inanılmaz ile cümle
inanılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ama inanılmaz bir yaratıcılık Kendi yaptığım işe bakmaya başladım.I started looking at my own work:
Saidullahsahip inanılmaz bir adam, 70 yaşında çok yaratıcı birşeyler yapıyor. ♫♪ (müzik) ♫♪ Md.Saidullah Sahib is an amazing man. At the age of 70, he is linking up something very creative.
Hızlı ekonomik büyümenin sonucu Çin'deki bu inanılmaz eşitsizliği görüyorsunuz.You see this enormous inequity in China, in the midst of fast economic growth.
Dünyada inanılmaz büyüklükte bir eşitsizlik var.We have an enormous disparity in the world.
Bu inanılmaz kullanışlı, ama o kadar süper değil.This is extremely practical, but not so awesome.
Bu çok kullanışlı ve inanılmaz süper.That's very practical and extremely awesome.
İnanılmaz derecede ucuz ve her beş yılda bir şarj edilebiliyor.It's extremely inexpensive and rechargeable every five years.
Bu sayede, rüzgâr türbinleri inanılmaz yavaşlıkta rüzgâr hızlarında bile dönebilir.These wind turbines can rotate in incredibly slow windspeeds, as a result.
Soru şu -- biyomimikri inanılmaz derecede güçlü bir yenilik getirme yolu.The question is -- biomimicry is an incredibly powerful way to innovate.
Birincisi insan yetileri inanılmaz derecede çeşitlilik gösterir.One is that human talent is tremendously diverse.
Ellerimiz inanılmaz aletlerdir.Our hands are amazing instruments.
Ama, inanılmaz bir şeyin çok yakınındayız. -But we are on the verge, we're scraping the surface, but there's something amazing here.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.So, once you do this, it is amazing how the students open up.
"Bazı şeyler inanılmaz.Things are amazing.
Gitmek için ya roket yakıtı kullanacaksınız yada inanılmaz bir şeyler yapabilirsiniz.You can burn rocket fuel to get there, or you can do something really incredible.
Etrafımızda gördüğümüz şey inanılmaz bir karmaşıklıkta.What we see around us is staggering complexity.
Evren ufacık bir atomdan bile daha ufak. ve inanılmaz derecede sıcak.The universe is tiny; it's smaller than an atom. It's incredibly hot.
Bu, insanların inanılmaz bir başrolü oynadığı müthiş bir hikaye.And it's a story in which humans play an astonishing and creative role.
İnanılmaz, eşgüdümlü küresel bir müdahale oluştu.This was an incredible, coordinated global response.
İnanılmaz bir manzara ortaya çıktı. New York Times'ı okuyorsanız ön sayfasında görmüş olabilirsiniz.You may have seen in on the front page of the New York Times.
Neden mi? Onların inanılmaz hayatlarına bir baksanıza!Why, just look at their amazing life!
Justin'e anti-epileptik verilmesinden sonra oluşan değişim de inanılmazdı.After Justin was given anti-seizure medication, the change in him was amazing.
Salamanderlerde bu inanılmaz yenilenme kapasitesine sahip.Salamanders have this amazing capacity to regenerate.
Güzelliği kaybetmek o kadar kolay, çünkü güzel yapmak inanılmaz zor bir şey.It's that easy to lose beauty, because beauty's incredibly difficult to do.
Yoksa yarısı ile inanılmaz faydalar sağlayabileceğimiz başka işlere mi yatırım yapmalıyız?Or half the amount on doing an amazing amount of good?
Özgürlüğün inanılmaz hissi.It is time.
İnanılmaz netlikteki ekranıyla, hassas bir mühendisliğin somut eseri olan Full HD akıllı telefon.A precision engineered full HD smartphone with an amazingly sharp display.
Bunların hepsi sesi iletir. Kulaklarınız elbette ki özel organlardır ve onlar inanılmazdır.Your ears of course are the specialist organs, and they're incredible organs.
Bu inanılmaz bir pruva rüzgarına maruz kalacaksınız demek.You'll be in a massive headwind.
İnanılmaz değil mi?Don't they sound incredible?
Tanrım, inanılmaz.My God, it's unbelievable.
Ve bunu basarabilmek icin inanilmaz beyin jimnastikleri yapiyorlar.And they go through these amazing mental gymnastics to accomplish this.
Herkes inanılmaz sıkılmıştı, çünkü bu tartışma üç hafta sürdü.And everybody got insanely bored, because this debate went on for three weeks.
Len inanılmaz derecede başarılıydı.Len was enormously successful.
Kesinlikle inanılmaz. İşte iki erkek kavga ediyor.Positively amazing.
İnanılmaz birşey.That's an amazing thing.
Rengini ve desenini çevresiyle eşleşecek şekilde değiştirebilen inanılmaz bir hayvan.Just an amazing animal, it can change color and texture to match the surroundings.
Şu anda teknolojinin gittiği yönde inanılmaz bir değişim yaşanıyor.There's a sea change happening in how -- where technology's going.
Gerçekten inanilmaz degil mi!Isn't that amazing?
Gerçekten de inanılmaz canlılar.They're fantastic creatures.
- İnanılmaz!- She's incredible![br]
Yağmur çekebilecek kadar yüksek olan bu adalar inanılmaz derecede bereketliThose islands high enough to catch rain can be surprisingly lush
Şimdi, misel inanılmaz bir madde, çünkü kendini bir araya getiren bir madde.Now, mycelium is an amazing material, because it's a self-assembling material.
O zamandan beri bu inanılmaz dile hayranımdır.Ever since then, I was fascinated by this incredible language.
Bu yüzden tarihin bu noktasında yaşadığım için inanılmaz derecede şanslıyım.It makes me incredibly fortunate to live at this moment in history.
Ve bunu yapmak için inanılmaz paralar harcadık.And we spent ridiculous amounts of money doing that.
Dışarıda inanılmaz şiddet olayları var.Outside are events of unimaginable violence.
Ve şimdi gidin ve bu inanılmaz şeyi gerçekleştirin.And now, go and do something amazing.
Onu taklit eden sistemler yaptık bu bizim bilimcilerimizin neden inanılmaz göründüğünün nedenidir.We have made systems which replicates it and that's why our science looks so amazing.
Gerçekle, fiziğin ne olduğuyla ilgili inanılmaz olan hiçbir şey yokturThere is nothing amazing about the truth, what a physics is about.
Tamamen imkansız görünen şeyler yapan inanılmaz insanlarla çevriliyiz.We are surrounded by the most amazing people who do things that seem to be absolutely impossible.
Ve onlar her seferinde yanılıyorlar, hep inanılmaz ve iyimser bir biçimde yanılıyorlar.And they're always wrong, always hilariously, optimistically wrong.
İnanılmaz, Turner diğer Küreselleşme ile tanışıncaQuestions stopped and Frank walked away with a slap on the wrist.
Yani penguenler inanılmaz atletlerdir.So penguins are amazing athletes.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar(Laughter) So, they really are pretty amazing creatures.
Bu inanılmaz parlak veya enerji yüklü bir patlama.in an unbelievably bright, or energetic, explosion.
Yani bunlar inanılmaz derecede enerji yüklü olaylar.So these are unbelievably energetic events.
Yani burada inanılmaz derecede enerji yüklü olaylardan bahsediyoruz.So that's unbelievably energetic events that we're talking about here.
Bu da inanılmaz bir yoğunluğun göstergesi.So this is unbelievably dense.
Yani burada inanılmaz derecede bir kütle bulunmakta.So we're talking about an incredibly high amount of mass.