inanıyor ile cümle
inanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Gaga "tüm iyi müziklerin piyano başında söylenebileceğine ve yine de birer hit olabileceğine" inanıyor.Gaga acredita que "toda boa música pode ser tocada em um piano e ainda soar como um sucesso".
Çoğu kişi onların öldüğüne inanıyor.Muitos acreditam que elas estejam mortas.
Allah'a ve İslam dinine inanıyorum.Temos fé em Deus e na Bíblia.
Ben ve Gwen onu ilk olarak cahil biliyorlardı, onun sade tesisatçı olduğuna inanıyorlardı.Ben e Gwen não sabia de esta em primeiro lugar, acreditando que ele tenha sido um literal de encanador.
O Almanya'da 100 yamyam olduğuna inanıyor.Ele acredita que existem cerca de 800 canibais na Alemanha.
"'Üçüncü göz'e inanıyorum".Ele é o "O Terceiro Olho".
Buna gerçekten inanıyorum.Você realmente acredita nisso?
Ona çalışmalarında yapabileceğim yardımın en iyisini yaptığıma inanıyorum...Eu pensei que precisava de muita ajuda nos arranjos ...
Çift, mezarlığın beyaz kadın'ın hayaleti tarafından lanetlendiğine inanıyor.Os Warrens acreditavam que o cemitério foi assombrado por um fantasma de uma "senhora branca".
İnanıyorum ki...Então eu acredito....
Müzelere inanıyorum.Conhecendo Museus.
Pire, yoksulluğun giderilmeden barışın olamayacağına inanıyordu.Afirma que é impossível ter paz com pobreza.
Onunla birlikte dünyaya hükmedeceğine inanıyor.Veja como ele levou consigo a nação.
Konuşmaktan imtina etmenin kendisine iç huzuru getirdiğine inanıyordu.Abster-se de falar, segundo acreditava, lhe trazia paz interior.
Ben, vampirleri yenebileceğimize inanıyorum.Pode controlar quaisquer outros Vampiros.
Senin o kumsalları sevdiğine gerçekten inanıyor mu?!Que p****, ela acha que você gosta de praia?
"Tanrı'ya inanıyorum, ama inançlı değilim."Eu não creio em Deus.
Diğer kültürlerde de dahiler inanıyordu.Atuou também em outras entidades culturais.
Bunu başaracağımıza inanıyorum çünkü çok sıcak bir ortam var burada.O local tem esse nome por ser um lugar muito quente e com muitas queimadas.
Halk size inanıyor.As pessoas não acreditam em mim.
Ayrıca beşeriyetin böyle bir Tanrı'ya inanmaya ihtiyacı olduğuna inanıyor.Os peregrinos acreditam que é uma forma de demonstração da crença em um Deus único.
Bir felsefesi olduğuna inanıyorum.Filosofia Van.
İlk beşe gireceğine inanıyorum.Acredita No Veio 5.
"Tanrı'ya inanıyor musunuz?" sorusuna ise "Tabii ki inanıyorum." cevabını vermiştir.Quando perguntada se acreditava em vida após a morte, respondeu que "sim, acho que acredito".
Buna kendisi gibi koçu Hyde-Lay de inanıyordu.Spade Cooley como ele mesmo.
Ona inanıyorum.Acredito nele.
Fadil, Layla'nın söylediği her kelimeye inanıyordu.Fadil acreditava em cada palavra que Layla dizia.
Dürüstlüğün en iyi strateji olduğuna inanıyorum.Acredito que a honestidade é a melhor estratégia.
Ben sizleri ikna ettiğime inanıyorum.Eu acredito que os tenha convencido.
İnanıyorum ki...Stel je even voor...
Birbirimize inanıyoruz ve bu bana yeter.Wij geloven in elkaar, dat is genoeg voor mij."
Emir etsin, yahut emre tâbi olsun bütün Mu sakinleri tek Tanrı'ya inanıyordu."Moet zich elk naar zijne overtuigingen of die van andere gedragen.'
Wellhausen'e göre, onlar Lat'ın Hubal'ın annesi olduğuna inanıyorlardı.Volgens Wellhausen geloofden de Nabateeërs dat al-Lāt de moeder van Hubal was.
Biz bu Hadise inanıyoruz.Dat verhaal geloven ze wel.
Ben, vampirleri yenebileceğimize inanıyorum.Dankzij Anton kunnen de vampieren ontsnappen.
Hitler hala savaşın kazanılabileceğine inanıyordu.Frankrijk leek deze oorlog wel te kunnen winnen.
Yeteneğin tamamen içten geldiğine inanıyorum.Ze vertrouwen compleet op zijn talent in mislukken.
Ben inanıyorum ki gerçek komedi acıdan doğar''.De oorzaak zit in onlustgevoelens.”
Yeniçeriliğe, kardeşliğe, Bektaşi felsefesine inanıyor.In Confessio worden de broederschap, de filosofie en de missie verder beschreven.
Tisza, Romanya'nın başlangıçtan beri bir düşman olacağına inanıyordu.Quetzalcoatl zou dan ook aanvankelijk een androgyn wezen zijn geweest.
"'Üçüncü göz'e inanıyorum".Het is maar derde klasse".
Verimli işler yapacağına inanıyorum.Nutteloos werk verrichten.
Rıza Şah, İran'ın ancak bilinçli bir halka sahip olursa ayakta kalabileceğine inanıyordu.Slechts door pure mankracht had Iran zich staande kunnen houden.
Onun dediğine inanıyor musun?Geloof je wat hij zei?
Söylediği şeye inanıyor musun?Geloof je wat hij zei?
Allah'ın varlığına inanıyor musun?Geloof je in het bestaan van God?
Bunun mümkün olduğuna inanıyorum.Ik denk dat het mogelijk is.
Onun masum olduğuna inanıyorum.Ik denk dat hij onschuldig is.
Onun güvenilir olduğuna inanıyorum.Ik geloof dat hij te vertrouwen is.
Yarın kar yağacağına inanıyorum.Ik geloof dat het morgen gaat sneeuwen.
Onun buraya geldiğine inanıyorum.Ik geloof dat hij hierheen komt.
Ruhun ölümsüzlüğüne inanıyorum.Ik geloof in de onsterfelijkheid van de ziel.
Tom'un masum olduğuna inanıyorum.Ik geloof dat Tom onschuldig is.
Elvis'in hâlâ hayatta olduğuna inanıyorum.Ik geloof dat Elvis nog leeft.
Elvis'in hâlâ yaşadığına inanıyorum.Ik geloof dat Elvis nog leeft.
Allah'a inanıyorum.Ik geloof in God.
Tom'a niye inanıyorsun?Waarom geloof je Tom?
Tom'un tamamen haklı olduğuna inanıyorum.Ik geloof dat Tom helemaal gelijk heeft.
Haklı olduğuma inanıyorum.Ik geloof dat ik gelijk heb.
Tom Mary'nin her söylediğine inanıyor.Tom gelooft alles dat Mary zegt.