Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Ampak brat se z bratom pravda in to pred neverniki!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Blijkbaar niet, want de ene gelovige brengt de andere voor het gerecht, voor ongelovige rechters nog wel!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Dar un frate se duce la judecată cu alt frate, şi încă înaintea necredincioşilor!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Hanem atyafi atyafival törvénykezik, még pedig hitetlenek elõtt?
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!형제가 형제로 더불어 송사할 뿐더러 믿지 아니하는 자들 앞에서 하느냐
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Mais un frère plaide contre un frère, et cela devant des infidèles!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Måste i stället den ene brodern gå till rätta med den andre, och det inför de otrogna?
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Mas vai um irmão a juízo contra outro irmão, e isto perante incrédulos?
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Men Broder fører Sag imod Broder, og det for vantro!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!men bror fører sak mot bror, og det for vantros domstol!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Nhưng anh em kiện anh em, lại đem đến trước mặt kẻ chẳng tin!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Nhưng anh_em kiện anh_em , lại đem đến trước mặt kẻ chẳng tin !
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!No, anzi, un fratello viene chiamato in giudizio dal fratello e per di più davanti a infedeli
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Pero hermano va a juicio contra hermano, y esto ante los incrédulos
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!sondern ein Bruder hadert mit dem andern, dazu vor den Ungläubigen.
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Vaan veli käy oikeutta veljen kanssa, vieläpä uskottomain edessä!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!αλλα αδελφος κρινεται με αδελφον, και τουτο ενωπιον απιστων;
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Нї, брат з братом судить ся, та ще й перед невірними!
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!Но брат с братом судится, и притом перед неверными.
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!כי אח רב עם אחיו וזאת לפני לא מאמינים׃
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!لكن الاخ يحاكم الاخ وذلك عند غير المؤمنين.
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!你 們 竟 是 弟 兄 與 弟 兄 告 狀 、 而 且 告 在 不 信 主 的 人 面 前
Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde!你 們竟 是 弟兄 與 弟兄 告狀 、 而且 告 在 不信主 的 人 面前
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.A jeźli kto o swoich, a najwięcej o domowych starania nie ma, wiary się zaprzał i gorszy jest niż niewierny.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Ako pa kdo ne skrbi za svoje, zlasti pa za domače, je zatajil vero in je hujši od nevernika.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Ale jestli sa niekto nestará o svojich vlastných a najmä o domácich, zaprel vieru a je horší ako neveriaci.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Jestliže pak kdo o své, a zvláště o domácí péče nemá, zapřelť jest víry, a jest horší nežli nevěřící.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.누구든지 자기 친족 특히 자기 가족을 돌아보지 아니하면 믿음을 배반한 자요 불신 자보다 더 악한 자니라
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Если же кто о своих и особенно о домашних не печется, тот отрекся от веры и хуже неверного.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Коли ж хто про своїх, а найбільш про домашнїх не промишляв, той відцуравсь віри, і гірший од не вірного.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.אבל מי שלא יפרנס את קרוביו וביותר את בני ביתו כפר באמונה והוא גרוע מאשר איננו מאמין׃
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.وان كان احد لا يعتني بخاصته ولا سيما اهل بيته فقد انكر الايمان وهو شر من غير المؤمن.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.人 若 不 看 顧 親 屬 、 就 是 背 了 真 道 、 比 不 信 的 人 還 不 好 . 不 看 顧 自 己 家 裡 的 人 、 更 是 如 此
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.人 若 不 看 顧親屬 、 就 是 背 了 真道 、 比 不 信 的 人 還 不 好 . 不 看顧 自己 家裡 的 人 、 更是 如此
latincedeki inançsız sözcüğünden çevrilmiş "İmansız" sözcüğü."Infidel" z latinského pre "neveriaci."
latincedeki inançsız sözcüğünden çevrilmiş "İmansız" sözcüğü."infidel" - неверник на латински.
latincedeki inançsız sözcüğünden çevrilmiş "İmansız" sözcüğü."Không theo đạo", dịch từ tiếng Latin là "không có đức tin"
latincedeki inançsız sözcüğünden çevrilmiş "İmansız" sözcüğü.라틴어의 "불신심자" 라는 단어에서 나온 "이단자."
latincedeki inançsız sözcüğünden çevrilmiş "İmansız" sözcüğü.latinescul "infidel" pentru "necredincios."
latincedeki inançsız sözcüğünden çevrilmiş "İmansız" sözcüğü."Niewierny", który wziął się od "braku wiary".
latincedeki inançsız sözcüğünden çevrilmiş "İmansız" sözcüğü."Ungläubige", die keinen Glauben haben.
latincedeki inançsız sözcüğünden çevrilmiş "İmansız" sözcüğü."Άπιστος" από τη λατινική λέξη για την απιστία
latincedeki inançsız sözcüğünden çevrilmiş "İmansız" sözcüğü."כופר (infidel)" מהמילה הלטינית ל"חסר אמונה".
latincedeki inançsız sözcüğünden çevrilmiş "İmansız" sözcüğü."كافر" من اللاتينية بمعنى "عديم اﻹيمان".
latincedeki inançsız sözcüğünden çevrilmiş "İmansız" sözcüğü.二重に皮肉なのは 彼らの絶対主義が
Sonra Tomasa, ‹‹Parmağını uzat›› dedi, ‹‹Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!››도마에게 이르시되 네 손가락을 이리 내밀어 내 손을 보고 네 손을 내밀어 내 옆구리에 넣어보라 그리하고 믿음 없는 자가 되지 말고 믿는 자가 되라
Sonra Tomasa, ‹‹Parmağını uzat›› dedi, ‹‹Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!››"Thomas, zie je mijn handen en mijn zij? Voel er maar eens aan en twijfel niet meer. Geloof dat Ik leef!"
Sonra Tomasa, ‹‹Parmağını uzat›› dedi, ‹‹Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!››И тъй, от онзи ден те се съветваха да Го умъртвят.
Sonra Tomasa, ‹‹Parmağını uzat›› dedi, ‹‹Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!››ואחר אמר אל תומא שלח אצבעך הנה וראה את ידי ושלח את ידך הנה ושים בצדי ואל תהי חסר אמונה כי אם מאמין׃
Sonra Tomasa, ‹‹Parmağını uzat›› dedi, ‹‹Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!››ثم قال لتوما هات اصبعك الى هنا وابصر يديّ وهات يدك وضعها في جنبي ولا تكن غير مؤمن بل مؤمنا.
Sonra Tomasa, ‹‹Parmağını uzat›› dedi, ‹‹Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!››就 對 多 馬 說 、 伸 過 你 的 指 頭 來 、 摸 ( 摸 原 文 作 看 ) 我 的 手 . 伸 出 你 的 手 來 、 探 入 我 的 肋 旁 . 不 要 疑 惑 、 總 要 信
Sonra Tomasa, ‹‹Parmağını uzat›› dedi, ‹‹Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!››就 對多馬說 、 伸過 你 的 指 頭來 、 摸 ( 摸 原文 作看 ) 我 的 手 . 伸出 你 的 手來 、 探入 我 的 肋旁 . 不要 疑惑 、 總要信