inanıyorlar ile cümle
inanıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky, hơn nữa, tin tưởng vào tương lai của mình là một nghệ sĩ.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky, inoltre, crede nel suo futuro di artista.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky, în plus, a crezut în viitorul său ca artist.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky lisäksi uskoi tulevaisuudessa taiteilija.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky, navíc věřil v jeho budoucnost jako umělec.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky, navyše veril v jeho budúcnosť ako umelec.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky øvrigt troede på hans fremtid som kunstner.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky, poleg tega je verjel v svojo prihodnost kot umetnik.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky, sőt, úgy az ő jövője, mint egy művész.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.코키, 또한 예술가로서 자신의 미래에 믿었습니다.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Τον Kόρκι, άλλωστε, πίστευε στο μέλλον του ως καλλιτέχνης.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Корки, крім того, вірив в його майбутнє як художника.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Корки, кроме того, верил в его будущее как художника.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Корки, освен това, вярва в бъдещето му като артист.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.فليني ، علاوة على ذلك ، يعتقد في مستقبله كفنان.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.いつの日か、彼によると、彼はヒットを作るつもりだった。
Doğru ya da yanlış, Ayahuasca'nın bu hastalığa çare olduğuna inanıyorlar.A věří - ať už se mýlí, nebo ne - že lékem na tuto nemoc je ayahuasca.
Doğru ya da yanlış, Ayahuasca'nın bu hastalığa çare olduğuna inanıyorlar.E che sia giusto o sbagliato, essi credono che l'Ayahuasca sia il rimedio per questo male.
Doğru ya da yanlış, Ayahuasca'nın bu hastalığa çare olduğuna inanıyorlar.Et, à tort ou à raison, ils croient que l'Ayahuasca est le remède à cette maladie.
Doğru ya da yanlış, Ayahuasca'nın bu hastalığa çare olduğuna inanıyorlar.I mają rację lub nie, ale wierzą, że Ayahuasca to remedium na te problemy.
Doğru ya da yanlış, Ayahuasca'nın bu hastalığa çare olduğuna inanıyorlar.Şi ei cred că Ayahuasca e remediul pentru această boală.
Doğru ya da yanlış, Ayahuasca'nın bu hastalığa çare olduğuna inanıyorlar.Und ob richtig oder falsch, sie glauben, dass Ayahuasca das Gegenmittel für unseren Wahnsinn ist.
Doğru ya da yanlış, Ayahuasca'nın bu hastalığa çare olduğuna inanıyorlar.Y corectamente o incorrectamente ellos creen que Ayahuasca es el remedio para esa enfermedad.
Doğru ya da yanlış, Ayahuasca'nın bu hastalığa çare olduğuna inanıyorlar.Правда чи ні, вони вірять, що Аяваска є ліками для цієї хвороби.
Doğru ya da yanlış, Ayahuasca'nın bu hastalığa çare olduğuna inanıyorlar.Так или иначе, они верят, что Айяуаска является лекарством от этой болезни.
Doğru ya da yanlış, Ayahuasca'nın bu hastalığa çare olduğuna inanıyorlar.ובצדק או בטעייה, הם מאמינים שאיאווסקה הינה התרופה למחלה זו
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.Być może nie jest to największy bambusowy budynek na świecie, ale wielu ludzi uważa, że jest najpiękniejszy.
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.Es ist vielleicht nicht das grösste Bambusgebäude der Welt, aber viele Leute glauben, es ist das schönste.
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.세계에서 가장 큰 대나무 건물이 아닐 수도 있습니다만 많은 사람이 우리 학교를 세상에서 가장 아름다운 대나무 건축물이라고 믿지요.
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.Možná to není největší bambusová budova na světě, ale hodně lidí věří, že je nejkrásnější.
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.Možno to nie je najväčšia budova z bambusu na svete, ale veľa ľudí verí, že je najkrajšia.
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.Mungkin ini bukan bangunan bambu terbesar di dunia, tapi banyak orang percaya ini yang paling indah.
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.Poate că nu e cea mai mare clădire de bambus din lume, dar multă lume crede că este cea mai frumoasă.
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.Pode não ser o maior edifício de bambo no mundo, mas muitas pessoas acreditam que é o mais bonito.
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.Può non essere il più grande edificio in bambù del mondo, ma molte persone credono che sia il più bello.
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.Talán nem a legnagyobb bambusz épület a világon, de sokan úgy tartják, hogy a legszebb.
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.Tal vez no sea el mayor edificio de bambú del mundo, pero mucha gente piensa que es el más hermoso.
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.Возможно, это не самое большое бамбуковое строение в мире, но многие люди считают, что оно самое красивое.
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.Може да не е най-голямата бамбукова сграда в света, но много хора вярват, че е най-красивата.
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.זה אולי לא מבנה הבמבוק הגדול בעולם, אבל אנשים רבים מאמינים שהוא היפה מכולם.
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.ربما لا تكون أكبر مبنى من الخيزران في العالم، لكن يعتقد الكثير من الناس أنها الأكثر جمالاً
Dünyadaki en büyük bambo binası olmayabilir fakat bir çok insan inanıyorlar ki bu en güzel olanı.でも私達はこれが最も美しいものだと 信じています あなたの地域でもできるでしょうか?
Hem sanatçı, hem de sanatçının Roma'daki çevresi buna inanıyorlar.A nejenom Poussin sdílel tuto myšlenku, ale také celý okruh dalších malířů, který se k němu připojil v Římě.
Hem sanatçı, hem de sanatçının Roma'daki çevresi buna inanıyorlar.Et pas seulement Poussin mais le cercle des peintres qu'il a trouvé à Rome.
Hem sanatçı, hem de sanatçının Roma'daki çevresi buna inanıyorlar.Poglądy Poussin'a podzielał też krąg malarzy rzymskich.
Hem sanatçı, hem de sanatçının Roma'daki çevresi buna inanıyorlar.Und nicht nur Poussin, aber ein Kreis von Künstlern, welchen er in Rom fand.
Hem sanatçı, hem de sanatçının Roma'daki çevresi buna inanıyorlar.وليس فقط بوسين لكن دائرة الرسامين الذي وجدها في روما.
Hıristiyan Tanrısına inanıyorlar, haçları var, yanlarında İncil taşıyorlar.Adoram o Deus cristão, têm cruzes e andam com Bíblias.
Hıristiyan Tanrısına inanıyorlar, haçları var, yanlarında İncil taşıyorlar.Adoran al Dios de los cristianos, tienen cruces, portan biblias.
Hıristiyan Tanrısına inanıyorlar, haçları var, yanlarında İncil taşıyorlar.A keresztény istent imádják, keresztjeik vannak és Bibliájuk.
Hıristiyan Tanrısına inanıyorlar, haçları var, yanlarında İncil taşıyorlar.Czczą chrześcijańskiego boga, mają krzyże, noszą Biblię.
Hıristiyan Tanrısına inanıyorlar, haçları var, yanlarında İncil taşıyorlar.De tillber den kristna guden, de har kors, de har biblar.
Hıristiyan Tanrısına inanıyorlar, haçları var, yanlarında İncil taşıyorlar.Hanno il culto del dio cristiano, hanno croci, hanno Bibbie.
Hıristiyan Tanrısına inanıyorlar, haçları var, yanlarında İncil taşıyorlar.Họ thờ chúa Cơ đốc, và họ luôn mang bên mình quyển kinh thánh.
Hıristiyan Tanrısına inanıyorlar, haçları var, yanlarında İncil taşıyorlar.Ils adorent le Dieu des chrétiens, ils ont des croix, ils portent des bibles.
Hıristiyan Tanrısına inanıyorlar, haçları var, yanlarında İncil taşıyorlar.그들은 기도교 신을 숭배하고, 그들은 십자가를 가지고 있으며, 그들은 성경을 가지고 있습니다.
Hıristiyan Tanrısına inanıyorlar, haçları var, yanlarında İncil taşıyorlar.Mereka menyembah Tuhan Kristen, mereka punya salib, mereka membawa Alkitab.
Hıristiyan Tanrısına inanıyorlar, haçları var, yanlarında İncil taşıyorlar.Modlia sa ku Kresťanskému Bohu, majú kríže, nosia Biblie.
Hıristiyan Tanrısına inanıyorlar, haçları var, yanlarında İncil taşıyorlar.Sie ehren den christlichen Gott, sie haben Kreuze, sie tagen Bibeln.
Hıristiyan Tanrısına inanıyorlar, haçları var, yanlarında İncil taşıyorlar.Uctívají křesťanského Boha, mají kříže, nosí s sebou bible.