inanıyor ile cümle
inanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Diğer kültürlerde de dahiler inanıyordu.Tudi druge kulture so uporabljele vatle.
Bunu başaracağımıza inanıyorum çünkü çok sıcak bir ortam var burada.V prihodnosti načrtujejo izgradnjo zdravilišča, saj je v okolici topli izvir vode.
Hitler hala savaşın kazanılabileceğine inanıyordu.Nelaisvėje dar tikėjo Vokietijos pergale.
Bir felsefesi olduğuna inanıyorum.Jos specialybė – filosofija.
Süper Lig'de Orduspor'un ses getireceğine inanıyorum.Akustiniame bangolaidyje yra nukreipiama garso banga.
Kim Allah'a inanıyor?Kas tiki Dievu?
Hepiniz Allah'a inanıyor musunuz?Jūs visi tikite Dievu?
Hala bu tür hikayelere inanıyor musun?Tu vis dar tiki tokiomis istorijomis?
Tom bana inanıyor mu?Tomas tiki manimi?
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Me usume, et inimesi karistatakse nende endi pattude ja mitte Aadama üleastumise eest.
Çünkü Liu Kang'in turnuvayı kazanacağına inanıyordur.Härra Markham arvab, et tema võidutund on saabunud.
Ama o bu günlüklerin sadece hayali bir kitap olduğuna inanıyormuş gibi yapar.Nad usuvad kõike, mida sa ütled, sest sa oled ajakirjanik.
"'Üçüncü göz'e inanıyorum"."Vana hiilgus uues kuues".
İnanıyorum ki...Ma ei tea ...
Ben formayı hak ettiğime inanıyordum ama hocama göre demek ki eksiklerim vardı.Parandage mind, kui ma eksin, aga ma mõistsin te jutust, et...
Ben inanıyorum ki o savaş akide savaşıdır.Seda sõda nimetatakse Ogadeni sõjaks.
Bunlar; 1. Biz Ebedi Baba Tanrı'ya, O'nun Oğlu İsa Mesih’e ve Kutsal Ruh'a inanıyoruz.Me usume Jumalasse, Igavesse Isasse, ja Tema Pojasse Jeesusesse Kristusesse ning Pühasse Vaimu.
Diğer kültürlerde de dahiler inanıyordu.Prantsusmaal oli ka teisi fotokunstnikke.
Ben inanıyorum ki gerçek komedi acıdan doğar''.Minu kuulmine on surelike kurtuses."
Allah'a ve İslam dinine inanıyorum.Nt Jumal ja kirikuõpetaja.
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.이러한 10가지 항목을 충족한다면 전 세계적 유행병의 위험을 줄일 수 있다고 믿습니다.
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.Credem că dacă reușim să acoperim aceste 10 breșe, avem șanse mari în a reduce riscul unei epidemii.
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.Dlatego wierzymy, że gdy uzupełnimy tych 10 brakujących miejsc, to będziemy mogli zmniejszyć ryzyko epidemii.
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.אנו מאמינים שאם נוכל למלא את 10 הפערים האלה, יש לנו סיכוי לצמצם באמת את הסיכון למגפה.
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.و نعتقد أننا اذا عالجنا هذه العشر فجوات , ستكون لدينا فرصة حقيقية للمساعدة في خفض مخاطرة الوباء .
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.パンデミックのリスクを激減することができるかもしれない 普通の季節性インフルエンザとパンデミックの違いは
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.그리고 그들의 3/4는 자신들에게 그렇게 할 책임이 있을 뿐만 아니라 잘못된 것들을 시정할 힘이 있다고 믿고 있습니다.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.A tři čtvrtiny nejenže věří ve vlastní zodpovědnost, ale také v moc učinit změnu.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.Et les trois quarts croient non seulement qu'ils ont la responsabilité, mais le pouvoir de changer les choses.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.E tre quarti ritengono non solo di avere la responsabilità, ma anche il potere di apportare dei cambiamenti.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.E três quartos acreditam que não só têm a responsabilidade como o poder para fazerem a diferença.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.Şi trei pătrimi cred nu doar că au responsabilităţi, ci că au puterea de a face schimbări.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.Và 3/4 tin rằng họ không chỉ có trách nghiệm, mà còn có sức mạnh tạo ra thay đổi.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.Y tres cuartos creen que no solo tienen la responsabilidad, sino el poder de hacer un cambio.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.Και τα τρία τέταρτα πιστεύουν ότι όχι μόνο έχουν την ευθύνη, αλλά και τη δύναμη να φέρουν την αλλαγή.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.А три четверти людей верят, что у них есть не только ответственность, но и способность творить изменения.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.І три чверті вірять, що вони не тільки несуть відповідальність, а й у силах щось змінити.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.Три четвърти от населението вярва, че те не само са отговорни, но имат силата, да направят това.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.ושלושה רבעים מאמינים שלא רק שיש להם את האחריות אלא גם את הכוח לחולל שינוי
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.وثلاثة أرباع يعتقدون أنهم لا يملكون المسؤولية فحسب، بل أيضا القوة لإحداث التغيير.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.そうする責任を感じるとともに 変革する力を持っていると信じている この権限は
Abi.. <i>Bu arkadaşın mı? <i>Evet ... Oppa. İlk görüşte aşka inanıyor musun?Hyung! <i>Ini teman mu? <i>Ya....Oppa apa kamu percaya cinta pada pandangan pertama?
Abi.. <i>Bu arkadaşın mı? <i>Evet ... Oppa. İlk görüşte aşka inanıyor musun?Storebror <i>Är det här din kompis? <i>Ja...Oppa. tror du på kärlek i första ögonkast?
Ah, Juliet, sevgili Neden Sen henüz çok adil sanat? İnanıyorum, 사촌 용서 - 아, 줄리엣 얘야, 왜 너는 아직 치사해 예술? 나는 믿어요까요
Ah, Juliet, sevgili Neden Sen henüz çok adil sanat? İnanıyorum- Αχ, αγαπητέ Ιουλιέτα, γιατί η τέχνη εσύ αλλά και τόσο δίκαιο; Να πιστεύω
Ah, Juliet, sevgili Neden Sen henüz çok adil sanat? İnanıyorumסלח לי, בן דודו - אה, ויוליה יקר, מדוע הנך עדיין לא הוגן כל כך? האם עלי להאמין
Ah, Juliet, sevgili Neden Sen henüz çok adil sanat? İnanıyorumاغفر لي ، ابن عم --! آه ، يا عزيزي جولييت ، لماذا انت الفن ولكن عادلة جدا؟ وأعتقد
Ah, Juliet, sevgili Neden Sen henüz çok adil sanat? İnanıyorumその実体がない死が艶かしいです、そしてリーンabhorredモンスターが保持する
Ailem bana inanıyor.A családom hisz bennem.
Ailem bana inanıyor.A minha família acredita em mim.
Ailem bana inanıyor.Familia mea crede în mine.
Ailem bana inanıyor.Gia đình tôi tin tưởng tôi.
Ailem bana inanıyor.Keluarga saya percaya pada saya.
Ailem bana inanıyor.제 가족은 저를 믿고 있습니다.
Ailem bana inanıyor.La mia famiglia crede in me.
Ailem bana inanıyor.Ma famille croit en moi.
Ailem bana inanıyor.Má rodina ve mě věří.
Ailem bana inanıyor.Meine Familie glaubt an mich.
Ailem bana inanıyor.Mi familia cree en mí.
Ailem bana inanıyor.Mijn familie gelooft in mij.