imkânı ile cümle

imkânı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Ciò diede ai creatori una finestra con la quale coprire i loro investimenti e ottenere un profitto.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Das gab den Erfindern die Möglichkeit ihre Investitionskosten zu decken und Profit zu machen.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Dit gaf bedenkers de ruimte om hun investering terug te verdienen en winst te maken.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Esto le da a los creadores una "ventana" para cubrir su inversión y obtener un beneficio.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Isto deu aos criadores a possibilidade de recuperar o seu investimento e obter lucro.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.독점적인 권리를 부여함으로써요. 이로써 창작자는 투자비용을 회수하고 수익을 낼 수 있는 기회를 가지게 되었습니다.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Ten okres ochronny dawał twórcom możliwość pokrycia kosztów i osiągnięcia godziwego zysku.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Toto dává tvůrcům čas, který mohou využít k pokrytí svých investic a k výdělku.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Αυτό έδωσε δημιουργούς ένα παράθυρο στο οποίο να καλύψουν τις επενδύσεις τους και να κερδίσουν ένα κέρδος.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Така на творците се предоставя прозорец, в който да могат да изплатят инвестициите си и да реализират печалба.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Это давало создателям отрезок времени для покрытия своих вложений и получения прибыли.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.לא היתה אפשרות להעתיק את עבודתך. זה נתן ליוצרים חלון המאפשר להם לכסות את ההשקעה ולהרוויח .
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.利益を生むための期間を クリエイターに与えた その後 著作はパブリック・ドメインになる
Bu imkanı yakında sağlıyor olabileceğiz.Eso es algo que está por venir muy pronto.
Bu imkânsız. İmkânı yok.هذا مستحيل, مستحيل تماما
Buna olumlu bir şekilde bakmanın da imkanı var:Aber man kann es auch optimistisch sehen, wie zum Beispiel: "Wow!
Buna olumlu bir şekilde bakmanın da imkanı var:Ale může se na to podívat optimisticky:
Buna olumlu bir şekilde bakmanın da imkanı var:Có một cách lạc quan hơn để nhìn nhận, rằng là
Buna olumlu bir şekilde bakmanın da imkanı var:Gdyby popatrzył na to z pozytywnej strony, mógłby pomyśleć
Buna olumlu bir şekilde bakmanın da imkanı var:Há um jeito otimista de ver isso, é como,
Buna olumlu bir şekilde bakmanın da imkanı var:Hay un modo optimista de verlo, es como
Buna olumlu bir şekilde bakmanın da imkanı var:Υπάρχει ένας αισιόδοξος τρόπος να το δείς,
Buna olumlu bir şekilde bakmanın da imkanı var:На це можна дивитися з оптимізмом:
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.하지만 4년 후 3천명이 저희를 통해 일자리를 얻었습니다
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.Apesar disso, quatro anos depois, criámos empregos para cerca de 3 000 pessoas.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.Cuatro años después hemos creado empleos para unas 3,000 personas.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.Cu toate astea, 4 ani mai tarziu am creat joburi pentru 3.000 de oameni.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.Doch vier Jahre später haben wir Jobs für etwa 3.000 Menschen geschaffen.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.En toch, vier jaar later hebben we voor zo'n 3000 mensen jobs gecreëerd.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.Eppure, quattro anni dopo, diamo impiego a 3000 persone circa.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.És lám, 4 év múlva létrehoztunk kb. 3.000 munkahelyet.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.Meski begitu, empat tahun kemudian kami berhasil menciptakan lapangan kerja untuk sekitar 3000 orang
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.Mimo to, 4 lata później jest tu praca dla ok. 3000 osób.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.Pourtant, 4 ans plus tard, nous avons créé environ 3 000 emplois.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.Přesto, o čtyři roky později, jsme vytvořili pracovní místa pro zhruba 3000 lidí.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.Tuy nhiên, bốn năm sau đó chúng tôi đã tạo ra công ăn việc làm cho khoảng 3.000 người.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.И ето че 4 години по-късно ние създадохме около 3 хиляди работни места.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.Несмотря на это, четыре года спустя мы создали более трех тысяч рабочих мест.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.ובכל זאת, ארבע שנים מאוחר יותר יצרנו משרות ל-3,000 איש בערך.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.فمازال ، وبعد 4 سنوات لقد خلقنا فرص عمل لحوالي 3000 شخص.
Buna rağmen, dört yıl sonra yaklaşık 3.000 kişiye iş imkanı yarattık.気候まで変えました。これからお見せします。
Bunu anlamaya imkanımız var.Abbiamo accesso a tutto.
Bunu anlamaya imkanımız var.Alles ist uns zugänglich.
Bunu anlamaya imkanımız var.Avem acces la toate astea.
Bunu anlamaya imkanımız var.A všichni k tomu máme přístup.
Bunu anlamaya imkanımız var.Chúng ta có quyền tiếp cận vào tất cả
Bunu anlamaya imkanımız var.Kita punya akses ke semua itu.
Bunu anlamaya imkanımız var.그 진실된 지식에 다가갈 수있는 통로를 가지고 있다는 것을요.
Bunu anlamaya imkanımız var.Máme ku všetkému prístup.
Bunu anlamaya imkanımız var.Mamy dostęp do tego wszystkiego.
Bunu anlamaya imkanımız var.Nous avons accès à tout.
Bunu anlamaya imkanımız var.Temos acesso a todo ele.
Bunu anlamaya imkanımız var.Tenemos acceso a todo.
Bunu anlamaya imkanımız var.Vi har alla tillgång till det.
Bunu anlamaya imkanımız var.Έχουμε πρόσβαση σε όλα.
Bunu anlamaya imkanımız var.Имаме достъп до всичко.
Bunu anlamaya imkanımız var.Ми маємо доступ до всього цього.
Bunu anlamaya imkanımız var.У нас есть доступ ко всему этому.
Bunu anlamaya imkanımız var.לכולנו יש גישה אליה.
Bunu anlamaya imkanımız var.، و لدينا مدخل لها

İlgili Sayfalar