Ana içeriğe geç
Sözlük

imren ile cümle

imren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Olimpiyat altın madalyası muhtemelen en imrenilecek spor ödülüdür.An Olympic gold medal is probably the most coveted sporting prize.
Kıskançlık imrenme ile aynı değildir. İkisini karıştırmayın. Bir fark var.Jealousy is not the same as envy. Do not confuse the two. There is a difference.
Rabi Edoardo Amaldiye Brookhaven’in Avrupalıların imrenebileceği bir model olduğunu söyledi.Rabi suggested to Edoardo Amaldi that Brookhaven might be a model that Europeans could emulate.
Dünyevi işlerle en az ilgilenen kişi, uhrevi açıdan en iyi, en çok imrenilen kişidir."That is, people who have the least power socially suffer most from crime."
Aman tanrim..böyle yakisikli bir kücük beyi hayatimda hic görmedim... onlara imrendimOh, my...I've never seen such a handsome Young Master.. I envy them.
Yani Avrupa artık imrenilecek bir örnek değil, savaşılacak ve direnilecek bir düşmandır.So Europe is not just an example now to emulate; it's an enemy to fight and to resist.
Sana imreniyorum...I envy you.
Evde öyle imrenilecek çok zımbırtım da yoktu.I don't have the fanciest gadgets at home.
İşte, bu çok imrenilen ve arzulanan bir aletti.Now, this was an object of much envy and lust.
Çocuğu eğlendiren, öğretmeni imrendirir derler.It's children's delight, a teacher's envy, as they say.
Ve bunu, gelecekte bizim aldığımız hazza imrenecekler için yapacağız."And it is for those in the future to envy us our joy."
Zorba kişiye imrenme, Onun yollarından hiçbirini seçme.Don't envy the man of violence. Choose none of his ways.
Günahkârlara imrenmektense, Sürekli RAB korkusunda yaşa.Don't let your heart envy sinners; but rather fear Yahweh all the day long.
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Don't be envious of evil men; neither desire to be with them:
Böylelikle belki soydaşlarımı imrendirip bazılarını kurtarırım.if by any means I may provoke to jealousy those who are my flesh, and may save some of them.
Onların ne malları, ne de evladları seni imrendirmesin.Do not marvel at their wealth and children.
Artık onların malları ve çocukları seni imrendirmesin.Do not marvel at their wealth and children.
İman sahibi bir cariye bile sizi imrendiren bir müşrik kadından daha hayırlıdır.A maid servant who is a believer is better than an idolatress even though you may like her.
Müşrik, sizi imrendirse bile iman ehli bir kul, ondan hayırlıdır.A servant who is a believer is better than an idolater even though you may like him.
Artık onların malları ve evlatları, seni şaşırtıp imrendirmesin.Do not marvel at their wealth and children.
Onların malları, evlatları, seni şaşırtıp imrendirmesin.And let not their wealth and children astonish you.
Onların malları da evlatları da seni imrendirmesin.Do not marvel at their wealth and children.
Malları da evlatları da seni imrendirmesin.And let not their wealth and children astonish you.
(Ey Muhammed!) Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin.Do not marvel at their wealth and children.
Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin.And let not their wealth and children astonish you.
Onların malları da, evlatları da sakın seni imrendirmesin.Do not marvel at their wealth and children.
Onların ne malları, ne de evlatları seni imrendirmesin.And let not their wealth and children astonish you.
Onun sonu misktir. İşte ona imrensin artık imrenenler.With a sealing of musk, which those who aspire for the best should desire, --
Onların ne mallarının ne de çocuklarının çokluğu seni imrendirmesin.O hiç de önemli değil!Do not marvel at their wealth and children.
ALLAH'ın herbirinize bağışladığı yeteneklere imrenmeyin.Do not covet what God has favoured some with more than He has some others.
Akşam onun mevkiine/konumuna imrenenler sabah şöyle diyorlardı: "Vay be!And those who had wished for his place but yesterday began to say: Ah!
Filiz kalınlaştı, gövdesi üzerine dikildi. Ziraatçıları da imrendirir/hayran bırakır bu ekin.Such are the early Muslims described that He may enrage the infidels with them.
Ziraatçıları da imrendirir/hayran bırakır bu ekin.Through them He enrages the disbelievers.
İşte ona imrensin artık imrenenler.So for this let the competitors compete.
Suçlu bulunduğu takdirde, kulüp Şampiyonlar Ligi'ndeki imrenlen konumunu kaybedebilir.If found guilty, it risks losing its coveted position in the Champions League.
Ancak ardından hükümet imrenilecek iki adım attı.But then the government took two admirable steps.
BM'den "Dünya Kupası'na nasıl imreniyoruz"At the UN, how we envy the World Cup
Ana İvanoviç ve Novak Djokoviç Sırp gençlerinin imrendiği iki isim. [Reuters]Ana Ivanovic and Novak Djokovic are two figures young Serbs admire. [Reuters]
Dünyevi işlerle en az ilgilenen kişi, uhrevi açıdan en iyi, en çok imrenilen kişidir."Jeder Gläubige solle die „Marienverehrung zu seiner liebsten und teuersten Angelegenheit machen“.
Aslında kurbanların hepsi zorlanarak kurban edilmiyorlardı; kendilerine imrenilecek bir gelecek vadediliyordu.Ceux-ci ne reculèrent pas d'un pouce et abattaient de leurs épieux tous ceux qui s'avançaient.
Shefali imrenilen Parvati rolünü Birmington'daki Waverley okulunda son senesini okurken elde etti.Shefali obtuvo el papel de Parvati cuando estaba en el último año en la Waverley School de Birmingham.
Dünyevi işlerle en az ilgilenen kişi, uhrevi açıdan en iyi, en çok imrenilen kişidir."Vincere se stessi, giorno dopo giorno, questo è il più importante e più incommensurabile eroismo».
Size imrenecekler.Вам будут завидовать.
Tom arkadaşına imrendi.Том позавидовал своему другу.
Sendeki sabra imrenilir.Твоему терпению можно позавидовать.
O kuzeninin başarılarına imreniyordu.Она завидовала успеху своего двоюродного брата.
Arkadaşlarının Kur'an ezberlemelerine imrenerek İncil’i ezberledi.(Игорь Сычев) Памяти товарища (неопр.).
Arkadaşlarının Kur'an ezberlemelerine imrenerek İncil’i ezberledi.تباعدوا عنه، وأرسل إيب أيزاك إخطارا إلى زملائه يحذرهم من "جاسوس آخر".
Aslında kurbanların hepsi zorlanarak kurban edilmiyorlardı; kendilerine imrenilecek bir gelecek vadediliyordu.Met de opvarenden kende men geen pardon; die werden allen omgebracht.
Shefali imrenilen Parvati rolünü Birmington'daki Waverley okulunda son senesini okurken elde etti.Shefali spelade Parvati Patil då hon fortfarande gick på Waverley School i Birmingham, under det sista året.
Aslında kurbanların hepsi zorlanarak kurban edilmiyorlardı; kendilerine imrenilecek bir gelecek vadediliyordu.」不報,未幾,勛以宣府下賊,賊殺之馮,烽火逼京師。
Aslında kurbanların hepsi zorlanarak kurban edilmiyorlardı; kendilerine imrenilecek bir gelecek vadediliyordu.하지만 이들은 모두가 조계에 거주하는 것은 아니었으며, 일부만이 조계 내부에 거주하였다.
Kalpana onlara imrenerek bakar.Въпреки това Лукул ги надхитрява.
Aman tanrim..böyle yakisikli bir kücük beyi hayatimda hic görmedim... onlara imrendimEgek, még sosem láttam ilyen jóképű fiatal urat... Irigylem őket.
Aman tanrim..böyle yakisikli bir kücük beyi hayatimda hic görmedim... onlara imrendim세상에 나 저렇게 잘 생긴 도련님은 처음 보네요. 아이구, 맙소사
Aman tanrim..böyle yakisikli bir kücük beyi hayatimda hic görmedim... onlara imrendimMeine Güte. Ich hab noch nie so ein schönes Gesicht gesehen. Ich beneide sie.
Aman tanrim..böyle yakisikli bir kücük beyi hayatimda hic görmedim... onlara imrendimOh, Boże... Nigdy nie widziałam piękniejszej twarzy... Zazdroszczę im.
Aman tanrim..böyle yakisikli bir kücük beyi hayatimda hic görmedim... onlara imrendimOh, mio dio...non ho hai visto in tutta la mia vita un ragazzo cosi bello... Li invidio.
Aman tanrim..böyle yakisikli bir kücük beyi hayatimda hic görmedim... onlara imrendimOh, mon... Je n'ai jamais vu un Jeune Maître aussi beau...
Aman tanrim..böyle yakisikli bir kücük beyi hayatimda hic görmedim... onlara imrendimOh...n-am vazut niciodata un tanar atat de frumos.. Ii invidiez.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod