Tom Mary ile ilkokula gitti.Tom went to elementary school with Mary.
Tom Mary ile ilk kez nasıl tanıştığını hiç sana söyledi mi?Did Tom ever tell you how he first met Mary?
Bana ilk yardım kiti getirin.Bring me the first aid kit.
Onunla ilk tanıştığımda Tom Mary ile evliydi.Tom was married to Mary when I first met him.
Onunla ilk karşılaştığımda Tom siyah bir şapka takıyordu.Tom was wearing a black hat when I first met him.
Tom ve Mary ilk kızlarına Tom'un büyük annesinin adını verdiler.Tom and Mary named their first daughter after Tom's grandmother.
Tom aradığımız ilk kişi değil miydi?Wasn't Tom the first person we called?
Benim ilk randevum 2.30'a kadar değil.My first appointment isn't until 2:30.
Yarın yeni iş yerinde ilk günüm.Tomorrow is my first day at the new workplace.
Tom kalbimi kıran ilk arkadaştı.Tom was the first guy who broke my heart.
Tom kalbimi kıran ilk çocuktu.Tom was the first boy who broke my heart.
Dan varan ilk kişiydi.Dan was the first to arrive.
Burada ilk bulunuşum.This is the first time I've been here.
Tom bugün buradaki ilk insanlardan biriydi.Tom was one of the first people here today.
Jana benim ilk aşkımdır.Jana is my first love.
Ben ilk kez yaklaşık 40 yıl önce bilgisayar kullandım.I first used a computer about 40 years ago.
Siz ikiniz, ilk nerede karşılaşmıştınız?Where did you two first meet each other?
Mektubu ilk okuyan bendim.I was the first to read the letter.
İtalya'daki ayrımcılığın ilk sebebinin ne olduğunu biliyor musun?Do you know what is the first cause of discrimination in Italy?
Tom ve Mary ilk tanıştıklarında daha On üç yaşındaydılarTom and Mary were only thirteen when they first met.
Bu ilk seçenek.That's the first option.
Bu, Tom'un ilk kez Mary ile tanıştığı yer.This is where Tom met Mary for the first time.
Bir kız ilk kez seks yaptığında, onun kızlık zarı parçalanır ve kanar.When a girl has sex for the first time, her hymen ruptures and bleeds.
Tom'un yeni karısı onun ilk evliliğindeki kızından daha genç.Tom's new wife is younger than his daughter from his first marriage.
Tanıştığımız ilk gün sana aşık oldum.I fell in love with you the first day we met.
Bu ilk biramı içtiğim bar.This is the bar where I drank my first beer.
Buraya ilk defa mı geliyorsunuz?Is this your first time here?
Öğrencilerimin hepsi beni ilk adımla çağırır.All of my students call me by my first name.
Sen şu ana kadar öptüğüm ilk kızsın.You're the first girl I ever kissed.
Sen öptüğüm ilk kızsın.You're the first girl I've ever kissed.
O, ilk fotoğrafta kaç yaşındaydı?How old was she in the first photo?
O, ilk fotoğrafta kaç yaşındaydı.How old was he in the first photo?
Ulusal Brukenthal Müzesi Romanya'da resmi olarak açılan ilk müzedir.The national Brukenthal Museum is the first museum that opened officially in Romania.
Bu senin ilk yurt dışı seyahatin mi?Is this your first foreign trip?
Onun ilk sözleri neydi?What were his first words?
O, üniversitede ilk yılında.He is in his first year at college.
Bugün onun okulunun ilk günü.Today is her first day of school.
Bugün okulda ilk günü.Today is her first day of school.
Onun okuldaki ilk günüdür.It is his first day of school.
O ilk adımdır.That is the first step.
Bu senin ilk soruşturman mı?Is this your first investigation?
Bu senin ilk sınavın mı?Is this your first examination?
Yarın ilk iş günüm.Tomorrow is my first day of work.
Biz şimdi ilk gündem maddesine geliyoruz.Now we come to the first agenda item.
Tom Jackson ilk kitabını on üç yaşından önce yazdı.Tom Jackson wrote his first book before he was thirteen.
Şimdiye kadar yazdığın ilk şarkı neydi?What was the first song you ever wrote?
Çalmayı öğrendiğin ilk enstrüman neydi?What was the first instrument you learned to play?
Tom Mary'nin ebeveynleriyle ilk kez tanıştığında terbiyesini takınmak zorundaydı.Tom had to mind his P's and Q's when he met Mary's parents for the first time.
Salvador Brezilya'nın ilk başkentiydi ve Atila Hun bir cüceydi.Salvador was the first capital of Brazil and Átila the Hun was a dwarf.
O gün kocamı ilk kez görmüştüm.I had seen my husband for the first time, on that day.
İyi bir ilk izlenim vermeye çalışıyorum.I'm trying to make a good first impression.
İngilizce konuşur musunuz? - Henüz değil, bu benim ilk dersim!Do you speak English? - Not yet, that's my first lesson!
İtalyanca konuşuyor musun? - Henüz değil, bu benim ilk dersim!Do you speak Italian? - Not yet, that's my first lesson!
Yunan konuşuyor musun? - Henüz değil, bu benim ilk dersim!Do you speak Greek? - Not yet, that's my first lesson!
O benimle ilk temas kuran biriydi.She was the one who contacted me first.
Bir sorunla ilgilenmeye doğru ilk adım onun var olduğunu kabul etmektir.The first step towards dealing with a problem is accepting that it exists.
Bebek ilk adımlarını attığında ben evde değildim.I wasn't at home when the baby took its first steps.
Biz asla ilk öpücüğü unutmayız.We never forget the first kiss.
Tom'un ilk karısı onu aldattı, ve o, Mary ile tanıştığında beş parasızdı.Tom's first wife fleeced him, and he was broke when he met Mary.
Mary'nin cinayetinden sonra Tom'unki ilgi kişiler listesinde ilk isimdi.Tom's was the first name on the list of persons of interest after Mary's murder.