Bunu iltifat olarak alıyorum.Ezt bóknak veszem.
Bunu iltifat olarak alıyorum.Je le prends comme un compliment.
Bunu iltifat olarak alıyorum.Θα το δεκτό σαν κομπλιμέντο.
Bunu iltifat olarak alıyorum.سأعتبر الامر مديحا
Bunu iltifat olarak kabul edeceğim.Är det en komplimang?
Bunu iltifat olarak kabul edeceğim.Considero isso um elogio.
Bunu iltifat olarak kabul edeceğim.Er det et kompliment?
Bunu iltifat olarak kabul edeceğim.Lo prenderò come un complimento.
Bunu iltifat olarak kabul edeceğim.Lo tomaré como un cumplido.
Bunu iltifat olarak kabul edeceğim.Otan sen kohteliaisuutena.
Bunu iltifat olarak kabul edeceğim.Uznam to za komplement.
Bunu iltifat olarak kabul edeceğim.Сочту это за комплимент.
Bu söylediğim bir iltifat değil.Amikor ezt mondom, azzal nem bókolok.
Bu söylediğim bir iltifat değil.Ko to govorim, ne dajem komplimentov.
Bu söylediğim bir iltifat değil.Wenn ich das sage, mache ich kein Kompliment.
Çok iltifat tatlı önemli.Alltför smickrande-sött att vara betydande.
Çok iltifat tatlı önemli.For flatterende-sød at være betydelige.
Çok iltifat tatlı önemli.듣기 - 달콤한이 실질적인 수 있습니다.
Çok iltifat tatlı önemli.Liian mairitteleva-makea olemaan merkittävät.
Çok iltifat tatlı önemli.Muy halagador-dulce a ser considerable.
Çok iltifat tatlı önemli.Ook vleiend-zoete belangrijk te zijn.
Çok iltifat tatlı önemli.Prea flatant-dulce să fie substanţiale.
Çok iltifat tatlı önemli.Príliš lichotivý, sladké ako podstatná.
Çok iltifat tatlı önemli.Příliš lichotivý, sladké jako podstatná.
Çok iltifat tatlı önemli.Quá tâng bốc ngọt là đáng kể.
Çok iltifat tatlı önemli.Terlalu menyanjung-manis cukup besar.
Çok iltifat tatlı önemli.Too laskavo-sladek bi bil velik.
Çok iltifat tatlı önemli.Trop flatteuse-doux d'être substantiels.
Çok iltifat tatlı önemli.Troppo lusinghiero-dolce per essere sostanziale.
Çok iltifat tatlı önemli.Túl hízelgő édes is jelentős.
Çok iltifat tatlı önemli. [Yukarıda Juliet girin.]Muito lisonjeira-doce para ser substanciais.
Çok iltifat tatlı önemli. [Yukarıda Juliet girin.]ジュリエット三つの言葉、愛するロメオ、そして本当に良い夜。
Çok iltifat tatlı önemli.Zbyt pochlebne-słodkie są znaczne.
Çok iltifat tatlı önemli.Zu schmeichelhaft-sweet erheblich zu sein.
Çok iltifat tatlı önemli.Πάρα πολύ κολακευτικό-γλυκιά να είναι ουσιαστική.
Çok iltifat tatlı önemli.Слишком лестно, сладко быть существенной.
Çok iltifat tatlı önemli.Твърде ласкателни-сладко да бъдат значителни.
Çok iltifat tatlı önemli.מחמיא מדי מתוק להיות משמעותי.
Çok iltifat tatlı önemli.الاغراء الحلو جدا أن يكون كبيرا.
Evet biliyorum, biliyorum Ona iltifat ettiğimde bana inanmayacakJé, vím, vím Že když jí skládám komplimenty Tak mi nechce věřit
Evet biliyorum, biliyorum Ona iltifat ettiğimde bana inanmayacakOuais je sais Quand je lui fais des compliments elle ne me croit pas
Evet biliyorum, biliyorum Ona iltifat ettiğimde bana inanmayacakSí, yo sé, yo sé que cuando la elogio no me cree.
Evet biliyorum, biliyorum Ona iltifat ettiğimde bana inanmayacakYeha jag vet, jag vet när jag ger henne komplimanger vill hon inte tro mig
Evet biliyorum, biliyorum Ona iltifat ettiğimde bana inanmayacakДа аз знам, аз знам, когато и направя комплимент тя не ще повярва.
Evet biliyorum, biliyorum Ona iltifat ettiğimde bana inanmayacakДа, я знаю, я знаю, когда я хвалить ей, что она не будет, поверьте мне.
Evet biliyorum, biliyorum Ona iltifat ettiğimde bana inanmayacakأعرف ، أعرف عندما اقول لها لن تصدقني
Herkes iltifatı sever.*Alla gillar en komplimang.*
Herkes iltifatı sever.*Iedereen houdt van een compliment.*
Herkes iltifatı sever. Iyğ, şu şeyler.*Σε όλους αρέσει μια φιλοφρόνηση.*
Herkes iltifatı sever.*Jeder erfreut sich an Komplimenten.*
Herkes iltifatı sever.*Każdy lubi komplementy.*
Herkes iltifatı sever.*모두가 칭찬을 좋아합니다.*
Herkes iltifatı sever.*Tutti amano un complimento*
Herkes iltifatı sever.*Všichni mají rádi komplimenty.*
Herkes iltifatı sever."Все любят комплименты." - О, эти штуки.
Her şeyden önce; bu, hepimizin almak isteyeceği bir iltifat gibi.D'abord, c'est le genre de compliment que nous aimons tous recevoir.
Her şeyden önce; bu, hepimizin almak isteyeceği bir iltifat gibi.Először is ez egyfajta dícséret, amit mindenki örömmel fogad.
Her şeyden önce; bu, hepimizin almak isteyeceği bir iltifat gibi.För det första är det en komplimang alla skulle vilja få.
Her şeyden önce; bu, hepimizin almak isteyeceği bir iltifat gibi.În primul rând, e un fel de compliment de care ne place tuturor să primim.
Her şeyden önce; bu, hepimizin almak isteyeceği bir iltifat gibi.우선, 저건 누구나 바라는 일종의 칭찬입니다.