inanıyor ile cümle

inanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kadere inanıyorum ama kaderin değişebileceğini de biliyorum.Yo creo en el destino, pero también sé que el destino puede ser cambiado.
Tom'un seni aradığına inanıyorum.Creo que Tom te estaba buscando.
Daha iyi olacağına inanıyorum.Creo que será mejor.
Yardım etmek istediğinize inanıyorum.Creo que usted quiere ayudar.
İnanan biriyim ve ölümden sonraki yaşama inanıyorum.Soy creyente y creo en la vida después de la muerte.
Şimdi buna inanıyor musun?¿Ahora te lo crees?
Tom Tanrı'ya inanıyor.Tom cree en Dios.
Öyle inanıyorum.Eso creo.
Aristo dünya'nın evrenin merkezi olduğuna inanıyordu.Aristóteles creía que la Tierra era el centro del universo.
Aristoteles dünyadaki her şeyin dört elementten yapılmış olduğuna inanıyordu: toprak, hava, ateş ve su.Aristóteles creía que todo en el mundo estaba hecho de cuatro elementos: tierra, aire, fuego y agua.
Ben buna dürüst olarak inanıyorum.Yo creo esto sinceramente.
Tom'un suçsuz olduğuna inanıyorum.Yo creo que Tom es inocente.
Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum.”¡Es un mentiroso!".
Başlangıçta müzikten nefret ediyordu çünkü müziğin, sevdiği herkesi ondan çaldığına inanıyordu.Odia la música porque cree que la música le robó todo lo que ella amaba.
"'Üçüncü göz'e inanıyorum".«Tercera mirada».
"Tanrı'ya inanıyor musunuz?" sorusuna ise "Tabii ki inanıyorum." cevabını vermiştir."Ciertamente si, damos fe", contestaron.
Einstein genel göreliliği formülüze ederken, o ve bilim adamları evrenin durağan olduğuna inanıyordu.Cuando Einstein formuló la relatividad general, él y sus contemporáneos creían en un universo estático.
Parti büyükleri, uzun süren gösterilerin ülke istikrarını tehdit ettiğine inanıyordu.Los ancianos del partido creyeron que las protestas duraderas eran una amenaza a la estabilidad del país.
Pire, yoksulluğun giderilmeden barışın olamayacağına inanıyordu.Reconocemos que la sostenibilidad no será posible mientras persista la pobreza.
Biz bu Hadise inanıyoruz.Creo este artículo.
Burada iyi işlere imza atacağımıza inanıyorum.Voy a pasar mis días haciendo buenas obras.
Halk size inanıyor.Él cree en la gente.
Tanrı'ya inanıyorum.")Creo en Dios.»
Hitler hala savaşın kazanılabileceğine inanıyordu.Hitler ganó la guerra.
Aylardır üzerinde çalışmaktaydım ve şu an bitmiş olduğuna güçlü bir şekilde inanıyorum.He estado corrigiendo esto durante mucho tiempo, y ya estoy cansado de ello.
İnanıyorum ki...Yo creo que...
Müzelere inanıyorum.Cultura + Museos.
Allah'a ve İslam dinine inanıyorum.Fe en Dios y construcción de la historia.
Ben içimdeki güce, yeteneğime inanıyorum ve her daim savaşa hazırım.Tengo más confianza, más poder, estoy más segura de mí misma que nunca.
Düştüğüm bu duruma onun sebep olduğuna inanıyordum' demiştir.¡Mira que te lo dije, que iba a haber problemas!.
Ama kızların babası, iki damadının ortak çalışarak çok başarılı olabileceğine inanıyordu.El párroco insiste en que ambos novios tienen que estar muy seguros de lo que van a hacer.
Bunu başaracağımıza inanıyorum çünkü çok sıcak bir ortam var burada.Para nosotros ya esto es un éxito porque está en órbita segura.
Goethe toplumsal ve teknolojik ilerlemeye, insanlık erdemlerini yadsımadan doya doya yaşamaya inanıyordu.La humanidad tendría que alcanzar cierto límite ético o tecnológico antes de ser contactada.
Birbirimize inanıyoruz ve bu bana yeter.Pienso que es suficiente para mí...
Yargı, inanıyorum ki elinden geleni yapacak.Decidido a ganar, él hace todo lo posible para lograr su objetivo.
Li Şimin, Sir-Tarduşların güçlü olduğuna inanıyordu.Los hindúes creían que los mantras del Atharva-veda eran muy poderosos.
Buna gerçekten inanıyorum.Verdaderamente lo dije.
Bu tecrübeyi edindiğime inanıyorum ve artık kendimi Süper Lig’de oynamaya hazır hissediyorum.Quiero disfrutar esta experiencia y poder volver a sentirme bien adentro de una cancha.
Hayaletlerin var olduğuna inanıyor musunuz?Credete all'esistenza dei fantasmi?
Ölümden sonraki yaşama inanıyorlar.Credono alla vita dopo la morte.
Tom'u bulmana yardım edebileceğime inanıyorum.Credo di potervi aiutare a trovare Tom.
Bizim başarısız olacağımıza mı inanıyorsun?Credi che falliremo?
Onlar ona inanıyorlar.Loro ci credono.
Sana inanıyorum fakat olacaklar hakkında endişe etmekten kendimi alıkoyamıyorum.Mi fido di te ma non riesco a smettere di preoccuparmi di quel che accadrà.
Koruyucu meleklere inanıyor musun?Credi agli angeli custodi?
Söylediğin her kelimeye inanıyorum.Credo ad ogni parola che dici.
Ölümden sonraki yaşama inanıyor.Crede nella vita dopo la morte.
Onu yapabileceğine gerçekten inanıyor musun?Davvero pensi di poterlo fare?
Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum.”Fino a quando mi ingannerai?».
Aylardır üzerinde çalışmaktaydım ve şu an bitmiş olduğuna güçlü bir şekilde inanıyorum.Ci ho lavorato su per mesi, e sento fortemente che ora è completo.
Ben ve Gwen onu ilk olarak cahil biliyorlardı, onun sade tesisatçı olduğuna inanıyorlardı.Ben e Gwen non sapevano nulla di questo all'inizio, credendo che fosse un idraulico.
Doğu'da zaferin birkaç ay içinde kazanılacağına inanıyordu.Si prevedeva di poter vincere la guerra ad occidente entro sei settimane.
CIA, Saddam'ın doğrudan etkisi ile hayalet yazarlar tarafından yazıldığına inanıyor.La CIA ritiene che sia stato scritto da ghostwriters sotto la diretta influenza del rais.
Allah'a ve İslam dinine inanıyorum.La mia esperienza di Dio e di Chiesa.
Biz böyle bir teori mümkün olduğuna, yine de, inanıyoruz.Il teorema dimostra che ciò è possibile.
Ülkenin yararına bir şeyler yaptığımıza inanıyorduk.Lo abbiamo fatto per il bene del nostro paese.
Heyecanlıyız, çünkü bu defa hedefe ulaşacağımıza samimiyetle inanıyoruz.È fortemente collegato alla confidenza che ci rende capaci di raggiungere gli obiettivi.
Ben, vampirleri yenebileceğimize inanıyorum.Ha il potere di imprigionare in una sfera i vampiri.
Machiavelli, bu niteliklerin devlet işlerini yürütmede uygun olmayacağına inanıyordu.Makarios credeva che ciò avrebbe facilitato il funzionamento della macchina statale.
İnanıyorum ki devlet başkanımızın öldürülmesinin getirdiği sonuçların acısını çekiyoruz.Rimane molto scioccato alla notizia dell'uccisione del presidente.

İlgili Sayfalar