Tom bir şişenin içinde bir gemi inşa etti.Tom built a ship inside a bottle.
Bir şişenin içinde nasıl bir gemi inşa edebiliyorsun?How can you build a ship in a bottle?
Tom üç yıl önce satın aldığı arazi üzerinde bir ev inşa etti.Tom built a house on the land he bought three years ago.
O baktığında, adamlar yolu inşa ediyorlardı.When she looked, the men were building the way.
Tom bunu babasıyla inşa etti.Tom built this with his dad.
Bunu Tom ve babası inşa etti.Tom and his dad built this.
Tom garajın üstüne bir oda inşa etti.Tom built a room above the garage.
Tom, çocukları için bir ağaç ev inşa etti.Tom built a treehouse for his children.
Onlar onları eskiden olduğu gibi inşa etmek istemiyor.They don't build them like they used to.
Onlar bitişiğimize görüşümüzü berbat edecek bir apartman dairesi inşa ediyorlar.They are building an apartment building next door, which will ruin our view.
Kuyu taştan inşa edilmiştir.The well is built of stone.
O, köpek evini kendi inşa etti.He built the doghouse himself.
Benim evim inşaat halinde.My house is under construction.
Bir şey inşa edelim.Let's build something.
Bir ev inşa edecekler.They'll build a house.
Onlar sana bir ev inşa edecekler.They'll build you a house.
Yeni konut, şehrin eteklerinde inşa edilmiştir.New housing is built on the outskirts of the city.
Tom bir inşaat işçisi.Tom is a construction worker.
Bu yeri kim inşa etti?Who built this place?
inşaat ekipleri gece gündüz çalıştı.The construction crews worked around the clock.
Buraya gelirken inşaat alanının önünden geçtim.I walked past the construction site on my way here.
Tom bu köpek kulübesini tek başına inşa etti.Tom built this doghouse all by himself.
Tom bu evi kimin inşa ettiğini bilmiyor.Tom doesn't know who built his house.
Tom üç ev inşa etti.Tom has built three houses.
Tom bir yastık kale inşa etti.Tom built a pillow fort.
Chuck Norris inşa ettiği evde doğdu.Chuck Norris was born in the house he built.
İki tane kuş, inşaat izni olmadan bir yuva inşa etti.The two birds built a nest without a building permit.
Evini inşa etmen ne kadar zamanını aldı?How long did it take you to build your house?
Tom, üzerine bir ev inşa etmek için bir arazi satın aldı.Tom bought some land to build a house on.
Tom Jackson bu kasabayı pratik olarak inşa etti.Tom Jackson practically built this town.
Tom olmadan cihazı inşa etmeyi bitirebilir miyiz?Can we finish building the device without Tom?
Bizim görevimiz duvarı yeniden inşa etmektir.Our task is to rebuild the wall.
Büyükbabam bu evi inşa etti.My grandfather built this house.
Onlar dünyadaki en güzel yapılarından birini inşa etmek istediler.They wanted to build one of the most beautiful buildings in the world.
O, eskisinin yerine yeni bir köprünün inşa edilmesini emretti.He ordered a new bridge to be built to replace the old one.
O kadar büyük bir şeyi kumun üzerinde nasıl inşa edersin?How do you build something as big as that on the sand?
Bu büyük baraj, inşaatın inanılmaz bir uyumudur.This huge dam is an incredible fit of construction.
Bu, Boston'un en saygın inşaat şirketlerinden biridir.This is one of Boston's most respected construction companies.
Onların yeni ve daha büyük bir köprü inşa etmeleri gerekir.They need to build a new and bigger bridge.
Bu tür çatıları inşa etmek çok zordur.These kind of roofs are very hard to build.
Bu ev Brezilya kerestesinden inşa edilmiştir.This house is built from Brazilian lumber.
Bu büyük barajı inşa etmek on yedi yıl sürdü.It took seventeen years to build this huge dam.
Barajı inşa etmek için nehri kontrol etmemiz gerekiyor.We need to control the river to build the dam.
Babam bana bir geminin modelini inşa etti.Dad built me a model of a ship.
Tom konağını yeniden inşa etmek için göçmen işçileri işe aldı.Tom recruited immigrant workers to rebuild his mansion.
Şehrin nüfusunu yeniden inşa etmemiz gerekiyor.We need to rebuild the population of the town.
Adasında yaşarken, Brahe bir kale ve bir rasathane inşa etti.While living on his island, Brahe built a castle and an observatory.
Rudolf büyük bir ev inşa etti.Rudolf has built a large house.
Bir cehennem varsa, Roma üzerine inşa edilmelidir.If there is a hell, Rome must be built on it.
Dan o adada bir tatil yeri inşa etmeyi planladı.Dan planned to build a resort on that island.
Gerçekten onu tek başına mı inşa ettin?Did you really build that by yourself?
Onlar da bir kumdan kale inşa etti.They also built a sand castle.
Bu şehir savaştan sonra yeniden inşa edildi.The city was rebuilt after the war.
Tom 1700'lü yıllarda inşa edilmiş bir evde yaşıyor.Tom lives in a house that was built in the 1700s.
Batıya doğru giden trafik inşaattan etkilenmeyecek.Westbound traffic won't be affected by the construction.
İlk dönme dolap 1893 yılında Chicago'da inşa edildi.The first Ferris wheel was built in 1893 in Chicago.
Burada geçen yıl yaklaşık 300 tane ev inşa edildi.Approximately 300 houses were built here last year.
Onu inşa edebiliriz.We can build that.
Yeniden inşa etmek zorundayız.We have to rebuild.
Bu yeniden inşa edilebilir.It can be rebuilt.