Ana içeriğe geç
Sözlük

ilkel ile cümle

ilkel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlkel varlıklardı. Hatta, bu bölüme hala sürüngen beyin diyoruz.They were primitive creatures in fact it's still called the reptile brain.
Hadi Adem'i ayartan diyalogun ilkelerine kulak verelim şimdi.Let's tune into the conversation of the principals in Adam's temptation.
İlk ilkelere geri dönmeye hakkımız vardı. Bu üçüncü diyagram.We got the right to go back to first principles -- that's the third diagram.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.Secondly, I'd like you to create principles that will transcend my own presidency.
Bu ufak yağ damlacıkları bir bakıma en ilkel hücre formlarıydı.And those were the most primitive forms of cells in a sense, those little drops of oil.
Mühendisler için ahlak ilkelerinin karmaşık olduğu bir zamandı.Za in�enjere je to bila zbilja slo�ena eti�ka dilema.
Bu insanlar, dünyadaki en ilkel insanlar.These are the most primitive people in the world.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.It was very primal and more remote than anything I'd ever experienced before.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.It's a primitive conifer.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.You might think of this as kind of like a primitive cell.
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi. Dans eden ön-hücleler...So remember, these are primitive things, so dancing protocells, that's very interesting to us.
Bunu bir çeşit ilkel şurup olarak düşünün, olur mu?Think of it like a primordial ooze, okay?
Ve büyük bankalar Amerika ilkeleri ya sevmiyorumAnd what if the biggest banks don't like the policies of the United
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur.And this is the state that's commonly thought to be one of primordial harmony. But the archaeologist
Sistemimiz çok ilkeldi.And our system was rudimentary.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.But you don't make good policy by hiding things in a drawer.
Bana yardımcı olması için buraya üçgende eşlik ilkelerini yazacağım.And to figure that out I'm just over here, going to write our triangle congruency postulates
Bilgisayarlarımız, sistemlerimiz bugün için Apollo'nun ki kadar ilkel olacak.Our computers, our systems will be as primitive as the Apollo's are for today.
En ilkel canlının duygularıyla aynı duygu.The same sensations as the most primeval creature.
Ve hareketlerini, sadece çok ilkel bir biçimde ve çok sınırlı bir biçimde kontrol edebilirler.And they can only in a very primitive way, and in a very limited way control their movements.
Çünkü bu hissettiğim şeyin ilkel bir çığlık olduğu aklıma geldi.Because the thought that came to my mind was that the feeling that I had was like a primal scream.
İlkel beyin de farklı görünmüyor ki!The primitive brain doesn't look any different.
İlkel insan ise dünyay bakıp sadece gülümsüyor.But the primitive man, just looks at the world and grins.
Ona bakmanın ötesinde bir merakı yok. İlkel aletleriyle bunu anlayamaz.He has no curiosity except he'll look at it, and... with his primitive tools, but he can't say
Bu inanılmayacak derece ilkel bir duygusal tepki.This is an unbelievably primitive emotional response.
Şu diğeri de şundan daha ilkel.And the other one is more primitive than the other."
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.The browser was great, but the browser was very primitive, very narrow bandwidth.
Pikaia'nın evrimi ile ilkel bir sinir teli ortaya çıktı.In Pikaia, a primitive nerve cord evolved.
İlkel maymunlarda tutma yeteneğine sahip olan el, pençenin yerine geçti.In early prosimians, grasping hands replaced claws.
Bu ilkel maymunların evrilmesiyle yeni bir sosyal hayvan ortaya çıktı.From these prosimians, evolved a new social animal.
Terleme solumanın yerini alınca, boş kalan ağızları sayesinde ilkel sesler çıkarabiliyorlardı.As sweating replaced panting, the mouth was freed up allowing for primitive voices to develop.
Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.We don't get our hair caught in it, but that's the level of primitiveness of where we are.
Archaeopteryx, ilkel bir kuş, onun hala ilkel bir eli vardı.Archaeopteryx, which is a bird, a primitive bird, still has that very primitive hand.
Önce, Fransız ve Amerikan hafif tanklarının savaş ilkelerini hatırlayalım.First of all, let us remind you of battle principles for French and American light tanks:
Kullanım ilkeleri belirsiz hale geldiğinde herşey daha da karmaşıklaşıyor.It gets even more complicated when the doctrines of use become ambiguous.
Beyne kablolar yerleştirmek açıkçası biraz ilkel.Sticking wires into the brain is obviously rather crude.
Fakat ilkel bir seviyede gayet mantıklı geliyor.But it makes a whole lot of sense at some deep level.
Bu tür varlıklara sebep vermeden yasak koyamazsın. O kadar ilkel değiliz.You can not prohibit without reason for such being, we are not so primitive.
Uç noktada vahşiliğe ve ilkel bir tür savaşa da yetkindirler.They're capable of extreme brutality, even a kind of primitive war.
Fikir daha çok ilkel.The idea is embryonic.
Seçimler sona erdi, ancak ilkelerimiz geçerliliğini korumakta.This election is over, but our principles endure.
Bunların hepsi kaba ve ilkel.Choose from this list, it will show you how to make a meal out of that almost expired food.
Çok ilkelce.Very primitive.
İlk ağlar mesela çok basit ve ilkeldi.So, the earliest retes, for example, were very simple and primitive.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Rudimentary animal, has a nervous system, swims around in the ocean in its juvenile life.
Gelecekte, tüm ilkel insanlar güncellenecek bir antropolik çalışmanın hedefi olmayacaklar.In the future, all primitive people will be updated. Not treated as an anthropology study.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.It's like that initial stage is over -- oneness: infancy, unformed, primitive.
Küçükken eminim ki ilkel sanatın zevkini tatmışsınızdır.When you were little, I bet you spent time enjoying the pleasure of primitive art.
Bu şeyin ilk ilkeleri nelerdir ve biz nereye doğru gidiyoru?What are the first principles of this stuff and where are we heading?
Aynı ilkeler uygulanır -- hesaplamalar, daha zor olur.Same principles applied -- calculations, harder.
Ve aynı zamanda romantizm akımının ilkeleriyle, gelenekleriyle uyumlu bir resim.This is very much a romantic landscape--one that looks back on the traditions of romanticism
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.This lad seems to have chucked all the principles of a well-spent boyhood.
İnsan sesi: gizemli, spontane, ve ilkelmysterious, spontaneous, primal.
Bir tür ilkel çorbamız var.So we have some kind of primordial soup.
"Bu ilkel rol üstlenme oyununda'In this primitive role playing exercise,
Hala yasal hedef ve ilkelere uymalari gerekli.They're still bounded by legal goals and principles:
Eğer ilkel bir kültür içerisinde yetişmişseniz ilkel bir birey olucaksınızdır.If you're brought up in a culture with very primitive equipment you're going to be primitive.
Incil aslinda kavramsal psikolojiden bahsediyor, bayagi ilkel bir kavramsal psikoloji.The Bible actually talks about cognitive psychology, very primitive cognitive psychology.
Ve bu ilkelerin işe yaramayan kurumlarda kullanılmadığı anlaşıldı.I'm moving very quickly over a number of disciplines.
Diyelim ki, bundan 3 milyon yıl önce Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.You are a hominid three million years ago walking on the plains of Africa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod