Ana içeriğe geç
Sözlük

inşa ile cümle

inşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yeni bir meydan inşa ediyorlar.They're building a new square.
Dürüst bir insan olmak istiyorum.I want to be an honest person.
Babam iyi bir insan.Father is a good person.
Ülkenizdeki insanlar pirinç yer mi?Do the people of your country eat rice?
Hapishane gardiyanının bir kadın olduğunu görmek çoğu insanı şaşırtır.It surprises most people to find out that the prison warden is a woman.
Tayvan'daki insanlar sıkı çalışırlar.People in Taiwan work hard.
İnsanlar birbirlerine karşı dürüst olmalı.People should be honest with one another.
İnsanlar bu pazarda süt almazlar.People don't buy milk at this market.
Nihayet hükümet insanları dinliyor.At last, the Government are listening to the people.
Cusco insanları Keçua dilini konuştuğumuz zaman mutlu olurlar.People in Cusco are glad when we speak Quechua.
İnsanlar tuhaf görünen kadınların cadılar olduğunu düşünürlerdi.People used to think that women who looked odd were witches.
Hayatınızdaki en önemli insanlarla irtibatta kalın.Stay in touch with the most important people in your life.
Burada çok sayıda insan var. Başka bir yere gidelim.There are too many people here. Let's go somewhere else.
Birçok insan hız limitini aşıyor bu yüzden bu kabûl edilebilir olmalı.A lot of people exceed the speed limit so it must be acceptable.
Bir insanın ölümü trajedi, milyonlarca kişinin ölümü bir istatistik.The death of one man is a tragedy, the death of millions is a statistic.
Alain romanın insan kahramanıdır.Alain is the human protagonist of the novel.
Neden insanlar bu kadar çok kavga ediyorlar?Why do you people fight so much?
İnsanların ne kadar bira içtikleri havaya bağlıdır.How much beer people drink depends mostly on the weather.
Bu insanlar ne yapıyorlar?What are these people doing?
Onlar muhafazakâr insanlardı.They were conservative men.
Onlar uzaya ilk insanı gönderdi.They sent the first man into space.
Gemiyi inşa etmek için yerel ahşap kullandılar.They used local wood to build the ships.
Onlar arkalarında yüzlerce yaralı insan bıraktı.They left behind hundreds of wounded men.
Onlar mümkün olduğu kadar çok sayıda insan yakalardı.They would capture as many people as possible.
Birçok akarsu üzerinde köprü inşa etmek zorundaydılar.They had to build bridges over the many streams.
İki nehrin bir araya geldiği bir bölgede bir kasaba inşa ettiler.They built a town in an area where two rivers met.
Onlar onun ondan ödünç aldıkları parayı insanlara ödemeyeceğini söyledi.They said he would not pay people the money he owed them.
Sıradan insanlara güvenmiyordu.He did not trust the common people.
Onun onları sevmediğini insanlar biliyordu.The people knew he did not like them.
Etrafındaki insanlarla yumuşak bir şekilde konuştu.He spoke softly to the men around him.
O insanların sevdiği türden biri değildi.He was not the kind of man that people liked.
Ülkede en çok sevilen insandı.He was the best-liked man in the country.
Birçok insana göre o başkan olmak için çok gençti.Many people thought he was too young to be president.
Bazı insanlar iş bulmak için sahte isimler kullanmak zorunda kaldı.Some people had to use false names to get work.
Bu programların insanlardan alınan vergilerle ödenmesi gerekiyordu.These programs had to be paid for by taxes from the people.
Bu insanlar savaşın bir iç savaş olduğunu söyledi.These people said the war was a civil war.
İnsanlar malzemeler için savaştı.People fought over supplies.
Kanadalı yetkililer, her insanın malzemelerini tarttı.Canadian officials weighed the supplies of each man.
Dokuz milyon insan seçimde oy kullandı.Nine million people voted in the election.
Güneylilerin yeniden inşa etmek için hiç parası yoktu.The south had no money to rebuild.
İnsanların yeni mallara harcamak için daha fazla parası vardı.People had more money to spend on new goods.
Avrupa çapında, insanlar paralarını bankalardan çektiler.Throughout Europe, people withdrew their money from banks.
Çok sayıda insan öldürüldü.A number of people were killed.
Yüzlerce insan öldürüldü.Hundreds of people were killed.
Daha sonra, daha fazla insan öldürüldü.Later, more people were killed.
Pek çok masum insan öldürüldü.Many innocent people were killed.
Binlerce insan öldürüldü veya yaralandıThousands were killed or wounded.
Yüzlerce insan öldürüldü veya yaralandı.Hundreds of people were killed or injured.
Yeni başkan, sıcak ve samimi bir insandı.The new president was a warm and friendly man.
Onun insanlara sıcak davranışı onu oldukça popüler yapmıştı.His warm way with people had made him hugely popular.
Kim bu insanlardan bir ordu organize edecekti?Who was going to organize these men into an army?
İnsanların yiyecek için avlanmanın dışında yapacakları çok az şeyleri vardı.The men had little to do except hunt for food.
Bazı insanlar, yiyecek ve diğer ihtiyaçlarını satın alamıyorlardı.Some people could not buy food or other necessities.
Yemek için bekleyen insan sıraları eskisinden daha uzundu.The lines of people waiting for food were longer than before.
Binlerce insan Başkan Lincoln'u görmeye gitti.Thousands of people went to see President Lincoln.
Çoğu insan onun iyi bir anlaşma olduğunu düşündü.Most people thought it was a good treaty.
Dünya çapında yaklaşık bir milyar insanın temiz, güvenli suya erişimi yok.Nearly one billion people around the globe lack access to clean, safe water.
Güç insanları bozar.Power corrupts people.
İnsan gücü, hiç sorun değildi.Manpower was no problem.
İnsanların birçoğu öldü.Many of the people died.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod