu soruyu da yanıtlama potansiyelinin olduğuna inanıyorum.Tatsächlich gab es in den letzten Jahren eine wahre Forschungsflut zum Thema Glück.
Bilimsel metodun, hayattaki birçok konu gibi, bu soruyu da yanıtlama potansiyelinin olduğuna inanıyorum.Както в много други области на живота, мисля, че научният метод има потенциала да отговори на този въпрос.
Bilimsel metodun, hayattaki birçok konu gibi, bu soruyu da yanıtlama potansiyelinin olduğuna inanıyorum.На мою думку, як і в інших сферах життя, знайти відповіді на ці запитання допоможе наука.
Bilimsel metodun, hayattaki birçok konu gibi, bu soruyu da yanıtlama potansiyelinin olduğuna inanıyorum.Я считаю, что, как и во многих других областях жизни, научный метод может дать ответы.
Bilimsel metodun, hayattaki birçok konu gibi, bu soruyu da yanıtlama potansiyelinin olduğuna inanıyorum.כמו בהיבטים רבים אחרים של החיים, אני סבור, בשיטה המדעית טמון הכוח לענות על שאלה זו.
Bilimsel metodun, hayattaki birçok konu gibi, bu soruyu da yanıtlama potansiyelinin olduğuna inanıyorum.科学的手法から答えが 得られると考えています 事実 ここ数年で 幸福に関する研究は
Bilmek iyi yolu onun bilinçaltından inanıyorum onun kanıtı bulmak.A melhor maneira de saber é encontrar a prova de sua acreditar de seu inconsciente.
Bilmek iyi yolu onun bilinçaltından inanıyorum onun kanıtı bulmak.Cách tốt nhất để biết là để tìm bằng chứng của mình tin từ vô thức của mình.
Bilmek iyi yolu onun bilinçaltından inanıyorum onun kanıtı bulmak.La mejor manera de saberlo es encontrar pruebas de su de creer su inconsciente.
Bilmek iyi yolu onun bilinçaltından inanıyorum onun kanıtı bulmak.Pour le guérir, il faudrait trouver une preuve qui lui fasse voir qui il est.
Bilmek iyi yolu onun bilinçaltından inanıyorum onun kanıtı bulmak.הדרך הטובה ביותר לדעת היא למצוא הוכחת שלו מאמינה מ הלא המודע שלו.
Bilmek iyi yolu onun bilinçaltından inanıyorum onun kanıtı bulmak.أفضل طريقة لمعرفة هو العثور على دليل له يعتقد من اللاوعي له.