imkânı ile cümle

imkânı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Katıksız tembellik Makroekonomi bu geçişe nasıl geldi açıklayan başka bir imkanı vardır.Another possibility of explaining how macroeconomics has come to this pass is sheer laziness.
Burada önemli derecede büyüme imkanımız var.There's a lot of room for us to grow within that.
İşte onların varacağı yer cehennemdir. Asla ondan kaçmak (imkanı) bulamazlar.For such the abode is only Hell from which they will find no escape.
Allah'ın izni olmaksızın, hiç kimse için iman etme (imkanı) yoktur.Are you going to compel the people to believe except by God's dispensation?
Fakat imkanı yok; şüphe yok ki cehennem alevalev yanmadadır.But never. It is pure white flame
Fakat imkanı yok; şüphe yok ki biz, onları, onların da bildikleri şeyden yarattık.Never so. We have created them from what they know.
Rahman katında söz almış olandan başkaları şefaat imkânı bulamazlar.None will have power to intercede for them except one who obtains a promise from Ar-Rahman.
Eğer bu imkânı bulamazsanız bilin ki, Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.If you do not have the means, then surely God is forgiving and kind.
Bir vakit şöyle dediniz: “Mûsa! Biz bir çeşit yemeğe imkânı yok katlanamayız.And when you said, “O Moosa!
Biz ona yeryüzünde yönetim gücünü ve her türlü imkanı verdikIndeed We gave him authority in the land and bestowed him the means of everything.
Geniş imkâna sahip olan bu geniş imkânından harcasın.Let the man of plenty expend out of his plenty.
İmkânı geniş olan, imkânına göre nafakayı bol versin.Let the man of plenty expend out of his plenty.
Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber için mucize getirme imkanı yoktur.And it was not for a Messenger to bring a sign except by Allah's Leave.
Biz bir çeşit yemeğe imkânı yok katlanamayız.We cannot endure one kind of food.
İnsanları neticede Senin yolundan saptırsınlar diye mi onlara bu imkânı verdin?That they may lead men astray from Your Path.
O gün hiç pürüzü olmayan çağrıcıya uyarlar; (ondan sapma imkanı yoktur).On that Day, they will follow the caller, without any deviation.
O gün, kendisinden sapma imkanı olamayan çağırıcıya uyacaklar.On that Day, they will follow the caller, without any deviation.
Ey bizim Rabbimiz! İnsanları neticede Senin yolundan saptırsınlar diye mi onlara bu imkânı verdin?Our Lord, for them to lead away from Your path.
And olsun ki onlara, size vermediğimiz servet ve imkanı vermiştik.We had established them more firmly in the land than you are.
Paneldeki K düğmesini başka bir resime dönüştürme imkanımız var mı?Is it possible to change the K button of the panel to another picture?
Belirtilen kaynak bulunmayabilir, ya da erişim imkanı olmayabilir.The specified resource may not have existed or may not be accessible.
Bu size görüntü oranının ayarlanma yöntemini seçme imkanı tanırThis lets you select how the aspect ratio should be fixed
Her neredeysen, imkanın varsa lütfen Dhaka'ya gel.Wherever you are, please come to Dhaka if you can.
Önceden belirlediğim programıma göre istediğim yerde var olma imkanım olurdu.I would have had the privilege of reaching my destination on a schedule known beforehand.
Mobil oyunları da düşünebiliriz, tabii oyun geliştiricileri "satışa" sürme imkanına sahip olursa.Mobile games wouldn't be bad if have the possibility to put it on a 'store'.
Bu ayrımcı tutum, Kosova’da bir ulus olarak ayakta kalma imkanımızı tehlikeye atıyor.This discrimination is endangering our survival as a nation in Kosovo.
Uzaktan tıbbi hizmet imkanı da programın getireceği bir diğer imkan olacak.The provision of medical services from a distance is also a clear benefit.
Sırp vatandaşlarına AB'ye seyahat kolaylığı imkanıSerbian citizens offered easier travel to EU
Mağazaların açılışı, 1.500-2.000 kişiye iş imkanı sağlayacak.Between 1,500-2,000 new jobs will be created.
Almanya, Yunan işçilere istihdam imkanı sağlayacağını açıkladı.Germany announces job opportunities for Greek workers.
Araştırmanın sonuçları, 66.353 yeni iş imkanı oluşacağını gösteriyor.The survey estimates that 66,353 positions will become available.
Nabucco boru hattına 4 milyar avroluk kredi imkanıNabucco pipeline likely to get 4 billion euros
İtalyan giyim markası, Nis'te 2.700 kişiye iş imkanı sağlayacak.The Italian clothier will employ 2,700 people in Nis.
Proje kapsamında 2.000 kişiye iş imkanı sağlanması bekleniyor.It is expected to create 2,000 jobs.
Priştine'deki 70 yataklı kalp hastalıkları hastanesi 110 kişiye iş imkanı sağlayacak.The 70-bed cardiac hospital in Pristina will create 110 jobs.
Ayrıca yayınlanan her makale için yorum yazma ve tartışma imkanı sunulacak.Comments and discussion will also follow each posted article.
Tüm lisans öğrencileri tam burslu olarak eğitim görmektedir ve kendilerine yurt imkanı sunulmuştur.All undergraduate students are studying with full scholarship and they are offered a dormitory.
SRW ve Spectra kodları bu imkanı içerir.The codes SRW and Spectra include this possibility.
Bu durum terime Ay ve Mars yüzeylerini içerme imkanı verir.This allows the term to include such domains as the lunar and Martian surfaces.
Yazılım geliştiricilerinin çoğu zaman kernel (İS) kodunun tamamına erişim imkanı vardır.Software developers often have access to the complete kernel (OS) source code.
Kuruluş ayrıca kadınların bir kısmı için konaklama imkânı da sağladı.The house also provided accommodation for some of the women.[9]
Hareket etme imkanı olmadan duyularını kaybedene kadar savaşmaya devam etti.Without the possibility to move she continued fighting until she lost her senses.
Taraftarlar tüm Dünya Kupası maçlarını büyük ekranda izleyebilme imkanı buldu.Fans will be able to watch all World Cup games on a big screen.
Özel Operasyon Birimleri Kariyer İmkanıSOF career fields
Mantar Kaya, gün batımını içindeki açıklıktan fotoğraflamak için de çekim imkanı sağlamaktadır.Fungus Rock is also a perfect target for photographing sunset through the opening in it.
Tesis bünyesinde sınırlı konaklama imkanı da mevcuttur.[1]Limited lodging is also available on site.[7]
Giriş imkanıAccessibility
Ticari olmayan bu festival, sanatçılara senaryolarını gösterme imkanı vererek fırsatlar sunmaktadır.This non-commercial festival gives opportunities to artists by enabling them to show their scripts.
1971 ve 1983'te Dumbarton Oaks'ta burslu olarak çalışma imkanı buldu.In 1971 and 1983 she was a scholarship holder at Dumbarton Oaks.
İlkinde, ön kapıda tekne bağlama imkanı sunan bir yat limanı vardır.The first has a marina that offers the possibility of having mooring a boat at ones front door.
Ruby gibi diller, size bir ikili operatör oluşturma imkanı verir:Languages like Ruby let you construct a binary operator yourself:
Bir taşı alma imkanı varsa, dezavantajlı da olsa bu yapılmalıdır.If one has the possibility to capture a piece then this must be done even if it is disadvantageous.
ESP'ler ORU'lara güç sağlar ancak komut ve veri işlemeye imkanı vermez.The ESP's provide power to the ORU's but do not allow command and data handling.
O zamandan beri, Avrupa çapında başarı ve kıta dışında sınırlı tanıtım imkanı buldular.Since then, they have found success across Europe and limited publicity outside of the continent.
Kadınların bu sporlara girme imkanı eski yerleşik sporlardan çok daha fazlaydı.Women were much more likely to enter these sports than the old established ones.
Böylece Goethe daha çocuklukta Dr. Faust’un farklı hikâyelerini öğrenme imkânı bulmuştur.So lernte Goethe schon als Kind unter anderem das Volksbuch vom Dr. Faust kennen.
Ama bunu yapmama imkanım da yoktu" dedi.Sonst hätte ich das nie gemacht“).
Üstelik, online forumda fikir alışverişinde bulunma veya soru sorma imkanı vardır.Außerdem besteht die Möglichkeit, sich im Online-Forum auszutauschen und Fragen zu stellen.
Bu bize on kat daha hassas bir ölçüm imkanı verir.Dies steigerte die Messgenauigkeit um das Zehnfache.
Merkez bankalarının amacı gelir artışını ve iş imkânını artırmaktı.Die Ziele der Zentralbanken wurden auf die Förderung von Beschäftigung und Einkommenszuwachs erweitert.

İlgili Sayfalar