imkânı ile cümle

imkânı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu alet size aynı anda birden fazla nokta işaretleme imkanı veriyor.To urządzenie pozwoli nam zarejestrować kilka punktów styku jednocześnie.
Bu alet size aynı anda birden fazla nokta işaretleme imkanı veriyor.Това нещо ви позволява да имате множество точки едновременно.
Bu alet size aynı anda birden fazla nokta işaretleme imkanı veriyor.Ця річ дає вам змогу мати багато точок водночас.
Bu alet size aynı anda birden fazla nokta işaretleme imkanı veriyor.Эта вещь позволяет вам делать одновременно несколько касаний.
Bu alet size aynı anda birden fazla nokta işaretleme imkanı veriyor.הדבר הזה מאפשר לכם מספר נקודות באותו זמן.
Bu alet size aynı anda birden fazla nokta işaretleme imkanı veriyor.هذا الجهاز يسمح لك أن تضغط عدة نقاط في الوقت نفسه
Bu alet size aynı anda birden fazla nokta işaretleme imkanı veriyor.両手が使えます 指を同時に動かす
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Asta, în opinia mea, ne dă prima oportunitate ca o comunitate să schimbăm lumea în mod fundamental.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Das gibt uns in meinen Augen erstmals die Möglichkeit, als Gemeinschaft grundlegend die Welt zu verändern.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.제 관점에서는, 이것이 우리에게 하나의 공동체로서 세계를 근본적으로 변화시킬 수 있는 첫번째 기회를 주었다고 봅니다
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Po raz pierwszy nasza społeczność ma szansę całkowicie zmienić świat.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Αυτό, κατά τη γνώμη μου, μας δίνει την πρώτη ευκαιρία ως κοινότητα να αλλάξουμε εκ βάθρων τον κόσμο.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Това, според мен, ни дава първа възможност като общност да променим света из основи.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Что, на мой взгляд, впервые даёт возможность нам, как обществу, существенно изменить мир.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.זה, בעיני, נותן לנו הזדמנות ראשונה כקהילה לשנות באופן מהותי את העולם.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.ذلك، في نظري، يعطينا أول فرصة كمجتمع لتغيير العالم جذرياً.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.世界を変える力を得ました 外交政策も二度と元に戻りません エリートには動かせないのです
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.Cách này bỗng giúp tiếp cận trực tiếp suy nghĩ sâu thẳm nhất của con.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.Ça nous donnait subitement accès à leurs pensées les plus intimes.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.Dostaliśmy nagle dostęp do najgłębszych myśli naszych dzieci.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.Esto nos dio acceso repentinamente a sus pensamientos más íntimos.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.Ini tiba-tiba memberi kami akses pada pikiran terdalam mereka.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.이 대화를 통해 마음 깊숙한 곳의 생각들을 들을 수 있습니다.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.Most hirtelen hozzáférhetőkké váltak a legbelsőbb gondolataik.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.Plotseling deelden ze hun diepste gedachten.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.Plötzlich hatten wir Zugang zu ihren innersten Gedanken.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.Questo ci ha dato modo di accedere improvvisamente ai loro pensieri più profondi.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.Αυτό μας έδωσε ξαφνικά πρόσβαση στις πιο ενδόμυχες σκέψεις τους.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.Аж раптом вони відкрили нам найпотаємніші думки.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.Изведнъж ние получихме достъп до техните мисли.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.Это внезапно дало нам доступ к их самым сокровенным мыслям.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.זה נתן לנו לפתע גישה למחשבותיהן הכמוסות ביותר.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.وهذا أوصلنا فجأة إلى أعمق أفكارهم.
Bu bize onların en derin düşüncelerine ulaşabilme imkanı verdi.最も驚いたのは 来週どう問題を解決するか に焦点を向けた時
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.A to je velmi účinné, protože všichni vidí všechno.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.É bastante poderoso porque todos conseguem ver tudo.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.E' davvero potente perché ognuno riesce a vedere ogni cosa.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.En het is heel krachtig omdat iedereen alles te zien krijgt.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.Et c'est très puissant car tout est vu par tout le monde.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.Ez egy nagyon erőteljes hatású dolog, mivel mindenki lát mindent.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.Ini sangat berguna karena semua orang bisa melihat semuanya.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.Je to veľmi silné, pretože každý vidí všetko ostatné.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.이것은 모든 사람이 다른 부분들을 전부 볼 수 있게 되기 때문에 무척 강력합니다.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.Og det er meget effektfuldt, fordi alle kommer til at se det hele.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.Potęga tkwi w tym, że każdy widzi wszystko.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.Și este foarte puternic pentru că oricine poate vedea absolut tot.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.To je zelo učinkovito, saj lahko vsak vidi vse.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.Und das ist sehr machtvoll, weil jeder alles andere sehen kann.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.Và nó rất là mạnh mẽ bởi vì mọi người có thể thấy được mọi thứ.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.Y es muy poderoso porque todos pueden ver todo.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.Και είναι πολύ δυνατό γιατί όλοι μπορούν να βλέπουν τα πάντα.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.Това е много силен метод, защото всеки вижда всичко.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.Це має сильний ефект, оскільки всі все бачать.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.Это имеет мощный эффект, потому что все всё видят.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.וזה חזק מאוד מכיוון שלכולם יוצא לראות את כל השאר.
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.وهي قوية جداً لأن الجميع يشاهد كل شئ
Bu çok güçlü bir şey çünkü herkesin her şeyi görebilme imkanı oluyor.いつでも戦略プランの
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Aceasta a oferit creatorilor o fereastră în care să îşi acopere investiţia şi să dobândească profit.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Cela donnait aux inventeurs une fenêtre de temps pour couvrir leurs investissements et faire un profit.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Chúng mở ra một cánh cửa mới nơi người ta yên tâm bỏ công sức đầu tư sáng tạo để hồi thu lại lợi nhuận.

İlgili Sayfalar