Motorları imal ettik, son iki yılda 100 farklı motor ürettik.Wir bauten Apparaturen - es wurden etwa 100 verschiedene Versionen in den letzten zwei Jahren.
Motorları imal ettik, son iki yılda 100 farklı motor ürettik.Zbudowaliśmy te silniki - 100 różnych silników w ciągu ostatnich dwóch lat.
Motorları imal ettik, son iki yılda 100 farklı motor ürettik.Изграждахме мотори - направихме 100 различни мотора през последните две години.
Motorları imal ettik, son iki yılda 100 farklı motor ürettik.Мы построили двигатели, мы построили 100 различных двигателей за последние 2 года.
Motorları imal ettik, son iki yılda 100 farklı motor ürettik.בנינו מנועים- בנינו 100 מנועים שונים בשנתיים האחרונות.
Motorları imal ettik, son iki yılda 100 farklı motor ürettik.قمنا ببناء المحركات -- فقد بنينا 100 محرك مختلف خلال العامين الماضيين
Motorları imal ettik, son iki yılda 100 farklı motor ürettik.一台一台測定し 測定した数値に合わせて調整し
Nedeni imalat sırasında20가지 색상의 X와 O를 만들어 생산 중에 임의로 섞습니다.
Nedeni imalat sırasındaזה מפני שיכולנו להריץ במהלך הייצור,
Nedeni imalat sırasındaحيث قمنا في طور التصنيع بتثبيت،
Nedeni imalat sırasındaコンピュータの名前にもなっている XとOが
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Bohužel v USA už nevyrábíme tyto výrobní zařízení.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Bohužiaľ, výrobné zariadenia už nebudujeme v USA.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Denn in den USA bauen wir diese Fertigungsanlagen leider nicht mehr.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Infelizmente, já não construímos este equipamento de produção nos EUA.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.안타깝게도 미국에는 이 생산 시설을 더 이상 지을 수가 없다고 하더라고요.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Niestety, nie wytwarzamy już naszych produktów w USA.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Nous ne construisons plus cet équipement aux Etats-Unis malheureusement.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Nu mai facem echipamente de producţie în Statele Unite, din pǎcate.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Rất tiếc chúng tôi không còn lắp đặt trang thiết bị sản xuất ở Mỹ nữa.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Sajnos már nem építünk ilyen gyártó felszerelést az USAban.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Sayangnya, kami tidak lagi membangun peralatan produksi ini di AS
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Sfortunatamente non produciamo più questi prodotti negli Stati Uniti.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Vi tillverkar inte denna produktionsutrusning längre i USA, tyvärr.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Wij bouwen deze productie-installaties niet meer in de VS, helaas.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Ya no producimos este equipo en los Estados Unidos, desafortunadamente.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.Δυστυχώς δεν κατασκευάζουμε πλέον αυτό τον παραγωγικό εξοπλισμό στις Ην. Πολιτείες.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.За съжаление, това производствено оборудване вече не се строи в САЩ.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.К сожалению, в США мы больше не производим такого оборудования.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.На жаль, в США ми таке обладнання не будуємо.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.אנחנו לא בונים יותר את ציוד הייצור בארה"ב, למרבה הצער.
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.لم نعد نبني آلالات الإنتاج هذه في الولايات المتحدة. بكل أسف
Ne yazık ki, artık bu imalat ekipmanları Amerika'da üretilmiyor.我々は夏の間、製造ラインの設置に取り組みました。
O dönemde, Massachusetts'de Malden Mills'in başındaydı. Polartec isimli sentetik kumaşları imal ediyorlardı.Han var chef för Malden Mills i Massachussetts - de tillverkade Polartec-kläder -
O dönemde, Massachusetts'de Malden Mills'in başındaydı. Polartec isimli sentetik kumaşları imal ediyorlardı.là chủ nhà máy Malden ở Massachussetts -- họ đã làm ra Polartec --
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.1人でいると絶望や悲観をしがちです
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.De är våra hantverksföretag. De är sårbara, fristående personer.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.De er vores bomuldsindustrier. De er følsomme, enlige mennesker.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Eles são as nossas indústrias caseiras. Eles são vulneráveis, solitários.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Họ là nền công nghiệp thủ công của chúng ta. Họ yếu đuối, những con người đơn lẻ.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Ils sont notre artisanat. Ils sont des personnes seules et vulnérables.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.그들은 홀로 일하는 취약한 가내 공업자들입니다.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Mereka tak terorganisir dan tersebar meski begitu produktif. Mereka adalah orang-orang penyendiri dan rapuh.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Ők a mi háziiparunk. Sebezhető, egyedülálló emberek.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Są swoistymi chałupnikami. Są wrażliwi i samotni.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Sie sind unsere Heimgewerbe. Sie sind verletzbare, einzelne Menschen.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.So naši obrtniki. So ranljivi, samski ljudje.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Son industrias artesanales. Son personas vulnerables, solas.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Sono il nostro artigianato. Sono vulnerabili, persone sole.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Sunt oamenii din umbră. Oameni vulnerabili, singuri.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Sú to zraniteľní ľudia, ktorí trávia čas osamote.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Zij zijn onze kleinschalige producenten; kwetsbare, eenzame mensen.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Αποτελούν την οικοτεχνία μας. Είναι ευάλωτοι, μοναχικοί άνθρωποι.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Вони працюють удома.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Каждый из них в своем маленьком мирке. Это ранимые и одинокие люди.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.Те са домашната индустрия. Те са уязвими, самотни хора.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.הם התעשיות הביתיות הקטנות שלנו. אלו אנשים בודדים, פגיעים.
Onlar, ev imalathaneleri oluyorlar, narin, tek başına insanlar.هم اكواخنا الصناعية, ضعفاء, افراد
Onları kim imal etti?)Ai làm chúng?)
Onları kim imal etti?)"Chi le ha fatte?")