imkansız ile cümle
imkansız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama imkansız, mümkündür.하지만 불가능이 가능해질 수도 있죠.
Ama imkansız, mümkündür.Maar het onmogelijke is mogelijk.
Ama imkansız, mümkündür.Mais rien n'est impossible.
Ama imkansız, mümkündür.Ma l'impossibile è possibile.
Ama imkansız, mümkündür.Men det umulige er muligt.
Ama imkansız, mümkündür.Men omöjligt är möjligt.
Ama imkansız, mümkündür.Mutta mahdoton on joskus mahdollista.
Ama imkansız, mümkündür.Nhưng không thể là có thể. Bobby:
Ama imkansız, mümkündür.Αλλά τα αδύνατα γίνονται δυνατά.
Ama imkansız, mümkündür.Но невозможное возможно.
Ama imkansız, mümkündür.ولكن المستحيل قد يكون ممكنًا.
Ama imkansız, mümkündür.ボビー: パパ、見て 戦争だよ
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Ale lidé mi říkali, víš, Martine, to je nemožné, on je hodně zaneprázdněný a řekne ne.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Dar oamenii îmi spuneau: "Știi, Martin, e imposibil, tipul e prea ocupat şi te va refuza."
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.De azt mondták nekem, tudod Martin, ez lehetetlen, túl elfoglalt és nemet fog mondani.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.하지만 사람들은 제게 '마르땡, 그건 불가능해. 그 분은 너무 바쁘시고 안된다고 하실거야.'라고 했어요.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Mais les gens me disaient, Martin, c'est impossible, ce gars-là est trop occupé et il va dire non.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Ma la gente mi disse, sai Martin, è impossibile, quest'uomo è troppo impegnato e ti dirà di no.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Men folk sa till mig: Martin, det är omöjligt, den killen är för upptagen och kommer att säga nej.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Nhưng mọi người đã nói với tôi, Martin à, điều đó là không thể, anh ấy quá bận và sẽ nói "không" đấy
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Pero la gente me decía: Martin, es imposible, está demasiado ocupado y te dirá que no.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Słyszałem: "Martin, to niemożliwe". On jest bardzo zajęty, nie zgodzi się.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Toda ljudje so mi govorili, da je to nemogoče, da je preveč zaposlen in da bo zavrnil ponudbo.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Μου έλεγαν, Μάρτιν, είναι αδύνατον, ο άνθρωπος είναι πολύ απασχολημένος και θα πει όχι.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Але люди сказали мені - ви знаєте, Мартіне, це неможливо, хлопець дуже зайнятий і він відмовиться.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Но мне говорили: "Мартин, да это невозможно, он слишком занятой, он не согласится".
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.אבל אנשים אמרו לי, אתם יודעים, מרטין, זה בלתי אפשרי, הבן-אדם יותר מדי עסוק והוא ייסרב.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.ولكن الناس قالوا لي، أتعلم، مارتن، هذا مستحيل، الرجل مشغول جداً، و سوف يقول لا.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.どうせ断られるよ」と言われました それでも 彼のスタイルを真似するくらいなら
Ama siz bile daha henüz benimle değilsiniz, bunun imkansız olduğunu düşünüyorsanız,Aber auch wenn Sie noch nicht überzeugt sind, sogar, wenn Ihnen das unmöglich erscheint:
Ama siz bile daha henüz benimle değilsiniz, bunun imkansız olduğunu düşünüyorsanız,Dalej mi nie wierzycie, ciągle wydaje się wam to niemożliwe.
Ama siz bile daha henüz benimle değilsiniz, bunun imkansız olduğunu düşünüyorsanız,Được rồi.
Ama siz bile daha henüz benimle değilsiniz, bunun imkansız olduğunu düşünüyorsanız,Je pourrais vous redonner une république.
Ama siz bile daha henüz benimle değilsiniz, bunun imkansız olduğunu düşünüyorsanız,여러분께 여러분의 정부를 다시 되돌려 드릴 수 있습니다. 좋습니다. 설령 여러분이 저와 같은 생각을 하고 있지 않다고 해도, 그리고 이것이 불가능하다고 믿더라도,
Ama siz bile daha henüz benimle değilsiniz, bunun imkansız olduğunu düşünüyorsanız,la jumătate de preț față de stabilirea politicii energetice, aș putea să vă dau înapoi o republică.
Ama siz bile daha henüz benimle değilsiniz, bunun imkansız olduğunu düşünüyorsanız,Okej.
Ama siz bile daha henüz benimle değilsiniz, bunun imkansız olduğunu düşünüyorsanız,Pero incluso si todavía no están de mi lado incluso si creen que es imposible,
Ama siz bile daha henüz benimle değilsiniz, bunun imkansız olduğunu düşünüyorsanız,Va bene.
Ama siz bile daha henüz benimle değilsiniz, bunun imkansız olduğunu düşünüyorsanız,Добре.
Ama siz bile daha henüz benimle değilsiniz, bunun imkansız olduğunu düşünüyorsanız,הייתי יכול להחזיר לכם רפובליקה. אבל גם אם אתם עדיין לא איתי, גם אם אתם מאמינים שזה בלתי אפשרי,
Ama siz bile daha henüz benimle değilsiniz, bunun imkansız olduğunu düşünüyorsanız,يمكنني ان استعيد لك جمهورية. حسنا، اذا لم تساندوني بعد, حتى إذا كنتم تعتقدون أن هذا أمر مستحيل،
Ama siz bile daha henüz benimle değilsiniz, bunun imkansız olduğunu düşünüyorsanız,まだ 私の話を信じられず 解決不可能だと思っている方が いるかもしれません 私が5年前にTEDで講演してから
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Aber es wurde unmöglich, das zu tun.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Dar trebuie să vă spun - a devenit imposibil să facem asta.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.그렇지만 계속할수가 없었습니다.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Ma devo ammetterlo... era diventato impossibile.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Mais je dois dire que c'était devenu impossible.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Muszę Ci jednak powiedzieć, że stało się to niemożliwe.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Pero tengo que decirte -- se hizo imposible el hacer aquello.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Tapi saya harus mengakui -- itu menjadi mustahil untuk dilakukan.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Но должен Вам сказать, мне не удалось сохранить энтузиазм.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Но трябва да ви кажа... стана невъзможно да се прави това.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.אבל עלי לומר לך-- זה נהיה בלתי אפשרי לעשות זאת.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.و لكن علي القول، بأنه كان من المستحيل إنجاز ذلك
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık. İmkansız sayılıyordu.Ale wówczas musieliśmy go porzucić, gdyż uznaliśmy go za niemożliwy.
Ancak bu hesaplamaları akıldan yapmak neredeyse imkansız.Aber es ist nahezu unmöglich, diese Berechnungen im Kopf durchzuführen.
Ancak bu hesaplamaları akıldan yapmak neredeyse imkansız.Ale je skoro nemožné to v podstatě udělat z hlavy.
Ancak bu hesaplamaları akıldan yapmak neredeyse imkansız.Ale to prawie niemożliwe do zrobienia w pamięci.
Ancak bu hesaplamaları akıldan yapmak neredeyse imkansız.Nhưng bạn gần như không thể nào tính nhẩm được trong đầu
Ancak bu hesaplamaları akıldan yapmak neredeyse imkansız.Αλλα είναι σχεδόν απίθανο να το κάνετε με το μυαλό σας.