imkânı ile cümle

imkânı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Будучи служницею, вона точно не могла собі дозволити пару сережок з перлами.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.ואם היא משרתת, אין סיכוי שהיא יכלה לקנות זוג עגילי פנינה.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.والآن، إذا كانت خادمة فليس هناك مجال أبداً بأن تتحمل تكلفة زوج من أقراط الؤلؤ
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.持っているはずがありません では彼女の物でないとすると それは誰の物でしょうか?
-- şimdi tırmanmanız gereken yeri -- ve dersiniz ki: "Oraya ulaşmamın imkânı yok!".- c'est désormais votre destination - et vous vous dites : "il n'y a pas moyen que j'y arrive."
Sizi zorlamıyorum. Sadece size bu imkanı sunuyorum.En pakota, vaan tarjoan mahdollisuuden.
Sonra lise ikide başka bir okula geçtim. Başka diller arasından seçme imkanım vardı.Depois mudei para uma escola diferente, no segundo ano e pude escolher outra língua.
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.Alles in allem ist es möglich, das im großen Rahmen zu machen.
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.Al met al is dit op grote schaal mogelijk.
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.Așadar e posibil să faci asta la scară mare.
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.A więc, podsumowując, da się to robić na większą skalę.
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.De esta manera es posible hacer esto en gran escala.
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.E' possibile far tutto cio' su grande scala
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.이 일은 좀더 큰 규모로 하는 것이 가능합니다.
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.Tout considéré, on peut le faire à grande échelle.
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.Vậy về tổng thể, thay đổi trên diện rộng là điều khả thi.
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.Γενικά, αυτό το εγχείρημα είναι δυνατόν να γίνει σε μεγάλη κλίμακα.
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.В целом, это возможно сделать в больших масштабах.
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.Като цяло е възможно това да се извършва в голям мащаб.
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.Як бачите, навіть масштабний проект - цілком реальний.
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.אז בסך הכל אפשר לעשות את זה בקנה מידה גדול.
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.وبشكل اجمالي يمكن عمله بنطاق واسع
Sonuçta bunu geniş çaplı yapmanın imkanı var.私たちはまたマイクロフィルムも探しだしてオンラインに載せています
-- sorumluluğumuzun değil, imkanımızın -- olduğuna inanan.의무가 아닌 바로 기회가 있다는 점입니다.
-- sorumluluğumuzun değil, imkanımızın -- olduğuna inanan.la oportunidad -- de involucrarnos de verdad hacia el cambio.
-- sorumluluğumuzun değil, imkanımızın -- olduğuna inanan.אלא ההזדמנות, באמת להיות מעורבים בשינוי.
-- sorumluluğumuzun değil, imkanımızın -- olduğuna inanan.ولكن الفرصة -- للقيام بتغير حقيقي فعلا.
-- sorumluluğumuzun değil, imkanımızın -- olduğuna inanan.(笑)
Şöyle ki,teknolojilerimiz bize kendimizi ifade etme imkanı veriyor mu?Czy nasze technologie dają nam możliwość ekspresji?
Şöyle ki,teknolojilerimiz bize kendimizi ifade etme imkanı veriyor mu?이 기술로 표현이 가능할까요?
Şöyle ki,teknolojilerimiz bize kendimizi ifade etme imkanı veriyor mu?Laat onze technologie ons toe om onszelf uit te drukken?
Şöyle ki,teknolojilerimiz bize kendimizi ifade etme imkanı veriyor mu?La technologie nous permet-elle de s'exprimer?
Şöyle ki,teknolojilerimiz bize kendimizi ifade etme imkanı veriyor mu?Le nostre tecnologie gli permettono di esprimersi?
Şöyle ki,teknolojilerimiz bize kendimizi ifade etme imkanı veriyor mu?Ne permit tehnologiile să ne exprimăm?
Şöyle ki,teknolojilerimiz bize kendimizi ifade etme imkanı veriyor mu?¿Nuestras tecnologías nos permiten expresarnos?
Şöyle ki,teknolojilerimiz bize kendimizi ifade etme imkanı veriyor mu?Verstehen Sie, erlauben unsere Technologien uns uns auszudrücken?
Şöyle ki,teknolojilerimiz bize kendimizi ifade etme imkanı veriyor mu?Позволяват ли ни нашите технологии да се изразяваме?
Şöyle ki,teknolojilerimiz bize kendimizi ifade etme imkanı veriyor mu?Помогают ли наши технологии в выражении эмоций?
Şöyle ki,teknolojilerimiz bize kendimizi ifade etme imkanı veriyor mu?חלק זה של העבודה? אתם יודעים, האם הטכנולוגיות שלנו מאפשרות לנו לבטא?
Şöyle ki,teknolojilerimiz bize kendimizi ifade etme imkanı veriyor mu?قطعته الموسيقية؟ أنتم تعلمون، هل تسمح لنا التقنيات بالتعبير؟
Şöyle ki,teknolojilerimiz bize kendimizi ifade etme imkanı veriyor mu?技術でそんなことを可能にする 仕組みを作れるでしょうか?
Stüdy H sayesinde becerilerini geliştirme ve memleketine anlamlı bir fayda sağlama imkanı bulabilecek.Co Studio H może jej zaoferować to możliwość rozwoju co pozwoli na oddanie w najbardziej wyraźny sposób.
Stüdy H sayesinde becerilerini geliştirme ve memleketine anlamlı bir fayda sağlama imkanı bulabilecek.스튜디오 H는 라이언에게 자신의 기술을 개발할 수 있는 방법을 제안하고 가장 의미있는 방식으로 지역사회에 다시 기여할 수 있게끔 하는 것이죠.
Stüdy H sayesinde becerilerini geliştirme ve memleketine anlamlı bir fayda sağlama imkanı bulabilecek.Studio H jí může pomoct, aby se zdokonalila v činnostech, kterými toho může dosáhnout.
Stüdy H sayesinde becerilerini geliştirme ve memleketine anlamlı bir fayda sağlama imkanı bulabilecek.Студио Ейч може да и предложи път да развива уменията си, така че да върне по най-значимия начин.
Stüdy H sayesinde becerilerini geliştirme ve memleketine anlamlı bir fayda sağlama imkanı bulabilecek.אז מה שסטודיו H יכול להציע לה זאת דרך לשפר כישורים כך שהיא תוכל לתת בחזרה בדרך המשמעותית ביותר.
Stüdy H sayesinde becerilerini geliştirme ve memleketine anlamlı bir fayda sağlama imkanı bulabilecek.فاستوديو اتش قد أعطاها طريقة لتنمي قدراتها لتسطيع أن ترد الفضل بطريقة مفيدة.
Stüdy H sayesinde becerilerini geliştirme ve memleketine anlamlı bir fayda sağlama imkanı bulabilecek.彼女は能力を高め 最も有意義なかたちで恩返しができるようになるでしょう 2人目はエリックです。エリックはフットボールチームに所属しています
Teknoloji bir otomobildir ,ayaklarınızın sunduğundan daha hızlı seyahat imkanı sunar.기술은 자동차다. 걷은 것보다 빨리 이동할 수 있도록 돕는다
Teknoloji bir otomobildir ,ayaklarınızın sunduğundan daha hızlı seyahat imkanı sunar.Technologie ist ist ein Automobil, das uns erlaubt schneller zu reisen, als es unsere Füße erlauben.
Teknoloji bir otomobildir ,ayaklarınızın sunduğundan daha hızlı seyahat imkanı sunar.Tecnología, es un auto, que nos permite movernos más rápido que nuestras piernas.
Teknoloji bir otomobildir ,ayaklarınızın sunduğundan daha hızlı seyahat imkanı sunar.Tecnologia é um automóvel, que permite alguém viajar mais rápido do que com os pés.
Teknoloji bir otomobildir ,ayaklarınızın sunduğundan daha hızlı seyahat imkanı sunar.Tehnologia este un automobil, care permite deplasarea mai rapidă decât permit picioarele.
Teknoloji bir otomobildir ,ayaklarınızın sunduğundan daha hızlı seyahat imkanı sunar.Tehnologija je avtomobil, ki nam omogoča, da potujemo hitreje kot nam dovoljujejo noge.
Teknoloji bir otomobildir ,ayaklarınızın sunduğundan daha hızlı seyahat imkanı sunar.Teknologia on auto jonka avulla voi kulkea nopeampaa kuin jalan pääsee.
Teknoloji bir otomobildir ,ayaklarınızın sunduğundan daha hızlı seyahat imkanı sunar.Teknologi är en bil, som låter oss färdas snabbare än våra fötter bär oss.
Teknoloji bir otomobildir ,ayaklarınızın sunduğundan daha hızlı seyahat imkanı sunar.Teknologi er en bil, der tillader en at rejse hurtigere end fødder ville kunne.
Teknoloji bir otomobildir ,ayaklarınızın sunduğundan daha hızlı seyahat imkanı sunar.To utrzymuje ich wysoką cenę.
Teknoloji bir otomobildir ,ayaklarınızın sunduğundan daha hızlı seyahat imkanı sunar.Η τεχνολογία είναι ένα αυτοκίνητο, που επιτρέπει σε κάποιον να ταξιδέψει πιο γρήγορα απ'ότι με τα πόδια.
Teknoloji bir otomobildir ,ayaklarınızın sunduğundan daha hızlı seyahat imkanı sunar.Технологията е автомобила, позволяващ ни да пътуваме по-бързо.

İlgili Sayfalar