Ana içeriğe geç
Sözlük

imza ile cümle

imza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yapmanız gereken her şey bu evrakı imzalamaktır.All you have to do is sign this paper.
Tüm yapmanız gereken bu kağıdı imzalamaktır.All you have to do is sign this paper.
Ortak anlaşma imzalanır imzalanmaz, ithalat üzerindeki kısıtlamaları kaldırabiliriz.We can lift the restrictions on imports once the joint agreement is signed.
Alt tarafı imzalayın lütfen.Sign at the bottom, please.
O, sözleşmeyi imzalamak zorunda bırakıldı.He was compelled to sign the contract.
Eğer imzalamaya zorlandıysan, sözleşme geçersizdir.The contract, if you were forced to sign it, is invalid.
Oraya adınızı imzalayın.Sign your name there.
Bay Johnson aniden fikrini değiştirdi ve sözleşmeyi imzaladı.Mr Johnson suddenly changed his mind and signed the contract.
Onu benim için imzalar mısın?Will you sign it for me?
Benim için imzalar mısın?Will you sign it for me?
Lütfen burayı imzalayın.Please sign your name here.
Bu onun mektubu, ancak imzalanmamış.This is his letter, but it is not signed.
Bu, belgeyi imzaladığı kalem.This is the pen that he signed the document with.
Bu kitap üzerinde imzanızı alabilir miyim?Could I have your autograph on this book?
Bu çizginin üstünü imzalayın.Sign above this line.
Bu satırın üstüne imza atınız.Sign above this line.
Bu satırın üstüne imza atın.Sign above this line.
Bu kağıdı imzalar mısın?Will you sign your name on this paper?
Bu mektubun imzası yok.This letter bears no signature.
Bu mektup imza taşımıyor.This letter bears no signature.
lütfen burayı imzalar mısınız?Could you sign here, please?
Burayı imzalar mısınız?Would you sign here?
Sadece burayı imzalayın.Just sign here.
Ben bir imza alabilir miyim?May I have a signature?
Sözleşme imzaladığımız için kararımıza bağlıydık.We were tied to our decision because we signed the contract.
Sözleşmeyi imzalayarak, beş yıl daha kendimi orada çalışmaya adadım.By signing the contract, I committed myself to working there for another five years.
Lütfen sözleşmede adınızı imzalayın.Please sign your name on the contract.
Birleşmiş Milletler Bildirgesi 1945'de imzalandı.The United Nations Charter was signed in 1945.
Evraka imzamı ekledim.I attached my signature to the document.
Adımı imzalamam için bana baskı yapıldı.I was forced to sign my name.
Lütfen kaydı imzalar mısın?Could you please sign the register?
Sözleşmeyi imzalamadan önce dikkatlice incelesen iyi olur.You'd better examine the contract carefully before signing.
Formu imzaladığınızdan ve mühürlediğinizden emin olun.Please be sure to sign and seal the form.
Kağıdın sonunda isminizi imzalayın.Sign your name at the end of the paper.
İnsanlar, Devlet Başkanı'nın imzasını almak için sıraya girdiler.The people were in a line to get the signature of the president.
Pulun üzerini imzalayın.Sign across the stamp.
Onun bir imzasını isteyeceğim. Yazmak için bir şeyin var mı?I'm going to ask him for an autograph. Do you have anything to write with?
Anlaşmayı cebren imzaladı.He was made to sign the contract against his will.
Anlaşmaya isteği dışında imza attırıldı.He was made to sign the contract against his will.
Anlaşma ona rızası dışında imzalattırıldı.He was made to sign the contract against his will.
Çekini imzalamak için bir kalem çıkardı.He took out his pen to sign his check.
Belgeyi imzalamak zorunda kaldı.He was forced to sign the document.
O çek imzaladı.He signed the check.
Kağıdı bana zorla imzalattı.He made me sign the paper against my will.
Onlar beni ismimi imzalamam için zorladılar.They forced me to sign my name.
Onlar büyük bir plak şirketiyle üç yıllık bir sözleşme imzaladı.They signed a three-year contract with a major record company.
Mektubu imzalaması için onu zorladılar.They forced him to sign the letter.
Onlar ona sözleşmeyi imzalattılar.They made him sign the contract.
O, yerel üniversitede birkaç gece dersi için sözleşme imzaladı.She's signed up for a couple of night classes at the local college.
Adını imzalamayı unutma.Don't forget to sign your name.
Eğer sen istersen ben sana bir imza verebilirim.I can give you an autograph if you want.
Ben formu imzalamak zorunda kaldım.I was forced to sign the form.
Burayı imzalayın, lütfen.Sign here, please.
Başbakan iki ülke arasında bir ticaret anlaşması imzaladı.The Prime Minister signed a trade agreement between the two countries.
Lütfen bu kitabı imzalar mısınız?Would you please autograph this book?
Lütfen bu kitabı imzalar mısın?Could you please autograph this book?
Sosyal herhangi bir mukaveleye asla imza atmadım.I have never signed a social contract.
O, mektubun sonuna "saygılarımla" yazdı ve sonra imzalamaya devam etti.He wrote "Best regards" at the end of the letter and then went on to sign his name.
Birçok ülke nükleer silahları ortadan kaldırmak için bir antlaşma imzaladı.Many countries have signed a treaty to eliminate nuclear weapons.
İki ülke savaş sona erdiğinde bir barış antlaşması imzalarlar.When two countries end a war, they sign a peace treaty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod