inanıyorlar ile cümle

inanıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Per loro il fumo di ginepro è sacro.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Sie glauben, dass Wacholder-Rauch heilig ist.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Veria že dym z borievky je posvätný.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Wierzą, że dym jałowcowy jest święty.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Zij geloven dat jeneverbesrook heilig is.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.По их поверьям, дым можжевельника свят.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Те вярват, че хвойновият дим е свят.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.הם מאמינים שעשן של ערער הוא קדוש.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.لأنهم يظنون أن دخان العرعر مقدس
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.登山家たちは大きな岩を囲んで立って
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Alcuni pensavano che l'universo sarebbe collassato di nuovo in futuro.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Algumas pessoas pensavam que o universo iria re-colapsar no futuro.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Algunos pensaban que en el futuro volvería a colapsar.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Beberapa orang berpikir alam semesta akan mengerut kembali di masa depan.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Certains pensaient que l'univers allait de nouveau s'effondrer dans le futur.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Egyesek úgy gondolták, hogy az univerzum összeomlik a jövőben.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.어떤 사람들은 우주가 붕괴될 것이라고 믿었지요.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Manche Leute dachten, das Universum würde in der Zukunft wieder in sich zusammenfallen.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Một số người nghĩ rằng trong tương lai vũ trụ sẽ tái sụp đổ.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Nekateri so mislili, da se bo vesolje v prihodnosti sesedlo.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Někteří lidé si mysleli, že se vesmír v budoucnu znovu zhroutí.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Niektorí si mysleli, že vesmír sa v budúcnosti opäť zrúti do seba.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Niektórzy uważali, że w przyszłości wszechświat zacznie się kurczyć.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Nogle folk troede, at universet ville falde sammen igen i fremtiden.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Somliga trodde att universum skulle kollapsa i framtiden.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Sommige mensen dachten dat het universum in de toekomst terug zou instorten.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Unii credeau că universul se va recompacta la loc în viitor.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Κάποιοι άνθρωποι πίστευαν ότι το σύμπαν θα κατέρρεε ξανά στο μέλλον.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Некоторые считали, что вселенная в будущем снова сожмётся.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Някои хора мислеха, че Вселената ще колабира обратно в бъдеще.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.היו כאלה שחשבו שהיקום יקרוס בעתיד בחזרה.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.بعض الناس إعتقدوا أن الكون سوف يعود و ينهار في المستقبل.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.アインシュタインはこの考えが好きでした
Bunlara yatırım yapmak istemiyorlar, zira bunların kötü yatırımlar olduğuna inanıyorlar.Nechtějí do tohohle investovat, protože jsou to špatné nabídky.
Bunlara yatırım yapmak istemiyorlar, zira bunların kötü yatırımlar olduğuna inanıyorlar.なぜなら、それは悪い取引だからです。 人々は良い取引を見ています。
Bunun değerinin 2,5 milyar $ olduğuna inanıyorlar.Myslí si, že má hodnotu 2,5 miliardy dolarů.
Bunun değerinin 2,5 milyar $ olduğuna inanıyorlar.Ze denken dat het $2,5 miljard waard is
Bunun değerinin 2,5 milyar $ olduğuna inanıyorlar.يعتقدون أنه يساوي 2.5 بليون دولار.
Bunun değerinin 2,5 milyar $ olduğuna inanıyorlar.彼らは、15億を省きました。
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Ce vieux loup de mer s'amuse à faire peur aux jeunes et il croit ensuite à sa propre fable
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Dire, ecco un rigonfiamento delle la nave, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Ezek a régi tengeri kutyák mondani fonalak A gyerek minden más ... és a végén hisz mindent maguknak.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Katakanlah, inilah salah satu tonjolan kapal, Kapten.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Nói, đây là một sưng lên tàu, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Povedať, tu je jeden z zväčšiť na lodi, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Powiedz, oto jeden z puchnąć statku, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Säg, här är en dyning en av fartyget, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Sano, tässä turvota yksi laiva, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Sig, her er en svulme én af Skibet, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Ας πούμε, εδώ είναι μια πρήζεται ένα από τα το πλοίο, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Скажем, вот один из набухают корабль, шкипер.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Скажімо, ось один з набухають корабель, шкіпер.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.ويقول ، وهنا واحدة من تنتفخ السفينة ، الخنفساء. ما هي المسألة؟
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.これらの古い海の犬は、糸を伝える お互いに子供に...
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky, apalagi, percaya di masa depan sebagai seorang seniman.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky, bovendien, geloofde in zijn toekomst als kunstenaar.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky, co więcej, wierzy w jego przyszłość jako artysta.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky, d'ailleurs, croit en son avenir en tant qu'artiste.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky darüber hinaus glaubte an seine Zukunft als Künstler.
Corky, dahası, bir sanatçı olarak onun geleceğine inanıyorlardı.Corky dessutom trodde på hans framtid som konstnär.

İlgili Sayfalar