imkansız ile cümle

imkansız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Z moich 20 lat doświadczenia w Afryce twierdzę, że pozornie niemożliwe jest możliwe.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Βρίσκω ότι η εμπειρία μου από 20 χρόνια στην Αφρική είναι πως το φαινομενικά αδύνατο είναι δυνατό.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Мій досвід за 20 років у Африці полягає в тому, що нібито неможливе - можливе.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Мой 20-летний опыт в Африке твёрдо говорит мне: невероятное осуществимо.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.Това, което открих през двадесетте ми години в Африка е, че привидно невъзможното е всъщност възможно.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.הנסיון של 20 שנה באפריקה הוא שמה שלכאורה בלתי אפשרי הוא אפשרי
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.لقد عرفت من خبرة ال20 عام في أفريقيا أن ما نظنه مستحيلا هو في الواقع ممكن.
20 yıllık Afrika deneyimim görünüşe göre imkansız olasıdır.外見上の不可能は可能であることがわかりました。 アフリカは悪くなってなんかいません。
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Dělal jsem to asi na pětkrát, protože oni prostě pořád jeli. Zpomalit je bylo doslova nemožné.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Falhei cinco tentativas, porque eles continuavam. Foi literalmente impossível fazê-los abrandar.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Ho dovuto fare cinque prove perché continuavano a muoversi. Farli rallentare era letteralmente impossibile.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Ich brauchte fünf Anläufe, weil sie immer weitermachten. Es war unmöglich, sie zu verlangsamen.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.다섯 번의 시도 끝에 성공했는데요, 그건 그들이 계속 움직였기 때문입니다. 이들의 속도를 늦추는 것은 거의 불가능했습니다.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Me costó cinco intentos en vano porque no paraban. Hacerles parar era literalmente imposible.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Pas na 5 keer lukte het, want ze gingen maar door. Ze waren gewoon niet te stoppen.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Pięć prób poszło na marne, bo cały czas pracowali. Zatrzymanie ich pracy graniczyło z cudem.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Трябваха ми пет фалшиви опита, защото те просто продължаваха.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.זה לקח לי חמש נסיונות מזויפים כי הם היו פשוט הולכים. להאט אותם היה למעשה בלתי אפשרי, פשוטו כמשמעו.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.استغرق الأمر مني خمس محاولات وهمية لأنهم كانوا في حركة دائمة و كان إبطاؤهم مستحيل حرفيا.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.皆の動きを止めることが不可能に近かったからです 一日中こういう事をすることになっていました
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.얼마나 크냐면, 크기가 27만 평에 달합니다.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız. 89 hektarlık ve 2 bin yıllık...Nemôžete ho minúť, má rozlohu 9 štvorcových kilometrov.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Ich konnte ihn nicht messen. Er war ca. 890 Hektar groß.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Ik kon het niet over het hoofd zien. Het is 8900 vierkante meter groot.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Jag kunde inte missa den. Den var 890 hektar stor.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Jeg kunne ikke overse den. Den var 9 kvadratkilometer.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Je ne pouvais pas le manquer. Il fait 2200 acres (9 km carrés).
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Nemohl jsem ho minout, má velikost 2.200 akrů.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Nem tudom kihagyni. 900 hektáros volt.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Nie mogłem go przegapić -- zajmuje 900 ha.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.No podía perdérmelo. Medía 8.900 km2.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Nu l-am putut rata. Are o dimensiune de 2.200 de acri.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Saya tak dapat melewatkannya. Ukurannya 880 hektar.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Se ei voinut jäädä huomaamatta.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Tôi không thể quên được nó. Nó rộng 2,200 mẫu Anh (900 hécta).
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Ήταν αδύνατο να μη το δω. Είχε έκταση 9 χιλιάδων στρεμμάτων.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Не бих могъл да го пропусна. Размерът му беше 2200 акра.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Я не мог это упустить. Его размер был порядка 9 квадратных километров.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.לא יכולתי להחמיץ אותו. הוא בגודל של 9 קמ"ר.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.لا يمكن أن أفوته. كان حجمه ٢٢٠٠ فدان
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.見逃がすなんて無理です
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.C'est ce vers quoi je tends à chaque fois que j'ouvre la bouche -- cette impossible connexion.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Daarnaar streef ik telkens wanneer ik mijn mond open: die onmogelijke connectie.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Das ist es, was ich jedes Mal anstrebe, wenn ich meinen Mund öffne - diese unmögliche Verbindung.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Det är det jag strävar efter varje gång jag öppnar min mun - den där omöjliga kopplingen.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Det er hvad jeg stiler efter, hver gang jeg åbner min mund -- den umulig forbindelse.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Đó là điều mà tôi luôn cố gằng vươn tới mỗi lần tôi mở miệng nói sự kết nối không tưởng đó.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.É o que desejo sempre que abro a minha boca, essa ligação impossível.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.È quello che cerco di fare ogni volta che apro bocca - quella connessione impossibile.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Es lo que me esfuerzo por lograr cada vez que abro mi boca - esa conexión imposible.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Ez az, amire törekszem minden alkalommal, ha kinyitom a szám -- erre a lehetetlen kapcsolatra.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Itulah yang ku usahakan setiap kubuka mulutku-- hubungan tidak mungkin itu.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.이게 제가 항상 입을 열 때마다 애쓰는 거에요 불가능의 연결이죠
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.K temu stremim vsakič, ko odprem usta-- k tej nemogoči povezavi.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.O tohle se pokouším pokaždé, když otevřu pusu: zachytit to nemožné spojení.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.O to sa snažím vždy, keď otvorím ústa -- o to nemožné spojenie.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Strădania cu fiecare dată când deschid gura -- pentru conexiunea imposibilă.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.To jest właśnie to, czego pragnę za każdym razem, kiedy zaczynam mówić - tego niemożliwego połączenia.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Αυτό παλεύω κάθε φορά που ανοίγω το στόμα μου -- αυτή την απίθανη σύνδεση.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Към това се стремя всеки път, когато отворя устата си -- тази невъзможна връзка.

İlgili Sayfalar