inanılır ile cümle
inanılır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bu felsefi düşüncenin öncesinde, insanın bu zincirdeki yerinin tam ortada olduğuna inanılırdı.בראשית התנועה הפילוסופית, חשבו שהמיקום של האנושות בשרשרת היה בדיוק במרכז.
Bu felsefi düşüncenin öncesinde, insanın bu zincirdeki yerinin tam ortada olduğuna inanılırdı.في وقت مبكر في هذه الحركة الفلسفية، كان يعتقد أن مكان البشرية في هذه السلسلة كان بالضبط في المركز.
Bu felsefi düşüncenin öncesinde, insanın bu zincirdeki yerinin tam ortada olduğuna inanılırdı.この連鎖の中で 人間は 真ん中にいると考えられていた 人間はやがて死ぬが
Gerçekten inanılır gibi değil.Kinder zu beschützen. In diesem Fall Jungen. Es ist wirklich unglaublich.
Gerçekten inanılır gibi değil.이 경우에는 소년이 되겠지요.
Gerçekten inanılır gibi değil.בהגנה על ילדים, במקרה הזה - בנים.
Gerçekten inanılır gibi değil.لحماية الأطفال، وفي هذه الحالة، الفتيان.
Gerçekten inanılır gibi değil.足を踏み入れれば分かります
- İnanılır gibi değil.Aku tidak pernah meninggalkan tempat jika saya tidak pernah ada.
- İnanılır gibi değil.Avrei mai lasciato il posto se non fossi stato.
İnanılır gibi değil.C'est incroyable.
İnanılır gibi değil.Da non crederci.
İnanılır gibi değil.É inacreditável.
- İnanılır gibi değil.- E incredibil.
İnanılır gibi değil.Es increíble.
- İnanılır gibi değil.- Es ist unglaublich.
İnanılır gibi değil.Es ist unglaublich.
İnanılır gibi değil.Este incredibil.
- İnanılır gibi değil.- Ez hihetetlen.
- İnanılır gibi değil.- Het is ongelooflijk.
İnanılır gibi değil.Het is ongelooflijk.
- İnanılır gibi değil.Incroyable
- İnanılır gibi değil.Ja by som si nikdy neopustil mieste Ak som nebol.
- İnanılır gibi değil.Jag skulle aldrig ha lämnat platsen om jag inte hade varit.
- İnanılır gibi değil.Ja nigdy nie opuściły miejscu gdybym nie był.
- İnanılır gibi değil.Jeg har aldrig forladt stedet hvis jeg ikke havde været.
İnanılır gibi değil.믿기 힘든 일이죠.
- İnanılır gibi değil.Olisin koskaan lähtenyt paikalla jos en olisi ollut.
İnanılır gibi değil.Tidak dapat dipercaya.
- İnanılır gibi değil.Tôi chưa bao giờ rời khỏi chỗ nếu tôi đã không được.
- İnanılır gibi değil.- To je neuvěřitelné.
- İnanılır gibi değil.- To je neverjetno.
İnanılır gibi değil.To niewiarygodne.
İnanılır gibi değil.Είναι απίστευτο.
- İnanılır gibi değil.Θα είχα φύγει ποτέ από το σημείο αν δεν είχα.
- İnanılır gibi değil.- Това е невероятно.
İnanılır gibi değil.Това е невероятно.
İnanılır gibi değil.Это беспредел высшей степени.
- İnanılır gibi değil.Я б ніколи не покидали місце якби я не був.
- İnanılır gibi değil.Я бы никогда не покидали место если бы я не был.
İnanılır gibi değil.זה לא ייאמן.
- İnanılır gibi değil.كنت قد تركت بقعة أبدا إذا لم أكن قد تم.
İnanılır gibi değil.هذا لا يصدق
- İnanılır gibi değil.地球上でswellest群集... 私の親友。
İnanılır gibi değil.環境汚染の対策としては
İslamın ilk evrelerinde, dünyanın kare şeklinde olduğuna inanılırdı.Dit gaat terug tot het begin van de islam.
İslamın ilk evrelerinde, dünyanın kare şeklinde olduğuna inanılırdı.و بالرجوع إلى بداية الأسلام
İşte bu da, Büyük Patlama'yı inanılır ve mantıklı kılan en önemli noktalardan.Este es el asunto principal, una de las primeras razones por las que tiene sentido creer en el Big Bang.
İşte bu da, Büyük Patlama'yı inanılır ve mantıklı kılan en önemli noktalardan.Tyto tři body se od sebe vzdalují víc a víc. To je jeden z důvodů, proč věřit ve velký třesk.
İşte bu da, Büyük Patlama'yı inanılır ve mantıklı kılan en önemli noktalardan.すべてのものがお互いどうし、離れていくという点だ
Onun bir tebessümünün bile iyi şans getireceğine inanılırHet geloof wil dat zelfs een glimp van haar geluk zou brengen.
Onun bir tebessümünün bile iyi şans getireceğine inanılırIncluso se cree que verla por un instante trae buena fortuna.
Onun bir tebessümünün bile iyi şans getireceğine inanılırMême un coup d’œil de sa part, dit-on, porte chance.
Onun bir tebessümünün bile iyi şans getireceğine inanılırSi crede che anche solo un suo sguardo porti fortuna.
Onun bir tebessümünün bile iyi şans getireceğine inanılırΑκόμη και μια ματιά της πιστεύεται ότι φέρνει καλή τύχη.
Söylediğinize inanılır ve söylemiş olduğunuza uygun davranmanız beklenir.Ce que vous dites est pris au sérieux et on attend de vous que vous agissiez selon vos paroles.
Söylediğinize inanılır ve söylemiş olduğunuza uygun davranmanız beklenir.Det du säger tas på allvar och andra förväntar sig att du står bakom dina ord.
Söylediğinize inanılır ve söylemiş olduğunuza uygun davranmanız beklenir.Lo que se dice se toma como verdadero y se espera que uno actúe conforme a ello.
Söylediğinize inanılır ve söylemiş olduğunuza uygun davranmanız beklenir.On tavallista syödä kaksi lämmintä ateriaa päivässä, lounas ja päivällinen.
Söylediğinize inanılır ve söylemiş olduğunuza uygun davranmanız beklenir.أي ما تقوله يعتبر حقائق ويُنتظر منك أن تكون عند كلامك.