inanırlar ile cümle
inanırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca çok sayıda ‘daha alt seviyede’ varlıklara da inanırlar.Gleichzeitig ziehen viele „Unterländer“ zu.
İnkalar yaşamın görünmez güçlerce denetlendiğine inanırlardı.Les Incas croyaient que la vie était contrôlée par des forces invisibles.
Öte yandan, Karay Musevileri sadece Yazılı Tora'nın vahyolunduğuna inanırlar.Le Risale-i Nur (Traités de Lumière) est une exégèse du Coran écrite par le penseur Said Nursi.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Ou en se disant que leurs péchés étaient justifiés.
Bunlardan birini Ben'e hediye eder ve böylece onlar asla ayrılmayacaklarına inanırlar.Il réveille alors ses futurs gendres, mais ils ne le croient pas.
Sihler reankarnasyona inanırlar.Les hindous croient à la réincarnation.
Müslümanlar, Kur'an'ın Tanrı'dan inen son kitap olduğuna ve önceki kitapları tamamladığına inanırlar.Les ariens pensent, eux, que le Père est antérieur au Fils et au Saint Esprit et qu’il est donc leur créateur.
Çoğu bunun onları Allah'a yaklaştırdığına inanırlar.Ceux-ci, pour la plupart, le considéraient comme une divinité, voire comme un père (Azazel).
İnsanlar da buna inanırlar.Je le crois aussi.
Onun da kutsal olduğuna inanırlar.Ils en concluent que c'est un saint.
Kitab-ı Mukaddes’in oryantalistik özelliğine inanırlar.Ils soulignent la faiblesse du livre de Medvedev à ce sujet.
Bazı kişiler karşısındakinin yalan söyleyip söylemediğini anladığına inanırlar.Elles avaient la capacité de deviner si une personne mentait ou disait la vérité.
Kokunun şüpheliden geldiğine inanırlar ve onu yakalamak için ayrılırlar.Il décide de faire croire à sa mort, afin que ses ennemis arrêtent de le pourchasser.
Bazı tarihçiler ismini, "Laburus" denilen antik Slav şehrinden aldığına inanırlar.Certains pensent que le nom provient d’une ancienne cité slave nommée Laburus.
Bunun sonucunda problemlerinin çözülmesine inanırlar.C'est du moins ainsi qu'ils expliquent leurs malheurs.
Aslen Şavaklı olanlar ise atalarının İranın Horasan eyeletinden geldiklerine inanırlar.Les Gorap pensent que leurs ancêtres sont venus de l'île de Célèbes.
Araplar putların kendilerine Allah katında şefaat edeceklerine inanırlardı.Le peuple de Hûd croyait en Allah mais était quand même polythéiste.
Mbutiler ölmüş atalarının ruhlarının fillerde ikâmet ettiğine inanırlar.Les Mbuti croient que les âmes de leurs ancêtres décédés résidaient dans des éléphants.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Percibí los pecados que tenían dentro.
İlk Keltler bazı ağaçların kutsal olduğuna inanırlardı.Para los primeros celtas algunos árboles eran considerados sagrados.
Margo'nun, Quentin'in onu bulup arkasından gelmesi için ona not bıraktığına inanırlar.Ellos creen que Margo ha dejado pistas para que Quentin pueda encontrarla.
İnsanlar da buna inanırlar.¿De verdad la gente piensa eso?
Bu mezheptekiler kurtuluşun kadınlar için mümkün olmadığına inanırlar.Siempre tienes las vírgenes aquí para pensar que esto es imposible.
Bunun sonucunda problemlerinin çözülmesine inanırlar.En conclusión, resuelve problemas.
Onun da kutsal olduğuna inanırlar.Siempre se dice de él que es un santo.
Ayrıca çok sayıda ‘daha alt seviyede’ varlıklara da inanırlar.Todavía hay quienes creen en una famosa "maldición".
Varsayıma göre insanlar doğru olmayan bir şeye inanırlarsa sürekli kuşkular yaşayacaklardır.L'assunto è che, se la gente crede in qualcosa di falso, sarà costantemente assalita dai dubbi.
Bunlardan birini Ben'e hediye eder ve böylece onlar asla ayrılmayacaklarına inanırlar.Anch'essi ritornarono ad annunziarlo agli altri; ma neanche a loro vollero credere.
Onlar, insanların dürüst, saygın ve güvenilir olduğuna inanırlar.Sto mostrando loro che sono responsabile, affidabile e credibile.
Onlar abisi Ross'un muhteşem bir çocuk olduğuna inanırlar ve daima Ross'u üstün tutarlar.Tra i due figli ha sempre dimostrato di preferire Ross, trattandolo molto amorevolmente.
İnsanlar da buna inanırlar.Ovviamente, il dottore le crede.
Ahtnalar Copper Nehrine gelen iki kızkardeşten türediklerine inanırlardı.Gli scogli delle Due Sorelle viste dal Passo del Lupo.
Baptistler Büyük Felaket'tan önce İsa'nın dünyaya inip takipçilerini cennete götüreceğine inanırlar.Баптисты верят в восхищение Церкви до начала Великой Скорби.
Baptistler Büyük Felaket öncesinde kilisenin taşınacağına inanırlar.Баптисты верят в восхищение Церкви до начала Великой Скорби.
Çoğu bunun onları Allah'a yaklaştırdığına inanırlar.Многие из них представляют собой последовательную смену состояния на пути к Аллаху.
İnsanlar da buna inanırlar.И люди ему верят.
Onlar, insanların dürüst, saygın ve güvenilir olduğuna inanırlar.Они считают, что люди в основном честны, порядочны и заслуживают доверия.
Onun da kutsal olduğuna inanırlar.Он тоже был признан святым.
Ziyaretçiler bu kaselere para atarak kendilerine şans ve iyilikler getireceğine inanırlar.Бросить паука под шкаф принесет Вам удачу и деньги.
İlk Keltler bazı ağaçların kutsal olduğuna inanırlardı.Древние кельты считали божественными некоторые деревья.
Musa'ya inanırlar ve ona dînî hukuk verildiğini kabûl ederler.Каждому верующему оно будет ставить белую точку посохом Мусы...»
Yehova'nın Şahitleri ölülerin ruhunun yaşamadığına, ancak ölen kişilerin yeniden diriltileceğine inanırlar.Свидетели Иеговы верят, что душа перестает существовать, когда человек умирает.
Sihler reankarnasyona inanırlar.Эта секта верит в реинкарнацию.
Müslümanlar, Âdem'in yaratılmış ilk insan ve ilk peygamber olduğuna inanırlar.Ислам считает Адама не только первым человеком, но и первым пророком Аллаха.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Он признается, что взял вину на себя, чтобы заплатить за свои грехи.
Anti otoriteryenler genellikle kanun önünde mutlak eşitliğe ve geniş sivil özgürlüklere inanırlar.ويؤمن المعادون للسلطة غالبًا بـالمساواة الكاملة أمام القانون والحريات المدنية القوية.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.الإنسان الذي تعترف له بخطاياك!
Romalılar aynı zamanda herkesin, her yerin veya her şeyin ebedî bir ruhu olduğuna inanırlardı.يعتقد الروماني أيضا أن كل شخص أو مكان أو شيء له عبقريته الخاصة، أو الروح الإلهي.
Öte yandan, Karay Musevileri sadece Yazılı Tora'nın vahyolunduğuna inanırlar.وخُصِّصَت آيات أخرى لعبادة المؤمنين، حيث ذُكِروا في الكتب المقدسة بوصفهم أطراف الإله فيشنو.
Anti otoriteryenler genellikle kanun önünde mutlak eşitliğe ve geniş sivil özgürlüklere inanırlar.Antiautoritários geralmente acreditam em plena igualdade perante a lei e fortes liberdades civis.
Varsayıma göre insanlar doğru olmayan bir şeye inanırlarsa sürekli kuşkular yaşayacaklardır.A assunção é que, se as pessoas acreditam em algo falso, irão ser constantemente assoladas por dúvidas.
Onlar, insanların dürüst, saygın ve güvenilir olduğuna inanırlar.Elas acreditam que as pessoas são basicamente honestas, decentes e dignas de confiança.
Onun da kutsal olduğuna inanırlar.Também foi considerado Santo.
Adventistler Mesih’in kendi izleyicilerini tüm dünyaya ulaşmak için Büyük Görev ile çağırdığına inanırlar.Os adventistas crêem que Cristo pediu a seus seguidores na Grande Comissão que alcançassem o mundo inteiro.
Romalılar aynı zamanda herkesin, her yerin veya her şeyin ebedî bir ruhu olduğuna inanırlardı.Os romanos também acreditavam que cada pessoa, lugar ou coisa tinha seu próprio gênio, ou alma divina.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.A cada um deles, o pecado que ele ganhou.
Diğer yazarlar ise bunun yaranmak için uydurulmuş bir yalan olduğuna inanırlar.Alguns autores pensam que se trata de uma malformação.
Bazı kabileler ise çocugun doğum sırasında kesilmemiş klitorise değmesi durumunda öleceğine inanırlar.Na Nigéria, alguns grupos acreditam que um bebê morrerá se sua cabeça tocar o clitóris durante o parto.
Bu mezheptekiler kurtuluşun kadınlar için mümkün olmadığına inanırlar.Alguns comentaristas acreditam que as medidas são insuficientes para salvar a vaquita.
Ölülerin başka bir dünyada yaşadıklarına inanırlardı.Outros achavam que os mortos iriam viver em tribos antigas.