inanıyor ile cümle

inanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Alman popülasyonun büyük bir kısmı, bir “Yahudi Problemi”nin olduğuna ve çözülmesi gerektiğine inanıyordu.디퍼가 정권의 상대방에 의해 세워진 관점에서 보면 독일인들의 대부분이 유대인 문제는 존재했고 해결되어야 한다고 믿고 있다고 주장했다.
Aylardır üzerinde çalışmaktaydım ve şu an bitmiş olduğuna güçlü bir şekilde inanıyorum.אני עובדת על זה במשך חודשים ואני מרגישה מאוד חזקה כשזה מוכן עכשיו.
Sigara içmesinin sesini daha kısık yaptığına inanıyordu.הוא האמין כי העישון שומר על קולו נמוך.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.המצרים האמינו שכל אדם מורכב מחלק פיזי וחלק רוחני.
Birçok petites perceptions olduğuna inanıyordu, hissedeceğimiz fakat fark edemeyeceğimiz.הוא טען שיש הרבה "petites perceptions" - תפיסות קטנות שאנו קולטים אך לא מודעים להן.
Kim ne derse inanıyor.מי שרוצה שיאמין.
Allah'a ve İslam dinine inanıyorum.אני מאמין באלוהים ובכנסיית אבותי.
Leibniz aklın algıda büyük rolü olduğuna ve daha da büyük rolünü duygusal girdide oynadığına inanıyordu.לייבניץ האמין כי לתודעה יש תפקיד פעיל ביותר בתפיסה, ושהיא משחקת תפקיד גדול מרכזי הרבה יותר בקלט החושי.
Buna gerçekten inanıyorum.או "אני באמת מאמין בזה.
Ben, vampirleri yenebileceğimize inanıyorum.עד מהרה, חיילי האיחוד מנצחים את הערפדים.
"'Üçüncü göz'e inanıyorum".במסגרת התוכנית "העין השלישית".
Ben inanıyorum ki gerçek komedi acıdan doğar''.קומדיה היא באמת מתגמלת".
İnanıyorum ki...ואף האמינו...
Heyecanlıyız, çünkü bu defa hedefe ulaşacağımıza samimiyetle inanıyoruz.אבל אין ספק שאנחנו יכולים בקלות לחרוג ממחסומים אלה, אם אנחנו נחושים לחלוטין כדי להגיע למטרה זו ...
Ben ve Gwen onu ilk olarak cahil biliyorlardı, onun sade tesisatçı olduğuna inanıyorlardı.קית' ואני היינו מסתכלים עליו ואומרים שהוא חנון.
“Her şeyin ateşle arındırıldığına inanıyorlar.היכל ה' כולו בוער באש.
"Tanrı'ya inanıyor musunuz?" sorusuna ise "Tabii ki inanıyorum." cevabını vermiştir.לשאלה אם הוא מאמין באלוהים הסביר: "לצערי לא.
Şair olup da seni bu gözlerle görende Varlığa inanmakla sana inanıyorum.וְשִׁנָּא אֵת בִּגְדֵי כִלְאוֹ וְאָכַל לֶחֶם תָּמִיד לְפָנָיו כָּל-יְמֵי חַיָּיו.
Müridleri şeyhe silah işlemeyeceğine inanıyordu.רבים האמינו שלחוסיין עדיין היה את הנשק.
Gaga "tüm iyi müziklerin piyano başında söylenebileceğine ve yine de birer hit olabileceğine" inanıyor.היא סבורה כי "כל שיר יכול להתנגן בליווי פסנתר ועדיין להיות להיט".
Nazi avcısı Simon Wiesenthal ise, Bormann'ın Güney Amerika'da yaşadığına inanıyordu.Ловецът на нацистки Симон Визентал вярва, че Борман живее в Южна Америка.
Ben, vampirleri yenebileceğimize inanıyorum.Също така се вярва, че отблъсква вампири.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Ние вярваме, че хората ще бъдат наказани за собствените си грехове, а не за Адамовото прегрешение.
Çoğu kişi onların öldüğüne inanıyor.Всъщност повечето смятат че тя е мъртва.
Diğerleri çerezin kısaca ve telaffuz edilmesi kolay olduğu için Oreo adının olduğuna inanıyorlar.Други вярват, че бисквитката се казва „Орео“, защото произношението е лесно и бързо се запомня.
Tanrı'ya inanıyorum.")Богородица“.).
Bunlar; 1. Biz Ebedi Baba Tanrı'ya, O'nun Oğlu İsa Mesih’e ve Kutsal Ruh'a inanıyoruz.Ние вярваме в Бог, Вечния Отец, и в Сина Му Исус Христос, и в Светия Дух.
Ben inanıyorum ki o savaş akide savaşıdır.Тази война остава в историята като Войната якима.
Verimli işler yapacağına inanıyorum.Тя извършва общественополезна дейност.
"'Üçüncü göz'e inanıyorum".Изследване на хипотезата за трети спътник“.
Bazıları ise “dang”isminin Batı Hint Adaları ’ndan geldiğine inanıyorlar.Други хора смятат, че наименованието „денга“ идва от Западна Индия.
Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum.Според него, както мисли човек, каквото е убеждението му, такъв е и неговия бог.
Yargı, inanıyorum ki elinden geleni yapacak.Карл я уверява, че прави всичко възможно.
Doğu'da zaferin birkaç ay içinde kazanılacağına inanıyordu.Битката за Атлантика е спечелена от Съюзниците за два месеца.
"Tanrı'ya inanıyorum, ama inançlı değilim.Този бог е всевиждащ, но не и всемогъщ.
Allah'a ve İslam dinine inanıyorum.Те вярват в рогатия Бог и Богинята на земята.
Vesalius, bu iki dalın birbirine bağlı olduğuna inanıyordu.Уекуса смята, че двамата с Куросава са прекалено различни.
Bu inanışa göre kurbanlarının gözlerinde görüntüsünün kaldığına inanıyordu.Вярвало се, че болестта ще остане върху изображението в пещерата.
Ben Ken'e inanıyorum.Вярвам на Кен.
Bir fiyat indirimi yapabileceğinize inanıyoruz.Вярваме, че ще можете да намалите цената.
Barışa inanıyorum.Вярвам в мира.
Buna gerçekten inanıyorum.Čvrsto sam u to vjerovala.
Doğu'da zaferin birkaç ay içinde kazanılacağına inanıyordu.Računao je na pobjedu za nekoliko dana.
Çocuklarla uğraşmanın iş hayatından daha zor olduğuna inanıyor.Prizna si da je teže ostaviti djecu nego što je mislio.
Hitler hala savaşın kazanılabileceğine inanıyordu.Hitler hoće rat.
Ben inanıyorum ki gerçek komedi acıdan doğar''."Velika vjera proizvod je velikih borbi."
Tanrı'ya inanıyorum.")Umro Božo Bakota: "(...)
Müzelere inanıyorum.Muzikalni miševi.
Diğer kültürlerde de dahiler inanıyordu.Pridonijeli su i na drugim kulturnim poljima.
"Tanrı'ya inanıyorum, ama inançlı değilim.Kršten je, ali nije vjernik.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Egypťania verili, že každá ľudská bytosť sa skladá z fyzických a duchovných častí.
Buna gerçekten inanıyorum.To je to, v čo veríme.
Kadının erkeğe itaat etmesi gerekliliğine güçlü bir şekilde inanıyorlardı.V tom čase prevládalo presvedčenie, že žena má byť podriadená mužovi.
Fikirlerine ve bilime olan katkısına odaklanması gerektiğine inanıyordu.Venoval sa popularizácii vedy a vedeckého myslenia.
Einstein genel göreliliği formülüze ederken, o ve bilim adamları evrenin durağan olduğuna inanıyordu.V čase keď Einstein vytvoril všeobecnú relativitu, tak vedci verili v statický vesmír.
Ayrıca, İslam'ın yayılıp tüm topraklarda hükmedeceğini müjdeleyen Hadise'de inanıyoruz.Egypťania tiež verili, že Re vidí všetko, čo sa deje na zemi.
Yeteneğin tamamen içten geldiğine inanıyorum.Veštba sa naplnila v plnom rozsahu.
Aylardır üzerinde çalışmaktaydım ve şu an bitmiş olduğuna güçlü bir şekilde inanıyorum.Mesece sem delala na in zdaj, ko je končano, se počutim zelo dobro.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Egipčani so verjeli, da so šloveška bitja sestavljena iz fizičnega in duhovnega dela ali aspekta.
Fakat, Einstein evrenin bariz bir biçimde sabit olduğuna inanıyordu.Einstein je verjel v model mirujočega stanja Vesolja.

İlgili Sayfalar