7 çarpı i imajiner bölüm ve burada reel bölüm yok.Seven times i is in imaginary number, so there's no real part to this.
Ve bu başka bir ima.And there's another implication of this.
Şu an imajiner kısımlarla ilgilenmiyoruz. x eşittir 0 hiç bir zaman olamaz.So we're not dealing with imaginaries right now. So you can never have x equal to 0.
Başkan olarak, Senatör olarak, endüstriye yoğunlaşabilirler, pazarlamaya ve imalat sanayisine.Presidency, Senate, er, you can go from industry, marketing and you can also go to manufacturing.
Bir sihirbaz olarak insanları durdurup düşünmeye teşvik eden imajlar yaratmaya çalışırım.As a magician, I try to create images that make people stop and think.
Bu orada ima edilen gizli bir terim, isterseniz 1'i buraya koyabilirsiniz.It's implicit there, you could put a 1 here if you like.
Bazılarına göre, bunun korkutucu bir gizlilik ve insan hakları imaları var.To some, this has terrifying privacy and civil liberties implications.
AIG'nin muhteşem bir imajı var değil mi? -AlG all of the sudden has an excellent business model, right?
Benimde bir çömlek imalathanem var dedim.I said, I also have a pottery.
Bunu ima edebiliriz.We can hint at it.
Kendi imaj eksikliğimiz nedir?What is with the lack of self-image?
Şimdi, mutlak bağımsızlığın, şartlı bağımsızlığı ima edip etmediğini öğrenmek istiyorum.Now I would like to know whether absolute independence implies conditional independence.
Ayrıca, şartlı bağımsızlığın, mutlak bağımsızlığı ima edip etmediğini öğrenmek istiyorum.And I'd also like to know whether conditional independence implies absolute independence.
Şu anda gördüğünüz gibi bir imajı var.With this image in mind,
Kendine özgü bir imajı olmalı.She needs a distinct image.
Peki ya günlük hayatındaki imajını korusak? Abartıya kaçmadan.What if we highlight her commoner image, so she won't appear too distant.
Lütfen imajını lekeleyebilecek her şeyi aklınızdan çıkarın.Please erase those options which affects the princess' image.
Asaletin ve ulaşılamazlığın cazibesi vardır. Bu imajı mutlaka korumalıyız.Her elegance and her undeniable splendor, all of us must try our best to create such an image.
Halktan sıradan biri imajı yerine... ...otoriter bir kadın figürü koyabilirsek sorun kalmaz.If in the eyes of feminists or commoners she appears disgraceful, then it'd be a complete failure.
Şimdi diyelim ki mucidimizin rakibi icadın bir kopyasının imalatına başladı.Now let's say a competitor starts manufacturing a competing copy.
Çünkü bizim imalat sürecimiz, organizmamızdır.Because the manufacturing process is our organism.
Ama bizim alıcı ve biz İsveç'te imal zaman bu fark-But our customers and we noticed this when we were manufacturing in Sweden -
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.He believed in Yahweh; and he reckoned it to him for righteousness.
O zaman birçok kişi imandan sapacak, birbirlerini ele verecek ve birbirlerinden nefret edecekler.Then many will stumble, and will deliver up one another, and will hate one another.
İsa onların imanını görünce felçliye, ‹‹Oğlum, günahların bağışlandı›› dedi.Jesus, seeing their faith, said to the paralytic, "Son, your sins are forgiven you."
Bu sözler üzerine birçokları Ona iman etti.As he spoke these things, many believed in him.
İsa öğrencilerine, ‹‹Neden korkuyorsunuz? Hâlâ imanınız yok mu?›› dedi.He said to them, "Why are you so afraid? How is it that you have no faith?"
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.He marveled because of their unbelief. He went around the villages teaching.
Çocuğun babası hemen, ‹‹İman ediyorum, imansızlığımı yenmeme yardım et!›› diye feryat etti.Immediately the father of the child cried out with tears, "I believe. Help my unbelief!"
İsa onlara şöyle karşılık verdi: ‹‹Tanrıya iman edin.Jesus answered them, "Have faith in God.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.He who believes and is baptized will be saved; but he who disbelieves will be condemned.
İsa onların imanını görünce, ‹‹Dostum, günahların bağışlandı›› dedi.Seeing their faith, he said to him, "Man, your sins are forgiven you."
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››But Jesus hearing it, answered him, "Don't be afraid. Only believe, and she will be healed."
Ama siz iman etmiyorsunuz. Çünkü benim koyunlarımdan değilsiniz.But you don't believe, because you are not of my sheep, as I told you.
Öyle ki, Ona iman eden herkes sonsuz yaşama kavuşsun.that whoever believes in him should not perish, but have eternal life.
Onun sözü üzerine daha birçokları iman etti.Many more believed because of his word.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Jesus therefore said to him, "Unless you see signs and wonders, you will in no way believe."
Onun sözü sizde yaşamıyor. Çünkü Onun gönderdiği kişiye iman etmiyorsunuz.You don't have his word living in you; because you don't believe him whom he sent.
Musaya iman etmiş olsaydınız, bana da iman ederdiniz. Çünkü o benim hakkımda yazmıştır.For if you believed Moses, you would believe me; for he wrote about me.
Ama onun yazılarına iman etmezseniz, benim sözlerime nasıl iman edeceksiniz?››But if you don't believe his writings, how will you believe my words?"
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Jesus answered them, "This is the work of God, that you believe in him whom he has sent."
‹‹Ama ben size dedim ki, ‹Beni gördünüz, yine de iman etmiyorsunuz.›But I told you that you have seen me, and yet you don't believe.
Size doğrusunu söyleyeyim, iman edenin sonsuz yaşamı vardır.Most certainly, I tell you, he who believes in me has eternal life.
Kardeşleri bile Ona iman etmiyorlardı.For even his brothers didn't believe in him.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››He who believes in me, as the Scripture has said, from within him will flow rivers of living water."
‹‹Önderlerden ya da Ferisilerden Ona iman eden oldu mu hiç?Have any of the rulers believed in him, or of the Pharisees?
Ama ben gerçeği söylüyorum. İşte bunun için bana iman etmiyorsunuz.But because I tell the truth, you don't believe me.
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Which of you convicts me of sin? If I tell the truth, why do you not believe me?
Adam şu yanıtı verdi: ‹‹Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman edeyim.››He answered, "Who is he, Lord, that I may believe in him?"
Adam, ‹‹Rab, iman ediyorum!›› diyerek İsaya tapındı.He said, "Lord, I believe!" and he worshiped him.
Eğer Babamın işlerini yapmıyorsam, bana iman etmeyin.If I don't do the works of my Father, don't believe me.
Ve orada birçokları O'na iman etti.Many believed in him there.
Yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek. Buna iman ediyor musun?››Whoever lives and believes in me will never die. Do you believe this?"
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Therefore many of the Jews, who came to Mary and saw what Jesus did, believed in him.
Çünkü onun yüzünden birçok Yahudi gidip İsaya iman ediyordu.because on account of him many of the Jews went away and believed in Jesus.
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.But though he had done so many signs before them, yet they didn't believe in him,
İsa yüksek sesle, ‹‹Bana iman eden bana değil, beni gönderene iman etmiş olur›› dedi.Jesus cried out and said, "Whoever believes in me, believes not in me, but in him who sent me.
Bana iman eden hiç kimse karanlıkta kalmasın diye, dünyaya ışık olarak geldim.I have come as a light into the world, that whoever believes in me may not remain in the darkness.
‹‹Yüreğiniz sıkılmasın. Tanrıya iman edin, bana da iman edin."Don't let your heart be troubled. Believe in God. Believe also in me.
Günah konusunda, çünkü bana iman etmezler;about sin, because they don't believe in me;