Aynı ilkeler uygulanır -- hesaplamalar, daha zor olur.Stessi principi applicati -- calcoli più difficili.
Aynı ilkeler uygulanır -- hesaplamalar, daha zor olur.Stosujemy te same zasady... obliczenia są trudniejsze.
Aynı ilkeler uygulanır -- hesaplamalar, daha zor olur.Οι ίδιες αρχές - πιο δύσκολοι υπολογισμοί.
Aynı ilkeler uygulanır -- hesaplamalar, daha zor olur.Същите принципи, но по-трудни изчисления.
Aynı ilkeler uygulanır -- hesaplamalar, daha zor olur.Те же принципы, но вычисления уже сложнее.
Aynı ilkeler uygulanır -- hesaplamalar, daha zor olur.מיושמים אותם עקרונות -- חישובים, יותר קשה.
Aynı ilkeler uygulanır -- hesaplamalar, daha zor olur.انها تحل بنفس الطريقة .. وبنفس المبادىء .. ولكنها تتطلب حسابات اكثر واصعب واطول
Aynı ilkeler uygulanır -- hesaplamalar, daha zor olur.計算は難しくなります 実社会では このように
Ayræmcælæスæn ûnlenmesi ilkesi AB Hukukunun genel ilkelerinden biridir.Principiul nediscriminュrii reprezintュ un principiu general al legisla゙iei UE.
Ayræmcælæスæn ûnlenmesi ilkesi AB Hukukunun genel ilkelerinden biridir.Princóp zèkazu diskriminècie je vþeobecn̅m princópom prèva Eà.
Bakanlar Konseyi ve Birlik Dışişleri Bakanı, bu ilkelere uyulmasınısağlar.Consiliul de Miniştri şi ministrul afacerilor externe al Uniunii vegheazăla respectareaacestor principii.
Bakanlar Konseyi ve Birlik Dışişleri Bakanı, bu ilkelere uyulmasınısağlar.Den vilfremme multilaterale løsninger på fælles problemer, især inden for De Forenede Nationersrammer.
Bakanlar Konseyi ve Birlik Dışişleri Bakanı, bu ilkelere uyulmasınısağlar.Ministerineuvosto ja unionin ulkoasiainministeri huolehtivat siitä, että näitä periaatteitanoudatetaan.
Bakanlar Konseyi ve Birlik Dışişleri Bakanı, bu ilkelere uyulmasınısağlar.Ministerrådet och unionens utrikesminister skall sörja för att dessa principer följs.
Bakanlar Konseyi ve Birlik Dışişleri Bakanı, bu ilkelere uyulmasınısağlar.Rada ministrov aminister zahraničných vecí únie zabezpečujú konanie vsúlade stýmitozásadami.
Bakanlar Konseyi ve Birlik Dışişleri Bakanı, bu ilkelere uyulmasınısağlar.Sprzyja wielostronnym rozwiązaniom wspólnych problemów, w szczególności wramach Narodów Zjednoczonych.
Bakanlar Konseyi ve Birlik Dışişleri Bakanı, bu ilkelere uyulmasınısağlar.Zvláštní představitel vykonává své pověření pod vedením ministrazahraničních věcí Unie.
Bana yardımcı olması için buraya üçgende eşlik ilkelerini yazacağım.Abychom to zjistili, vypíšeme všechny věty o shodnosti trojúhelníků.
Bana yardımcı olması için buraya üçgende eşlik ilkelerini yazacağım.Aby się tego dowiedzieć, zamierzam wypisać cechy przystawania trójkątów.
Bana yardımcı olması için buraya üçgende eşlik ilkelerini yazacağım.Aby sme to zistili, vypíšeme si všetky vety o zhodnosti trojuholníkov.
Bana yardımcı olması için buraya üçgende eşlik ilkelerini yazacağım.합동인지 아닌지를 알아보기 위해서는 삼각형의 합동 조건을 알아야겠지요
Bana yardımcı olması için buraya üçgende eşlik ilkelerini yazacağım.Vi starter med at skrive det, vi ved om kongruens.
Bana yardımcı olması için buraya üçgende eşlik ilkelerini yazacağım.И за да разберем това тук ще запиша постулатите за еднаквост.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur. Çünkü hisler gerçekliğe yakındır.Trong một thế giới nguyên sơ và đơn giản, thực sự không có lý do cho một mô hình vì cảm giác gần với thực tế.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.Dans un monde primitif et simple, il n'y a pas de raison pour un modèle.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.Egy primitiv és egyszerű világban nincs igazán szükség a modellre.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.En un mundo primitivo y simple, no hay ninguna razón real para un modelo.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.In een primitieve en simpele wereld is er niet echt een reden voor een model.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.In einer primitiven und einfachen Welt, gibt es wirklich kein Grund für ein Modell.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.Într-o lume primitivă și simplă, chiar nu este nevoie de un model.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.In un mondo primitivo e semplice, il modello non ha veramente ragion d'essere.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.원시적이고 단순한 세계에서는 모델이 필요하지 않았습니다.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.Num mundo primitivo e simples, não existem motivos para [a existência] de um modelo.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.V jednoduchém, primitivním světě není v podstatě důvod pro model.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.V primitívnom a prostom svete nie je, v podstate, dôvod na model,
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.W prymitywnym i prostym świecie, nie ma naprawdę potrzeby dla modelu.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.Σε ένα πρωτόγονο και απλό κόσμο, δεν υπάρχει στα αλήθεια λόγος ύπαρξης μοντέλου.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.В един примитивен и опростен свят, няма реална причина за модел.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.В примитивном и простом мире модель не нужна.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.בעולם פרימיטיבי ופשוט, אין סיבה אמיתית למודל.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.في عالم بدائي و بسيط، لا يوجد حقا سبب لنموذج.
Basit ve ilkel bir dünyada, bir modele o kadar da ihtiyaç yoktur.モデルを持つ理由など全くありません 感覚が現実ととても近いからです
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!(147:9) Не сделал Он того никакому другому народу, и судов Его они не знают. Аллилуия.
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!(9)Не е постъпил така с никой друг народ; И те не са познали съдбите Му. Алилуя!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Così non ha fatto con nessun altro popolo, non ha manifestato ad altri i suoi precetti
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!El n -a lucrat aşa cu toate neamurile, şi ele nu cunosc poruncile Lui. Lăudaţi pe Domnul!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Ia tidak berbuat begitu kepada bangsa-bangsa lain, mereka tidak mengenal hukum-hukum-Nya. Pujilah TUHAN
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!아무 나라에게도 이같이 행치 아니하셨나니 저희는 그 규례를 알지 못하였도다 할렐루야
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Met geen ander volk heeft Hij dat gedaan. Daarom kennen zij Zijn geboden niet. Prijs de HERE!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Nem tesz így egyetlen néppel sem; végzéseit sem tudatja velök. Dicsérjétek az Urat!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Neučinil tak niktorému národu, a preto neznajú jeho súdov. Hallelujah!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Neučinilť tak žádnému národu, a protož soudů jeho nepoznali. Halelujah.
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Ngài chẳng hề làm vậy cho dân nào khác; Chúng nó không có biết mạng lịnh của Ngài. Ha-lê-lu-gia!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Ngài chẳng hề làm_vậy cho dân nào khác ; Chúng_nó không có biết mạng lịnh của Ngài . Ha-lê-lu-gia !
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Nie uczynił tak żadnemu narodowi; przetoż nie poznali sądów jego. Halleluja.
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Niin hän ei ole tehnyt yhdellekään pakanakansalle, ja hänen oikeuksiansa ne eivät tunne. Halleluja!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Ni storil tako nobenemu narodu, zato sodb njegovih niso spoznali. Aleluja!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!No ha hecho esto con otras naciones, y no han conocido sus juicios. ¡Aleluya
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Så gjorde han ikke mod andre Folk, dem kundgør han ingen Lovbud. Halleluja!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Så har han icke gjort för något hednafolk; och hans rätter, dem känna de icke. Halleluja!