Bu çirkin evi kim inşa etmişti?Who had this ugly house built?
Tom inşaat sektöründe.Tom's in the construction business.
Büyük Herod, Masada kalesini inşa etti ve tapınağı yeniden inşa etti.Herod the Great built the Masada fortress and rebuilt the Temple.
Onlar fabrikayı inşa etmek için sadece yeterli fona sahip.They have only enough funds to build the factory.
Ben büyük bir bina inşa edeceğim.I'll build a large building.
Tom bir duvar inşa ediyor.Tom is building a wall.
Bir duvar inşa ediyorum.I am building a wall.
Biz bir köprü inşa ediyoruz.We are building a bridge.
Bu duvarı inşa ettiğiniz için teşekkürler.Thank you for building this wall.
Bu evi yalnız inşa ettiğin doğru mu?Is it true that you built this house by yourself?
O bir inşaat işçisi.He's a construction worker.
O zaman, evim hala inşa ediliyordu.At that time, my house was still being built.
Büyük bir ev inşa edilecek.A big house will be built.
Onların işi evler inşa etmek.Their job is to build houses.
Neden burada bir duvar inşa ediyorsun?Why are you building a wall here?
Dün yeni aşama inşaatını tamamladık.Yesterday, we finished constructing the new stage.
Kilise on beşinci yüzyılda inşa edilmiştir.The church was built in the fifteenth century.
Onları nerede inşa ettin?Where did you build them?
Tom'un evini inşa etmesine yardım etmek istedim.I wanted to help Tom build his house.
Bu garajı inşa etmek bir süre aldı.It took a while to build this garage.
Bir garaj inşa etmeyi göze alamayacağını söylediğini düşündüm.I thought you said you can't afford to build a garage.
Yeni cadde inşa ediliyor.The new street is being built.
Ağabeyim geçen ay kendi evini inşa etti.My older brother built his own house last month.
Bir şey inşa etmeliyiz.We should build something.
Tom, evinin arka tarafında bir şey inşa ediyor.Tom's building something behind his house.
Tekrar inşa edeceğiz.We'll rebuild.
O, dalları kullanarak bir tür ev inşa etti.He built a kind of house using branches.
Tom inşaatta çalışır.Tom works construction.
Onu ben inşa ettim.I built it.
Onu onlar inşa ettiler.They built it.
Roma bir günde inşa edilmedi.Things cannot be accomplished overnight.
Onlar körler için barınak inşa ettiler.They built an asylum for the blind.
Onu biz inşa etmedik.We didn't build it.
Onlar otomobil üretmek için büyük bir tesis inşa ettiler.They built a large plant to manufacture automobiles.
Berlin duvarı Doğudaki Almanların Batıya kaçmasını engellemek için inşa edilmiştir.The Berlin wall was built to prevent East Germans from fleeing to the West.
Yarın sabah inşallah seninle olacağım.Tomorrow morning, I'll be with you, God willing.
Bu katedral, dört yüzyıldan fazla süre önce inşa edilmiş.This cathedral was built more than four centuries ago.
Fransızlar 1889'da Panama Kanalı'nın inşası projesini terk etti.The French abandoned the project of the construction of the Panama Canal in 1889.
Bu köpek kulübesini inşa eden kişi bendim.I was the one who built this doghouse.
Bunu inşa eden benim.I'm the one who built this.
Yeni bir ev inşa etmek bir sürü paraya mâl olur.Building a new house cost a lot of money.
Amcam her şeyi inşa ederdi.My uncle would build everything.
Onlar bir ev inşa ediyorlar.They're building a house.
Yerleşimciler evlerini nehir boyunca inşa etti.The settlers built their homes along the river.
Evim inşa ediliyor.My house is built.
O 60 yaşında ve hala sahilde kumdan kaleler inşa eder.He is 60 and still builds sand castles in the shore.
Şehir bir düzlükte inşa edilmiştir.The city is built on lowland.
Çelik sivil inşaatta yaygın olarak kullanılan bir malzeme.Steel is a widely-used material in civil construction.
Ahır inşa etmek için keresteye ihtiyacımız var.We need lumber to build a barn.
O şapel birkaç yüzyıl önce İspanyollar tarafından inşa edildi.That chapel was built by the Spaniards some centuries ago.
Bu yapı, kent içinde inşa edilecek.This building will be built in the city.
Kendisine bir ev inşa etti.He built himself a house.
Keşke biz onu ziyaret ettiğimizde kule inşaat halinde olmasaydı.I wish the tower hadn't been under construction when we visited it.
O onu inşa etti.He built it.
Tom onu inşa etti.Tom built it.
Mary onu inşa etti.Mary built it.
Biz onu inşa ettik.We built it.
Paris bir günde inşa edilmedi.Paris wasn't built in a day.
O büyük bir alışveriş merkezi inşa etti.He built a large shopping center.
Daha iyi bir dünya inşa etmek için birlikte çalışmalıyız.We must work together to build a better world.