imkânı ile cümle

imkânı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Sanırım, 30 yıl sonra, daha güzel bir alt yazı yerleştirme imkânımız olacak.Penso que depois de 30 anos há a oportunidade de criar uma versão melhorada das legendas ocultas.
Sanırım, 30 yıl sonra, daha güzel bir alt yazı yerleştirme imkânımız olacak.Tôi cho rằng 30 năm nữa, công nghệ sẽ cho phép ta làm ra loại phụ đề mới.
Sanırım, 30 yıl sonra, daha güzel bir alt yazı yerleştirme imkânımız olacak.Πιστεύω ότι σε 30 χρόνια, υπάρχει η πιθανότητα να δημιουργηθεί μια βελτιωμένη εκδοχή υποτίτλων.
Sanırım, 30 yıl sonra, daha güzel bir alt yazı yerleştirme imkânımız olacak.Думаю, спустя 30 лет будет возможность создавать расширенную версию субтитров.
Sanırım, 30 yıl sonra, daha güzel bir alt yazı yerleştirme imkânımız olacak.Мисля, след 30 години, съществува възможност да се създаде подобрена версия на затворените надписи.
Sanırım, 30 yıl sonra, daha güzel bir alt yazı yerleştirme imkânımız olacak.Я думаю, що через 30 років буде можливість створювати розширену версію субтитрів.
Sanırım, 30 yıl sonra, daha güzel bir alt yazı yerleştirme imkânımız olacak.אני חושב, שאחרי 30 שנה, ישנה הזדמנות ליצור גרסא משופרת של כתוביות סמויות.
Sanırım, 30 yıl sonra, daha güzel bir alt yazı yerleştirme imkânımız olacak.أظّن أنّه بعد 30 سنة، ستوجد إمكانيّة صنع تعليقات سفليّة محسّنة.
Sanırım, 30 yıl sonra, daha güzel bir alt yazı yerleştirme imkânımız olacak.強化版を作る機会を得ました みんなTEDトークをオンラインで見ますが
Senaryo A'ya bakmayacağım bile, çünkü o senaryoda daha fazla tavşan alma imkanınız yok.A ani nebudu dělat scénář A, protože by pro vás bylo nemožné mít nějaké další králíky.
Senaryo A'ya bakmayacağım bile, çünkü o senaryoda daha fazla tavşan alma imkanınız yok.점 A까지는 가지 않겠습니다 왜냐면 토끼를 더 이상 얻을 수 없기 때문이죠
Senaryo A'ya bakmayacağım bile, çünkü o senaryoda daha fazla tavşan alma imkanınız yok.И даже няма да отивам към сценарий А, защото там ще ви бъде невъзможно да имате още един допълнителен заек.
Şimdi, bu merkez bölgede, dediğim gibi bir takım şeyleri karıştırma imkanına sahibiz.Acum, în această zonă centru, aşa cum am spus, avem capacitatea de a amesteca o serie de lucruri.
Şimdi, bu merkez bölgede, dediğim gibi bir takım şeyleri karıştırma imkanına sahibiz.Ahora, dentro de esa zona céntrica, como dije, tenemos la posibilidad de mezclar una serie de cosas.
Şimdi, bu merkez bölgede, dediğim gibi bir takım şeyleri karıştırma imkanına sahibiz.자, 저 가운데 지역은, 말씀드렸듯, 여러가지를 뒤섞을 수 있는 능력을 가진 곳입니다.
Şimdi, bu merkez bölgede, dediğim gibi bir takım şeyleri karıştırma imkanına sahibiz.No meio daquela zona central, como já disse, temos a possibilidade de misturar uma série de coisas.
Şimdi, bu merkez bölgede, dediğim gibi bir takım şeyleri karıştırma imkanına sahibiz.Teraz, w strefie centrum, jak powiedziałem, mamy możliwość połączyć szereg rzeczy.
Şimdi, bu merkez bölgede, dediğim gibi bir takım şeyleri karıştırma imkanına sahibiz.Zoals ik al zei, binnen die centrale zone kunnen we een reeks zaken door elkaar halen.
Şimdi, bu merkez bölgede, dediğim gibi bir takım şeyleri karıştırma imkanına sahibiz.Вътре в онази централна зона, както казах, имаме способността да смесваме серия неща.
Şimdi, bu merkez bölgede, dediğim gibi bir takım şeyleri karıştırma imkanına sahibiz.Як я вже згадував, у межах центру поєднуються різні речі.
Şimdi, bu merkez bölgede, dediğim gibi bir takım şeyleri karıştırma imkanına sahibiz.עכשיו, עם האזור המרכזי ההוא, כמו שאמרתי, יש לנו את האפשרות לערבב שורה של דברים.
Şimdi, bu merkez bölgede, dediğim gibi bir takım şeyleri karıştırma imkanına sahibiz.الآن، داخل تلك المنطقة الوسطية ، كما قلت لدينا القدرة على مزيج سلسلة من الأشياء
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım. İlk soru şu:Eu tenho duas perguntas que gostaria de fazer a estas pessoas se tivesse a oportunidade para o fazer.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım. İlk soru şu:Giờ thì, tôi có hai câu hỏi muốn hỏi những người đó nếu tôi có cơ hội.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım. İlk soru şu:Ho due domande che mi piacerebbe rivolgere a queste persone se ne avessi l'opportunità.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım. İlk soru şu:Jeg har nu to spørgsmål, som jeg gerne ville stille disse mennesker, hvis jeg havde muligheden for det.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım. İlk soru şu:Maintenant j'ai deux questions que j'aimerais poser à ces gens si j'avais l'occasion de le faire.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım. İlk soru şu:Mám dvě otázky, které bych rád položil těmto lidem, pokud bych k tomu měl příležitost.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım. İlk soru şu:Minulla olisi kaksi kysymystä näille ihmisille, jos voisin kysyä heiltä.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım. İlk soru şu:Nu har jag två frågor som jag skulle vilja fråga dessa människor om jag haft möjligheten att göra det.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım. İlk soru şu:Nu heb ik twee vragen die ik graag wil stellen aan deze mensen mocht ik in de gelegenheid zijn.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım. İlk soru şu:Nun, habe ich zwei Fragen, die ich diesen Leuten stellen würde, wenn ich die Möglichkeit hätte.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım. İlk soru şu:Tengo dos peticiones que me gustaría hacer a estas personas si me dieran la oportunidad.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım. İlk soru şu:Zatem mam dwa pytania, które chciałbym im postawić, gdybym miał okazję.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım. İlk soru şu:Λοιπόν, έχω δυο ερωτήσεις που θα ήθελα να κάνω σε αυτούς τους ανθρώπους αν είχα την ευκαιρία.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım. İlk soru şu:У меня два вопроса, которые я хотел-бы задать этим людям если-бы имел возможность это сделать.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım.이제 두 가지 질문을 하겠습니다. 저는 심령술사들에게 묻고 싶습니다.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım.Nos, két kérdésem van.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım.Сега, аз имам два въпроса.
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım.ובכן, יש לי שתי שאלות שהייתי רוצה לשאול את האנשים האלה
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım.الآن، لدي سؤالان وأود أن أسأل هؤلاء الناس
Şimdi, eğer imkanım olsa bu insanlara iki soru sorardım.彼らに訊きたいことが 二つあります
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Agora, se ela é a criada, jamais teria posses para um par de brincos de pérolas.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Ahora bien, si es una criada, no hay forma de que pudiera comprarse unos pendientes de perlas.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Als ze een meid is, kan ze zich nooit een paar parels veroorloven.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Ei bine, dacă e servitoare, în nici un caz nu-și putea permite o pereche de cercei cu perle.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Hvis hun er en tjenestepige, ville hun aldrig nogensinde få råd til et sæt perleøreringe.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Jeśli była służącą, nie stać by jej było na takie kolczyki.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Kini, jika dia seorang pelayan, tidak mungkin dia dapat membeli sepasang anting mutiara.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.소녀는 하녀라고 했는데, 어떻게 진주 귀걸이를 살 수 있겠어요.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Nếu là một người hầu, cô ta không thể mua nổi một đôi hoa tai ngọc trai được.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.No most, ha ő cseléd, nem létezik, hogy egy ilyen fülbevalót megengedhetett magának.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Nun, wenn sie eine Bedienstete ist, kann sie sich auf keinen Fall ein Paar Perlenohrringe leisten.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Om hon nu är hembiträde så finns det ingen chans att hon kan ha råd med pärlörhängen.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Ora, se è una domestica, è impossibile che si possa permettere un paio di orecchini di perla.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Pokud byla služka, není možné aby si mohla dovolit perlové náušnice.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Si c'est une servante, elle ne peut surement pas se permettre une paire de boucles d'oreilles.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Αν είναι υπηρέτρια, δεν υπάρχει τρόπος να μπορέσει να αγοράσει ένα ζευγάρι μαργαριταρένια σκουλαρίκια.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Ако тя е била слугиня, тя не може да си позволи да купи перлени обици.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Будучи служанкой, она точно не могла себе позволить пару жемчужных серёжек.

İlgili Sayfalar