imkânı ile cümle
imkânı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu anlamaya imkanımız var.ユングならこれを潜在意識と言うでしょう
Bununla ilgli yapıcı bir şey yapma imkanınız olmazdı. .여러분은 그 식을 가지고 정말로 어떤 건설적인 계산도 할 수 없을 것입니다.
Bununla ilgli yapıcı bir şey yapma imkanınız olmazdı. .S tím byste nic moc konstruktivního neudělali.
Bununla ilgli yapıcı bir şey yapma imkanınız olmazdı. .لن تستطيع القيام بشيئ بناءً على هذا
Bununla ilgli yapıcı bir şey yapma imkanınız olmazdı. .先に進むことはできません。 完全な2乗の項で、
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Ce ne-a permis să ascundem asta?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Čo to bolo za veci, ktoré nám dovolili toto skrývať?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Dov'erano gli elementi che ci hanno permesso di nascondere tutto ciò?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Hoe hebben we dit kunnen verbergen?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Hvad var de ting der gav os lov til at skjule dette?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Jak se nám to vlastně podařilo zamaskovat?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?무엇이 이것을 숨기도록 했을까요?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Lalu hal apa yang memungkinkan kita menyembunyikan hal ini?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Men vad var det som tillät oss att gömma detta?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Mik voltak azok a dolgok, amelyek lehetővé tették, hogy ezt elrejtsük?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Quais foram as coisas que nos permitiram esconder isso?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?¿Qué cosas nos permitieron esconder esto?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Quelles étaient les choses qui nous ont permis de cacher cela?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Was waren nochmal die Dinge, die uns ermöglicht haben, das alles zu verstecken?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Więc czym były te "gierki", które maskowały cały ten problem?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Ποια ήταν τα πράγματα που μας επέτρεψαν να το αποκρύψουμε;
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Какви са онези неща, които ни позволиха да скрием това?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Что позволило нам спрятать эти проблемы?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?Що ж дало змогу приховати цю бюджетну діру?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?כיצד הצלחנו להסתיר זאת?
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?ما هي تلك الأشياء التي سمحت لنا باخفاء هذا؟
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?巧みな裏操作によるごまかしです
Bunu yapmamın imkanı yok.De ninguna manera haré eso.
Bunu yapmamın imkanı yok.De ninguna manera haré eso.
Bunu yapmamın imkanı yok.Ilyet én nem tudok...
Bunu yapmamın imkanı yok.Jak bym tak mogła?
Bunu yapmamın imkanı yok.Je ne peux pas faire ça.
Bunu yapmamın imkanı yok.No, così mai.
Bunu yapmamın imkanı yok.Tidak mungkin aku melakukan itu
Bunu yapmamın imkanı yok.لا يمكن أن افعل ذلك
Bu olay ufkunun sınırları içine giren ne olursa olsun... ...bu cisimin karadelikten kaçabilme imkanı yoktur.Коли щось наближається або потрапляє до горизонту подій, цей об'єкт вже не зможе покинути межі чорної діри.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.C'est un fait qui est, lui même, concept, pourtant impossible de réinterpréter.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.Dette er i sig selv et faktum, noget uset, og alligevel umulig at variere.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.Đó là một sự thật rằng có những thứ vô hình mà bất di bất dịch. Cảm ơn các bạn.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.Es ist eine Tatsache, die man nicht sehen kann, aber auch nicht verändern.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.Es un hecho que es, en sí mismo, invisible, pero imposible de variar.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.E un fapt care e, în sine, nevăzut, însă imposibil de variat.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.E' un fatto esso stesso invisibile, ma impossibile da cambiare.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.Faktem samym sobie, niespotykana i nadal niemożliwa do podważenia.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.Het is een feit, dat zelf ongezien, toch onmogelijk te wijzigen is.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.Je to fakt, ktorý je síce nepozorovaný, ale nie je možné ho zmeniť.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.그 사실 자체는 볼 수 없고 변경할 수도 없습니다. 감사합니다.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur. Teşekkürler.Факт е, че самият той е невидим, и все пак е невъзможно да се променя.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.To je fakt, který sám není zjevný, a přesto je neobměnitelný.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.Είναι ένα στοιχείο το οποίο το ίδιο είναι αόρατο, αλλά ταυτόχρονα απίθανο να παραλλαχθεί.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.Это факт, который нельзя увидеть, и при этом невозможно изменить.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.לכשעצמה, זו עובדה סמויה, אבל היא עדיין בלתי ניתנת לשינוי. תודה רבה.
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.إنها حقيقة أنه نفسه غير مرئي. ومع ذلك من المستحيل أن يتغير
Bu öyle bir niteliktir ki, kendisi görünmez, fakat çeşitlendirmenin de imkanı yoktur.しかも変えることも不可能な事実なのです。ありがとうございました。 (拍手)
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Da sehe ich gute Geschäftsidee für Kerala: den USA helfen, ihr Gesundheitswesen zu aufzupäppeln.
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Estou a ver uma oportunidade de negócio para Kerala, ajudar a reparar o sistema de saúde dos EUA.
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Intravedo possibilità di business per il Kerala, aiutare a riparare il sistema sanitario negli USA.
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Jag kan se en affärsmöjlighet för Kerala, hjälpa till att fixa sjukvårdssystemet i USA.
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Já vidím obchodní příležitost pro Keralu, pomáhat napravit zdravotnictví ve Spojených státech.
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Jeg ser en forretningsmulighed for Kerala, der kan hjælpe med at få styr på USA's sundhed.