Yeni bir kasaba inşa etmek için buraya geldik.We came here to build a new town.
Biz ikiziz. İnsanlar genellikle beni erkek kardeşimle karıştırıyor.We are twins. People often mistake me for my brother.
Biz başka insanlara karşı kibar olmaya çalışmalıyız.We must try to be kind to other people.
Biz öğretmenler siz öğrenciler gibi insanız.We teachers are human just like you students.
Benim neslimin insanlarının hepsi bu konuda aynı şekilde düşünüyor.People of my generation all think the same way about this.
Bence, o, iş için doğru insan.In my opinion, he's the right man for the job.
Evim ahşaptan inşa edildi.My house is built of wood.
Benim işimde her tür insanla uğraşmak zorundayım.In my job I have to deal with all kinds of people.
Bildiğim kadarıyla kendisi dürüst bir insan.As far as I know, he is an honest man.
Bildiğim kadarıyla, o, güvenilir bir insan.As far as I know, he is a reliable man.
Annem sürekli insanların isimlerini unutuyor.My mother is constantly forgetting people's names.
Ben şu nazik insanları unutamam.I cannot forget those kind people.
Ben insanım.I am human.
O insanlardan para ödünç almayacağım.I will not borrow money from those people.
Bütün isimlerini hatırladığım çok fazla insanla tanıştım.I met too many people to remember all their names.
İnsanların isimlerini hep unutuyorum.I'm always forgetting people's names.
Ben her zaman insanların isimlerini unutuyorum.I'm always forgetting people's names.
Her zaman politika konuşmayı ısrar eden insanları sevmem.I don't like people who always insist on talking about politics.
Kendi yararı için insanları kullanmayı bırakması için Keiko'ya baskı yaptım.I urged Keiko to stop using people for her own convenience.
Burada bazı Japon insanlar görüyorum.I can see some Japanese people here.
Burada bazı Japon insanlarla karşılaşabiliyorum.I can see some Japanese people here.
Ben dünyada en mutlu insandım.I was the happiest man on earth.
Bu dünyada kötü insan olduğuna inanmıyorum.I don't believe that there is any evil person in this world.
Bu insanlara yardım etmeliyim.I must help these people.
Kolay öfkelenen insanlardan hoşlanmam.I don't like people who get angry easily.
O partide çok sayıda ünlü insanla karşılaştım.I met lots of famous people at that party.
Mutlu insanların ne kadar nadir olduğunu fark ettim.I realized how rare happy people were.
Ben işimde her çeşit insanla kontak kurarım.I come into contact with all kinds of people in my work.
Ben yeni bir ev inşa ettim.I built a new house.
Büyük araba süren insanlara karşıyım.I'm against people driving big cars.
Diğer insanların önünde hakarete uğradım.I was insulted in front of other people.
İnsanları çabucak değerlendirmede iyi değilim.I am not very good at sizing people up quickly.
İnsan hakları ihlaline katılmıyorum.I don't agree with violation of human rights.
İnsanların isimlerini sürekli unutuyorum.I am constantly forgetting people's names.
TV'de açlıktan ölen birçok insan gördüm.I saw many people starving to death on TV.
Ben bir insan figürü gördüm.I saw the figure of a man.
Dünyadaki en mutlu insanım.I am the happiest man on earth.
Sanırım o çok nazik bir insan.I think he is a very kind man.
Onun dürüst bir insan olduğundan eminim.I am sure that he is an honest man.
Benim mantıklı bir insan olmam gerekiyor.I'm supposed to be sensible human.
Benim mantıklı bir insan olmam bekleniyor.I'm supposed to be sensible human.
İnsanları askıda bırakmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to leave people hanging.
Yalnız olmaya dayanamayan bir insanım.I am a man who can't stand being alone.
Sadece evsiz olduğu için bir insana tepeden bakmamalıyız.We shouldn't look down on a person only because he's homeless.
Onu önemli bir insan olarak görüyoruz.We regard him as an important man.
Zaman geçerken, insanlar konu hakkında daha çok endişelendi.As time went on, people grew more and more concerned about the matter.
İnsan paranın zaman olduğunu akılda tutmalıdır.One should bear in mind that time is money.
Zaman geçerken, insanlar konuyla gittikçe daha az ilgilendiler.As time went on, people grew less and less concerned about the matter.
Zaman değişebilir ama insan doğası aynı kalır.Times may change, but human nature stay the same.
Sağır insanlar işaret diliyle konuşabilirler.Deaf people can talk in sign language.
Doğal bir diyet, insan sindirimi için uygundur.A natural diet is suitable for human digestion.
Otomobil sektöründeki çöküşten dolayı çoğu insan işsiz kalacak.Many people will lose their jobs due to the slump in the auto industry.
Çok az sayıda insan hatalarını kabul eder.Few people will admit their faults.
Bazı insanlar rüyalarını hatırlamakta iyidir, diğerleri kendilerinkini unuturlar.Some people are good at remembering their dreams, others forget theirs.
Yanan arabalar, ölen insanlar vardı ve kimse onlara yardımcı olamadı.There were cars burning, people dying, and nobody could help them.
Bazı insanlar gırtlaklarına kadar borçta.Some people are up to their necks in debt.
Genç insanlar günah işlemeye eğilimlidir.Young people are prone to fall into temptation.
Genç insanlarda olduğu gibi, o, sağlığına çok dikkat etmez.As is often the case with young men, he does not pay much attention to his health.
Genç insanlar, öyle düşünmeye eğilimlidir.Young people tend to think so.
Genç insanlar o şekilde davranmaya eğilimlidir.Young people are apt to behave that way.