inanıyor ile cümle
inanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Pakistan ise bu teklifin reddedileceğine inanıyordu.Diese Rückgabeforderung hat Pakistan stets ablehnt.
Ben, vampirleri yenebileceğimize inanıyorum.Sie denken, dass die Vampire die Menschen versklaven wollen.
Bunu başaracağımıza inanıyorum çünkü çok sıcak bir ortam var burada.Z.B. zelten sie im Garten, denn die Temperatur ist dafür ganz angenehm.
Bu hikâyeye inanıyorum.Je crois à cette histoire.
İnanıyorum ki çok yemediğim müddetçe, kesinlikle kilo vereceğim.Je crois que tant que je ne mange pas trop, je perdrai certainement du poids.
Ben koyu inançlı bir adamım ve ölümden sonraki yaşama inanıyorum.Je suis un homme profondément croyant et je crois en une vie après la mort.
Ruhun ölümsüzlüğüne inanıyorum.Je crois en l'immortalité de l'âme.
Senin hatalı numara çevirdiğine inanıyorum.Je crois que tu as composé le mauvais numéro.
Başarabileceğimize inanıyorum.Je crois que nous pourrons réussir.
Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum.”Je pense plutôt qu'il est du nombre des menteurs" ».
Piyasaya inanıyorum ancak onun mucizelerine değil.(...)Je crois au marché mais pas à ses miracles. (...)
Şunu söyleyebilirim ki Marzia ile birlikte tekrar yoğun ilişkiye başlayacağına inanıyorum."Je peux vous dire que je crois qu'il va reprendre une relation intense avec Marzia ».
Buna gerçekten inanıyorum.Je l’espère vraiment.
Konuşmaktan imtina etmenin kendisine iç huzuru getirdiğine inanıyordu.Il croyait que s'abstenir de parler lui amenait la paix intérieure.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Les Égyptiens croient que chaque être humain est composé d'éléments physiques et spirituels.
Yargı, inanıyorum ki elinden geleni yapacak.Celle-ci répond qu’elle fera ce qu’elle pourra.
Tanrı'ya inanıyorum.")C'est le Dieu »).
Aylardır üzerinde çalışmaktaydım ve şu an bitmiş olduğuna güçlü bir şekilde inanıyorum.J'ai travaillé sur cet ouvrage pendant des mois, et je sens désormais qu'il est terminé.
Parti büyükleri, uzun süren gösterilerin ülke istikrarını tehdit ettiğine inanıyordu.Les sages du parti estiment que de longues manifestations représentent une menace pour la stabilité du pays.
O sırada, bir dizi yorumcu mektubun sahte veya var olmayan olduğuna inanıyordu.À cette époque, la plupart des commentateurs croyaient que cette lettre n'existait pas ou était un faux.
Heyecanlıyız, çünkü bu defa hedefe ulaşacağımıza samimiyetle inanıyoruz.On va savourer ce soir parce que notre objectif est atteint.
Allah'a ve İslam dinine inanıyorum.Das Wort Gottes und die Kirche.
"'Üçüncü göz'e inanıyorum"."Le Territoire de l'œil".
Ayrıca beşeriyetin böyle bir Tanrı'ya inanmaya ihtiyacı olduğuna inanıyor.Élisabeth pense qu'il faut croire pour s'approcher de Dieu.
Çocuklarla uğraşmanın iş hayatından daha zor olduğuna inanıyor.Il se plaint que c'est plus difficile pour un garçon.
“Her şeyin ateşle arındırıldığına inanıyorlar.Absolument tout est détruit par le feu.
İleride büyük gelişme göstereceğine ve değerli bir oyuncu olacağına inanıyorum" yorumunda bulunmuştır.Je suis assez confiant pour dire qu'il va devenir un joueur spécial ».
Ben, vampirleri yenebileceğimize inanıyorum.Ce dernier se borne à tuer les vampires.
Eğer onlara bir güvence verilirse inanıyoruz ki hepsi gelip teslim olur.Leur faisant croire que l'Armée est ici, ils se rendent.
Fransa, böylelikle bölgede daha kolay kontrol sağlayacağına inanıyordu.Celui-ci est convaincu que la France doit être découpée en régions plus efficacement.
Eğer bir kimse Tanrı'nın varlığına inanıyorsa, bundan sonsuz kazançlı çıkacaktır ve çok az kaybı olacaktır.Si vous pariez sur l'existence de Dieu et que Dieu existe, votre gain est infini.
Ama o bu günlüklerin sadece hayali bir kitap olduğuna inanıyormuş gibi yapar.Elle essaie de se convaincre que tout ceci n'est qu'un rêve.
Çoğu kişi onların öldüğüne inanıyor.Tout le monde la croit morte.
Vesalius, bu iki dalın birbirine bağlı olduğuna inanıyordu.Allison se demande si les deux affaires sont liées.
Senato yeni bir imparator seçme hakkı olduğuna inanıyordu.C’est alors au sénat de décider de l’identité du nouvel empereur.
Diğer kültürlerde de dahiler inanıyordu.Les dendrophores intervenaient dans d’autres cultes.
Hayaletlere inanıyorum.Yo creo en los fantasmas.
Ölümden sonra hayat olduğuna inanıyor musun?¿Crees que hay vida después de la muerte?
Oğlum Noel Baba'ya inanıyor.Mi hijo cree en Papá Noel.
Ona inanıyor musun?¿Le crees?
Bana inanıyor musun?¿Me crees?
Oğlum hâlâ Noel Baba'ya inanıyor.Mi hijo cree todavía en Papá Noel.
Tom Mary'nin söylediği her şeye inanıyor gibi görünüyor.Tom parece creerse todo lo que dice Mary.
Mary'yi öldürenin Tom olduğuna inanıyoruz.Creemos que fue Tom quien mató a Mary.
Tom'un Mary'yi bir buz kıracağı ile öldürdüğüne inanıyoruz.Creemos que Tom mató a Mary con un picahielos.
Tom o küçük köydeki insanların yamyam olduklarına inanıyor.Tom creía que la gente de esa pequeña aldea eran caníbales.
Size inaniyorum.Le creo.
Onun yetenekli bir adam olduğuna inanıyorum.Creo que él es un hombre capaz.
O, Noel Baba'ya inanıyor.Cree en Papá Noel.
Onun buraya geldiğine inanıyorum.Creo que él viene para acá.
O, onun bir kahraman olduğuna inanıyor.Cree que es un héroe.
Paranın ona mutluluk satın alacağına inanıyor musun?¿Crees que el dinero comprará su felicidad?
Bazı insanlar aşka inanmıyor. Onlar sadece biyolojiye inanıyor.Algunas personas no creen en el amor. Solo creen en la biología.
Şimdi bana inanıyor musun?¿Ahora me crees?
Tuzun, tadı güzelleştirdiğine inanıyor musun?¿Crees que un poco de sal le mejore el sabor?
Kiliseye giden herkes Tanrı'ya inanıyor.Todos los que van a la iglesia creen en Dios.
Tom'a inanıyorum.Creo en Tom.
Sana inanıyoruz.Creemos en ti.
Mary sana inanıyor.Mary cree en ti.
Hayattaki amacımın seni mutlu etmek olduğuna inanıyorum.Creo que mi objetivo en la vida es hacerte feliz.