Bu köprü ne zaman inşa edildi?When was this bridge built?
Onların inşa ettikleri nedir?What's it they're building?
Onlar onu ne zaman inşa etti?When did they build that?
O zaman, benim evim inşaat halindeydi.At that time, my house was under construction.
Evimiz tamamen yeniden inşa edildi.Our house was entirely rebuilt.
Harika! Daire kaba inşaat halinde mi alındı, yoksa oturmaya hazır mı?Great! Is the apartment bought as a concrete shell, or is it ready to move into?
Onlar dünyadaki en güzel binalardan birini inşa etmek istiyorlar.They want to build one of the most beautiful buildings in the world.
Çevre dostu bir ev inşa etmek istiyorum.I'd like to build an eco-friendly house.
Tom ve arkadaşları bir kardan kale inşa etti.Tom and his friends built a snow fort.
Bazıları Mısır piramitlerinin antik uzaylılar tarafından inşa edildiğine inanıyor.Some believe that the Egyptian pyramids were built by ancient aliens.
Bu projenin inşaatı 2000 kişiye iş sağlayacak.The construction of this project will provide 2,000 jobs.
Romalılar şehirlere temiz su getirmek için su kemerleri inşa etti.The Romans built aqueducts to bring clean water into the cities.
Tom ve Mary arka bahçede bir kar kale inşa etti.Tom and Mary built a snow fort in the backyard.
Esen rüzgara engel olamazsın; fakat yel değirmeni inşa edebilirsin.You can't stop the wind from blowing, but you can build windmills.
Bir duvar inşa edeceğiz.We are going to build a wall.
Onların kabinlerini inşa etmem.I don't build their cabins.
Geleneksel Rus evleri ahşaptan inşa edilir.Traditional Russian cottages are built from wood.
Bu ben doğmadan önce inşa edilmiştir.It was built before I was born.
"Avluyu inşa etmeye başladın mı?" "Evet, harika görünüyor.""Have you already started building the courtyard?" "Yeah, it's looking great!"
Burada bir elektik santralı inşa etmek için planlar var.There are plans to build a power plant right here.
Elimi tut. Sen ve ben yeni bir ütopya inşa edeceğiz.Take my hand. We'll build a utopia, you and me.
Yunanlar tahtadan bir at inşa etti.The Greeks built a wooden horse.
O, bir ev inşa etmek amacıyla arazi satın aldı.He bought land for the purpose of building a house.
Bu ev 1870 yılında inşa edilmiş.This house was built in 1870.
Burada bir ev inşa etmek istiyorum.I want to build a house here.
Bu binayı kim inşa etti?Who built this building?
Belediye binası 1895 ve 1897 yılları arasında inşa edildi.The town hall was built between 1895 and 1897.
Biz havaalanı inşa etmek hariç her şeyi yapabiliriz.We can do anything except build airports.
Kumda bir kale inşa edelim.Let's build a castle in the sand.
Bir kumdan kale inşa edelim.Let's build a sandcastle.
Bir duvar inşa edelim.Let's build a wall.
Bizim bir duvar inşa etmemiz gerekir.We should build a wall.
Bu ayırma duvarını inşa etmek yasal mı?Is it legal to build this wall of separation?
İki şehir arasında yeni bir demiryolu köprüsü inşa edilecek.A new railway bridge will be built between the two cities.
Bu şirket Çin'de bir fabrika inşa ediyor.This company is building a factory in China.
Tom ne inşa etti?What did Tom build?
Yol inşaat halinde.The road is under construction.
Tom bir barınak inşa etti.Tom built a shelter.
Biz yeniden inşa edeceğiz.We're going to rebuild.
Tom yeni bir ev inşa ediyor.Tom is building a new house.
Bir köprü inşa etmemiz gerekir.We need to build a bridge.
Bu şehri yeniden inşa edeceğiz.We're going to rebuild this city.
Tom ve Mary sahilde bir kum kalesi inşa ettiler.Tom and Mary built a sand castle on the beach.
Tom kendine bir ev inşa etti.Tom built himself a house.
Bu çeşme 18. yüzyılda inşa edilmiş.This fountain was built in the 18th century.
Yeni bir ev inşa etmek istiyorum.I'd like to build a new house.
İşçiler evi tuğlası tuğlasına yeniden inşa etti.The workers reconstructed the house brick by brick.
Tom arka bahçesinde bir eskimo kulübesi inşa etti.Tom built an igloo in his backyard.
İnsanlar, inşaatı sırasında Eyfel Kulesi'ni şiddetle eleştirdiler.People severely criticized the Eiffel Tower during its construction.
2013'te inşa edilmiş bir evde yaşıyorum.I live in a house that was built in 2013.
Nihayet bir şey inşa edilecek.Something eventually will get built.
Büyük inşaat devam ediyor.Major construction is continuing.
Bir şey inşa etmeye çalışıyoruz.We're trying to build something.
Evlerinin etrafına iki buçuk metrelik yüksek çit inşa ettiler.They built a two and a half meter high fence around their house.
Boston bir gecede inşa edilmedi.Boston wasn't built over night.
Tom kendi müzesini inşa ediyor.Tom is building his own museum.
Onlar onun evinin etrafına 2.5 metre yüksekliğinde bir çit inşa ettiler.They built a two and a half meter high fence around her house.
Bu 2013 yılında yeniden inşa edildi.It was reconstructed in 2013.
Bir Eskimo evi inşa edeceğim.I'm going to build an igloo.
Yeni konut inşa ediliyor.New housing is being built.