inanırlar ile cümle

inanırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bundan sonra artık hangi hadise (söze) inanırlar?In what lore after this would they then believe?
Kendilerine daha önceki kitapları verdiklerimiz buna inanırlar.Those to whom We gave the Book before this do believe in it;
Artık bundan sonra hangi hadise (söze) inanırlar?In what other lore after this will they then believe?
Onlar ki namazı kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.Those who keep the prayer established and pay the charity and are certain of the Hereafter.
Onlar ki, namazı kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.Those who keep the prayer established and pay the charity and are certain of the Hereafter.
Daha önce kendilerine kitap verdiğimiz ilim sahipleri buna da, Kur'âna da inanırlar.Those to whom We gave the Book before it, accept faith in it.
Onlar ki inanırlar ve kalpleri ALLAH'ı anmakla huzur bulur.“Those who accepted faith and whose hearts gain solace from the remembrance of Allah; pay heed!
Dilesek onların üzerine gökten bir mu'cize indiririz de boyunları ona eğilir (inanırlar).If We will, We shall send down on them out of heaven a sign, so their necks will stay humbled to it.
Onlar, gaybe inanırlar, namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarfederler.who believe in the Unseen, and perform the prayer, and expend of that We have provided them;
Kitap'ı sana işte böyle indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar.Even so We have sent down to thee the Book.
Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar.who believe in the Unseen, and perform the prayer, and expend of that We have provided them;
Hayır, fakat inkarlarından ötürü Allah o kalblerin üzerini mühürlemiştir. Artık pek az inanırlar.Aye! Allah hath set a seal upon them for their infidelity, wherefore they believe not but a little.
Ahirete inananlar, buna inanırlar ve onlar, namazlarına devam ederler.And those who believe in the Hereafter believe in it, and they guard their prayer.
Onların pek azı inanırlar.Allah hath cursed them because of their infidelity: little wherefore it is they believe.
Ahirete inananlar buna inanırlar, namazlarına da devam ederler.And those who believe in the Hereafter believe in it, and they guard their prayer.
Âhirete inananlar, ona da inanırlar ve onlar namazlarına/dualarına devam ederler.And those who believe in the Hereafter believe in it, and they guard their prayer.
Âhirete inananlar buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler.And those who believe in the Hereafter believe in it, and they guard their prayer.
Âhirete iman edenler, buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler.And it is sent that thou mayest warn thereby the mother of towns and those around it.
Bunun için pek azı inanırlar.Allah hath set a seal upon them for their infidelity, wherefore they believe not but a little.
Ahirete inananlar ona inanırlar ve onlar namazlarına da devam ederlerAnd those who believe in the Hereafter believe in it, and they guard their prayer.
Artık Allah'tan ve O'nun delillerinden sonra hangi söze inanırlar?Then in which speech after Allah and His Ayat will they believe?
İşte onlar kitaba inanırlar.(Tafsir Al-Qurtubi.
İşte onlar ona inanırlar.(Tafsir Al-Qurtubi.
Âhirete de kesin olarak onlar inanırlar.(Resurrection, recompense of their good and bad deeds, Paradise and Hell, etc.).
Kendilerine verdiğimiz Kitabı, gereğince okuyanlar var ya, işte onlar, ona inanırlar.Those to whom We have given the Scripture follow it, as it ought to be followed—these believe in it.
İşte onlar O(Kur'a)n'a inanırlar.These believe in it.
Kendilerine Kitabı verdiklerimiz, ona inanırlar: Şunlardan (şu Araplardan) da ona inananlar vardır.Those to whom We gave the Scripture believe in it, and some of these believe in it.
Ahirete iman edenler buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır.Those who believe in the Hereafter believe in it, and are dedicated to their prayers.
İşte onlar, buna (Kur'an'a) inanırlar.These believe in it.
Kendilerine verdiğimiz Kitabı gereğince okuyanlar var ya, işte ona ancak onlar inanırlar.Those to whom We have given the Scripture follow it, as it ought to be followed—these believe in it.
Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, onu hakkıyla okurlar. İşte onlar kitaba inanırlar.Those to whom We have given the Scripture follow it, as it ought to be followed—these believe in it.
Kendilerine Kitap'ı verdiklerimiz onu, okunuşunun hakkını vererek okurlar. İşte onlar ona inanırlar.Those to whom We have given the Scripture follow it, as it ought to be followed—these believe in it.
Tanıktan önce de bir kılavuz ve rahmet olarak Mûsa'nın kitabı var. Onlar ona inanırlar.These believe in it. But whoever defies it from among the various factions, the Fire is his promise.
Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar içinden de ona inananlar vardır.Those to whom We gave the Scripture believe in it, and some of these believe in it.
O yüzden çok az inanırlar.They have little faith.
Çünkü bunlar ona (Kur'an'a) inanırlar.But whoever defies it from among the various factions, the Fire is his promise.
Böyle olanlar Kur'ân'a inanırlar.These believe in it.
Onlar ona inanırlar.Rather, such men are bound to believe in it.
Artık pek az inanırlar.Scarcely do they believe.
İşte onlar O(Kur'a)n'a inanırlar. Topluluklardan kim onu inkar ederse, onun yeri ateştir!Such believe therein, and whoso disbelieveth therein of the clans, the Fire is his appointed place.
ALLAH'a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği öğütler kötülükten sakındırır ve iyi işlere koşuşurlar.who believe in Allah and the Last Day, who order honor and forbid dishonor and race in good works.
Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar.And those to whom We [previously] gave the Scripture believe in it.
Arşı yüklenen ve çevresinde bulunanlar, Rablerini överek tesbih ederler; O'na inanırlar.The bearers of the Throne glorify their Lord with His praise.
Arşı taşıyanlar ve onun etrafındakiler, Rablerinin hamdiyle tesbih ederler ve O'na inanırlar.The bearers of the Throne glorify their Lord with His praise.
İşte onlar kitaba inanırlar. Ona inanmayanlarsa ziyankarların ta kendileridir.These believe in it; and whoever disbelieves in it, these it is that are the losers.
İşte onlar ona inanırlar. Onu inkâr edenlere gelince, onlar hüsrana uğrayanların da kendileridir.These believe in it; and whoever disbelieves in it, these it is that are the losers.
Bu nedenle ölümden sonraki yaşamın varlığına inanırlar.This therefore leads to the belief in the existence of an afterlife.
Akan maneviyatının takipçileri, evreni yaratan yüce bir tanrıya inanırlar.Followers of Akan spirituality believe in a supreme god who created the universe.
Sünniler, İsa'nın Deccal'ı veya "Sahte Mesih"i öldüreceğine inanırlar.[17]Sunnis believe that Jesus will slay al-Masih ad-Dajjal or "the False Messiah".[17]
Eski Yunanlılar onun ilk insan olduğuna inanırlardı.The ancient Greeks even used to believe that he was the first man.
Bazı liberal müslümanlar evrimsel yaratılışa inanırlar. [1]Some Muslims believe in evolutionary creation, especially among liberal movements within Islam.[1]
Musa'ya inanırlar ve ona dînî hukuk verildiğini kabûl ederler.Dann kam für sie der Tag der vom Gesetz des Mose vorgeschriebenen Reinigung.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Er hat alle seine Sünden gebeichtet.
İnkalar yaşamın görünmez güçlerce denetlendiğine inanırlardı.Die Inka glaubten, dass das Leben durch unsichtbare Kräfte kontrolliert wird.
Bunlardan birini Ben'e hediye eder ve böylece onlar asla ayrılmayacaklarına inanırlar.Die sonstigen Gläubiger sind die eigentlichen Insolvenzgläubiger; auch sie werden nicht gleich behandelt.
Ölülerin başka bir dünyada yaşadıklarına inanırlardı.Die Elamer glaubten an ein Weiterleben im Jenseits.
Ama, otorite olmadan toplumun olamayacağına da inanırlar.Als ob es überhaupt ohne Behörde gehen könnte!
Protestanlar ise komünyon sofrasının sadece sembolik olduğuna inanırlar.Für die Geste haben die Kameraden nur antisemitische Häme übrig.
İsa'nın bu günahı kaldırmak için geldiğine inanırlar.Dort kam er zum Glauben an Jesus Christus.
Onun da kutsal olduğuna inanırlar.Andererseits galt er auch als heilig.

İlgili Sayfalar