inanç ile cümle

inanç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bizim görüşümüz sahip olduğumuz bir fikirdir; inancımız bize sahip olan bir fikirdir.Our opinion is an idea which we have; our conviction an idea which has us.
Mantık, yanlış sonuca inançla ulaşmanın sistematik bir metodudur.Logic is a systematic method of coming to the wrong conclusion with confidence.
Onun masum olduğuna dair sıkı bir inancım var.I have a firm belief in his innocence.
Böyle saçma bir batıl inanç artık yok.Such a ridiculous superstition no longer exists.
O benim inançlarıma ters düşüyor.That goes against my beliefs.
Bu batıl inanç onların arasında hala devam ediyor.This superstition still lingers on among them.
O zamandan beri onun inancı ciddi olarak sarsıldı.Since then, his faith has been severely shaken.
Eski inanç hala yaygın olarak geçerlidir.The old belief is still widely current.
Bu tür eylemler bizim inançlarımıza yabancıdır.Such actions are alien to our beliefs.
Bu tür eylemler bizim inançlarımıza aykırıdır.Such actions are alien to our beliefs.
Diğer bir deyişle, o bir inanç adamı.In other words, he is a man of faith.
Çocukların genellikle ailelerine inancı var.Children usually have faith in their parents.
Senin haklı olduğun inancındayım.My belief is that you are right.
Kendi inançlarımızı başkalarına zorla kabul ettirmekten kaçmaya çalışmalıyız.We should try to avoid imposing our own beliefs on others.
Benim inancım onun başarılı olacağıdır.My belief is that he will succeed.
Ben doktora inancımı kaybettim.I have lost faith in the doctor.
Doktoruma tam bir inancım var.I have complete faith in my doctor.
Dinsel inancımı yitirdim.I've lost my religious faith.
Onun sözünü tutacağına inancım tam.I am confident he will keep his promise.
Onun yeteneklerine çok inancım yok.I don't have much belief in his abilities.
Onun yeteneğine çok inancım yok.I don't have much faith in his ability.
Benden başka bütün üyelerin onun söylediğine inancı vardı.All the members but me have faith in what he says.
İnanç dağları taşıyabilir.Faith can move mountains.
Hâlâ birçok batıl inanca inanılıyor.Lots of superstitions are still believed in.
Tanrı'nın bizi yarattığına olan inancını ifade etti.He stated his belief that God created us.
O Katolik inancına ait.He belongs to the Catholic faith.
O başkalarının dinsel inançlarına karşı hoşgörülüdür.He is tolerant in religious belief of others.
O, doktora olan inancını kaybetti.He has lost faith in the doctor.
Onun sağlam bir inancı var.He has a firm belief.
Tanrısına sağlam bir inancı vardı.He had a firm belief in his God.
O bir inanç insanıdır.He is a man of faith.
O, onun dürüstlüğünde inancını ifade etti.He expressed his belief in her honesty.
Onlar inançlarında fanatik.They are fanatical in their beliefs.
Onun Allah'a olan inancı sarsılmaz.Her belief in God is unshaken.
Onun Allah'a inancı çok sağlam.Her belief in God is very firm.
O her zaman inançlarını savunur.She always stands up for her convictions.
O, inancına şiddetle bağlandı.She adhered strongly to her belief.
Kutsal Kuran bize, Allah'a inançlı olmayı ve her zaman doğru konuşmayı emreder.As the Holy Koran tells us, "Be conscious of God and speak always the truth."
Allah'a olan inancını kaybetmek referans noktaları kaybetmektir.To lose faith in God is to lose your points of reference.
İnanç her şeyi mümkün kılar....aşk her şeyi kolaylaştırır.Faith makes all things possible.... love makes all things easy.
Ateizm dinî bir inanç değildir.Atheism isn't a religious belief.
Kız kardeşinin aksine, o, ebeveynlerinin ona verdiği dini inancı korudu.Unlike his sister, he has retained the religious faith his parents brought him up in.
Bu inançta yaşamak ve ölmek istiyorum.In this faith I wish to live and die.
Batıl inanç güçsüz akılların dinidir.Superstition is the religion of feeble minds.
Mevcut sisteme inançlarını kaybettiler.They lost faith in the existing system.
Onun güçlü dini inançları vardı.He had strong religious beliefs.
İnanç istihbaratın ölümüdür.Belief is the death of intelligence.
Yarım-doktor seni ve yarım-din alimi inancını öldürür.A half-doctor kills you and a half-religious scholar kills your belief.
Mucizelere inanç, popülerdir.Belief in miracles is popular.
Bir sonraki nesile olan inancım artıyor.My faith in the next generation is increasing.
İnancını her zaman koru.Always keep the faith.
O doktora inancımı kaybettim.I have lost faith in that doctor.
O hâlâ dini inançlarla boğuşuyor.He is still grappling with religious beliefs.
Onlar aynı inançları paylaşıyorlar.They share their same beliefs.
Tom bir inanç şifacısı.Tom is a faith healer.
Ben inancını takdir ediyorum.I appreciate your conviction.
Bende gösterdiğin inancı takdir ediyorum.I appreciate the faith you've shown in me.
O, başarılı olmak için yeteneğine olan tüm inancını kaybetti.He had lost all faith in his ability to succeed.
Bilim uzmanların cehaletine inançtır.Science is the belief in the ignorance of experts.
O benim inancıma karşı.It's against my religion.
İlgili Sayfalar