Hala yasal hedef ve ilkelere uymalari gerekli.فهم مازالوا محصورون بالقواعد والمبادىء العامة الخيرة
Hala yasal hedef ve ilkelere uymalari gerekli.先生たちは校長に説明責任を負います
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi.Bedenk dat dit primitieve dingen zijn.
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi. Dans eden ön-hücleler... Bunları çok ilginç buluyoruz.Pamätajte toto sú primitívne veci, tancujúce protobunky, to je pre nás veľmi zaujímavé.
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi. Dans eden ön-hücleler... Bunları çok ilginç buluyoruz.Pamiętajcie, one są prymitywne, więc tańczące protokomórki są dla nas bardzo interesujące.
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi. Dans eden ön-hücleler... Bunları çok ilginç buluyoruz.Recuerden, estas células son primitivas, así que el hecho de que bailen nos resulta interesante.
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi. Dans eden ön-hücleler... Bunları çok ilginç buluyoruz.Ricordate, si tratta di oggetti "primitivi", quindi il fatto che danzino è molto interessante, per noi.
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi. Dans eden ön-hücleler... Bunları çok ilginç buluyoruz.Θυμηθείτε ότι αυτά είναι πρωταρχικά πράγματα έτσι τα πρωτοκύτταρα-χορευτές είναι πολύ ενδιαφέροντα για μας.
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi. Dans eden ön-hücleler... Bunları çok ilginç buluyoruz.Запомните, это примитивные вещи, поэтому танцующие протоклетки это для нас очень интересно.
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi. Dans eden ön-hücleler... Bunları çok ilginç buluyoruz.Пам'ятайте, що це примітивні речі, тому танцюючі протоклітини є дуже цікавими для нас.
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi. Dans eden ön-hücleler...Erinnern Sie sich, das sind primitive Dinge, also sind tanzende Protozellen schon sehr interessant für uns.
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi. Dans eden ön-hücleler...Jadi ingat, ini adalah benda yang primitf sel proto yang menari tentu sangatlah menarik bagi kita.
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi. Dans eden ön-hücleler...Nhớ nhé, đây là những thứ hết sức thô sơ, nên những tế bào nguyên mẫu nhảy múa, khá là thú vị đấy.
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi. Dans eden ön-hücleler...Už to, že primitivní buňka křepčí, je ostatně zajímavé.
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi. Dans eden ön-hücleler...Но не забравяйте, че това са примитивни неща, така че танцуващи протоклетки са много интересни за нас.
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi.이것들이 아주 원시적이라는 것을 기억하세요
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi.(Nevetés)
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi.זכרו, מדובר בדברים פרימיטיביים,
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi.تذكروا أن هذه أشياء بدائية
Hatırlarsanız, bunlar ilkel nesnelerdi.踊るプロトセルとは
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Algunos incluso lo han elevado a principio.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler. Böyle yapılması gerekiyor.Niektórzy zmienili to w zasadę badawczą, chcąc narzucić ją wszystkim.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Certains d'entre eux l'ont élevé au stade de principe.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Einige von ihnen haben es sogar zu einem Prinzip gemacht.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.É um assunto do passado. Alguns deles transformaram a questão num princípio.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.심지어 일부 과학자는 그것을 신조로 삼았습니다.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Några av dem har även höjt det till en princip.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Někteří z nich z toho dokonce udělali princip.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Némelyikük még elvi szintre is emelte ezt.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Nogle af dem har endda hævet det op til at være et princip.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Qualcuno ne ha perfino fatto un principio.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Sommigen hebben het zelfs tot beginsel verheven.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Unii din ei chiar au ridicat asta la rang de principiu.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Κάποιοι την έχουν αναγάγει σε αρχή.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Некоторые из них даже возвели это в принцип.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Някои дори са го издигнали в принцип.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.יש כאלה שכבר העלו זאת לרמת עיקרון.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.بعضهم رفع النظرية لتصبح مبدأ
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.それが私たちがすべきことなのです
Hatta bu çok çok küçük ölçekli, çok ilkelIncluso en esta muy, muy pequeña escala, utilizando muy primitiva--
Hatta bu çok çok küçük ölçekli, çok ilkelW tej jakże mikroskopijnej skali, wykorzystując taki prymitywny-
Hatta bu çok çok küçük ölçekli, çok ilkelНавіть в такому малому масштабі, вони примітивні.
Hatta bu çok çok küçük ölçekli, çok ilkelגם בקנה מדה כל כך זעיר ובשימוש פרימיטיבי
Hatta bu çok çok küçük ölçekli, çok ilkelحتى على هذا المستوى، الصغير جدا، باستخدام هذه الاسواط البدائية
Herhangi bir basın bülteni hazırlarken size yardımcı olabilecek iki ilke vardır:Dos principios pueden ayudarle al preparar cualquier informe para la prensa:
Herhangi bir basın bülteni hazırlarken size yardımcı olabilecek iki ilke vardır:Pour préparer un point de presse, deux principes peuvent vous être utiles:
Herhangi bir basın bülteni hazırlarken size yardımcı olabilecek iki ilke vardır:При подготовке любого брифинга для прессы вам помогут два принципа:
İkame tedavisi için kılavuz ilkeler çoğu Avrupa ülkesi tarafından da geliştirilmiştir (bkz. 2.De fleste europæiske lande har også udarbejdet retningslinjer for substitutionsbehandling (se kapitel 2).
İkame tedavisi için kılavuz ilkeler çoğu Avrupa ülkesi tarafından da geliştirilmiştir (bkz. 2.Usmernenia o substitučnej liečbe vypracovala aj väčšina európskych krajín (pozri kapitolu 2).
İkili sonuçlar almak için, çok ilkel vakum tüplerini kullanıyorlardı.이때는 진공관이 쓰였으며, 매우 허접한 기술을 사용해서 라디오 진공관으로부터 이진법적인 형태를 끌어냈습니다.
İkili sonuçlar almak için, çok ilkel vakum tüplerini kullanıyorlardı.הם השתמשו בשפופרות ריק ובטכניקות מאד מרושלות .כדי להפיק התנהגות בינארית משפופרות הרדיו האלה
İkili sonuçlar almak için, çok ilkel vakum tüplerini kullanıyorlardı.كانوا يستخدمون الأنابيب المفرغة، أساليب ضيقة وقذرة للحصول على سلوك ثنائي من هذه الأنابيب المفرغة
İkili sonuçlar almak için, çok ilkel vakum tüplerini kullanıyorlardı.それを心許ない細工によって2値動作するようにしていました 一般的なラジオ用真空管の6J6を使ったのは
İlk ağlar mesela çok basit ve ilkeldi.Also, die ersten Raster zum Beispiel waren sehr simpel.
İlk ağlar mesela çok basit ve ilkeldi.Astfel, cele mai vechi reţele, de exemplu, erau foarte simple şi primitive.
İlk ağlar mesela çok basit ve ilkeldi.De vroegste retes waren bijvoorbeeld erg simpel en primitief.
İlk ağlar mesela çok basit ve ilkeldi.Így például a legkorábbi reték még igen egyszerűek és primitívek voltak.
İlk ağlar mesela çok basit ve ilkeldi.Jeruji yang paling awal, sebagai contoh, sangat sederhana dan primitif.
İlk ağlar mesela çok basit ve ilkeldi.초기의 리트는 굉장히 간단하고 원시적이었지만,
İlk ağlar mesela çok basit ve ilkeldi.Las primeras redes, por ejemplo, eran muy simples y primitivas.