imkânı ile cümle
imkânı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Látom is Kerala üzleti lehetőségét: segíteni megjavítani az USA egészségügyi rendszerét.
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Näen markkinaraon Keralalle, auttaa Yhdysvaltain terveydenhoitojärjestelmän korjaamisessa.
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Prevăd o posibilă afacere pentru Kerala, în care ajută la refacerea sistemului sanitar al Statelor Unite.
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Puedo ver una oportunidad de negocios para Kerala, que ayude a reparar el sistema de salud en Estados Unidos.
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Tôi thấy được một mối làm ăn cho Kerala, giúp đỡ Hoa Kỳ sửa chữa lại hế thống y tế của mình.
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Vidím veľkú obchodnú príležitosť pre Keralu, pomôcť napraviť zdravotníctvo v Spojených štátoch.
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Widzę możliwości biznesowe dla Kerali, pomagając w naprawie systemu opieki zdrowotnej w USA.
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Виждам бизнес възможност за Керала, да помогне за оправяне на здравната система в Съединените щати.
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki, ABD'deki sağlık sisteminin düzelmesine yardım etmeliler.Я вижу коммерческую возможность Кералы, они могут помочь починить здравоохранение в США.
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki,J'entrevois une occasion de faire des affaires pour Kerala:
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki,제가 보기에 케랄라주가 미국의 건강제도를
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki,אני רואה הזדמנות עסקית לקראלה,
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki,أستطيع أن أرى فرصة عمل لولاية كيرالا ،
Burada Kerala için bir iş imkanı görüyorum sanki,アメリカの医療制度改善に貢献できるかも。
Burada önemli derecede büyüme imkanımız var.Existuje velký prostor pro náš růst.
Burada önemli derecede büyüme imkanımız var.Тут є багато місця для нашого зростання.
Bu ruhlar girdabında bireyselliğini sürdürmenin imkanı yok!É impossível conseguires manter a tua individualidade nesta tempestade de almas!
Bu ruhlar girdabında bireyselliğini sürdürmenin imkanı yok!¡Es imposible que mantengas tu individualidad entre esta tormenta de almas!
Bu ruhlar girdabında bireyselliğini sürdürmenin imkanı yok!Et voi säilyttää yksilöyttäsi tässä sielujen rajuilmassa.
Bu ruhlar girdabında bireyselliğini sürdürmenin imkanı yok!Hur kan du behålla din individualitet i den här själastormen?
Bu ruhlar girdabında bireyselliğini sürdürmenin imkanı yok!Hvordan kan du beholde din personlighed i denne sjælestorm?
Bu ruhlar girdabında bireyselliğini sürdürmenin imkanı yok!Nie mogłeś zachować indywidualności w tej zawierusze dusz.
Bu ruhlar girdabında bireyselliğini sürdürmenin imkanı yok!Non puoi aver conservato la tua individualità in mezzo a questa tempesta di anime!
Bu ruhlar girdabında bireyselliğini sürdürmenin imkanı yok!Δεν γίνεται να κράτησες την ατομικότητά σου μέσα σ' αυτή τη θύελλα ψυχών!
Bu ruhlar girdabında bireyselliğini sürdürmenin imkanı yok!Ты не мог сохранить свою индивидуальность в этой толпе душ!
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Astfel, am putut să studiez cum se modifică comportamentul lor pe măsură ce colonia îmbătrânea şi se mărea.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Daardoor heb ik kunnen bestuderen hoe hun gedrag verandert naarmate de kolonie ouder en groter wordt.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Et grâce à cela, j'ai pu étudier comment leur comportement change quand la colonie vieillit et grossit.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Jestem też w stanie zbadać jak zmieniają się zachowania wraz z rozwojem kolonii.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.덕분에 저는 이 서식지들이 성장하여 규모가 커짐에 따라 어떻게 행동양식이 변화하는지 연구 할 수 있었습니다.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Und daher konnte ich untersuchen, wie sich ihr Verhalten verändert, wenn eine Kolonie altert und wächst.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Y por lo mismo he podido estudiar cómo cambia su comportamiento a medida que la colonia crece y envejece.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Так как колония стареет и развивается, я могу изучать изменение поведения муравьёв.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.ובגלל זה, התאפשר לי ללמוד כיצד ההתנהגות שלהן משתנה כשהמושבה מתבגרת וגדלה.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.وبهذه الطريقة، تمكنت من دراسة كيفية تغير سلوك النمل كلما نمت المستعمرة وزادت.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.彼らの行動の変化を研究することが出来るのです コロニーのライフサイクルを説明します
Bu size görüntü oranının ayarlanma yöntemini seçme imkanı tanırAcesta îţi permite să selectezi cum să fie fixată rata aspectului
Bu size görüntü oranının ayarlanma yöntemini seçme imkanı tanırCeci vous permet de choisir de quelle manière le ratio d'aspect devra être fixé
Bu size görüntü oranının ayarlanma yöntemini seçme imkanı tanırDetta låter dig välja hur bildformatet ska hållas fast
Bu size görüntü oranının ayarlanma yöntemini seçme imkanı tanırLe permite seleccionar cómo se debe corregir la relación de aspecto
Bu size görüntü oranının ayarlanma yöntemini seçme imkanı tanırQuesto ti permette di selezionare come debbano venire fissate le proporzioni
Bu size görüntü oranının ayarlanma yöntemini seçme imkanı tanırSelecciona a forma como a correcção das proporções de tamanho deve trabalhar
Bu size görüntü oranının ayarlanma yöntemini seçme imkanı tanırZde můžete vybrat poměr
Bu size görüntü oranının ayarlanma yöntemini seçme imkanı tanırЗа допомогою цього пункту ви зможете вибирати спосіб фіксування співвідношення сторін
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.Als mensen dit soort lawaai niet kunnen ontvluchten, is dat erg schadelijk voor hun gezondheid.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.Aquellas personas que no pueden alejarse de este tipo de ruido están dañando extremadamente su salud.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.As pessoas que não podem fugir deste barulho serão prejudicadas na sua saúde.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.Azoknak, akik nem tudnak elmenekülni az ilyen zajoktól, extrém módon károsítja az egészségét.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.Bagi orang-orang yang tidak dapat menghindari kebisingan seperti itu, ini sangat merusak kesehatan mereka.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.For mennesker der ikke kan komme væk fra sådan en larm, er det utrolig skadeligt for helbredet.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.Für Menschen, die solchen Geräuschen nicht ausweichen können, ist das äußerst gesundheitsschädlich.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.이러한 소음에서 벗어날 수 없는 사람들은 건강에 정말 심각한 해를 입을 것입니다.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.Lidem, kteří nemohou z takového hluku odejít, to extrémně ničí zdraví.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.Pentru oameni care nu pot să scape de astfel de zgomot, este extrem de dăunător pentru sănătatea lor.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.Per le persone che non possono allontanarsi da suoni come questo, è estremamente dannoso alla salute.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.Pour les gens qui ne peuvent pas s'éloigner des bruits de ce type, cela nuit gravement à leur santé.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.Pre ľudí, ktorý od takého hluku nemôžu odísť je to veľmi škodlivé.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.U ludzi, którzy nie mogą uciec od hałasu takiego jak ten, mogą wystąpić poważne problemy zdrowotne.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.Với những người không thể trốn khỏi các tiếng ồn như thế, thì sức khỏe của họ bị ảnh hưởng nghiêm trọng.
Bu tarz sesler, uzaklaşma imkanı olmayan insanların sağlıklarına oldukça zarar vermektedir.Za ljudi, ki se ne morejo izogniti takšnemu hrupu, je to zelo nevarno za njihovo zdravje.