Dünya tarihinde ilk defa organizmaları tasarlama yeteneğine sahip olduk.Voor het eerst in de geschiedenis van deze planeet, zijn wij in staat om direct organismen te ontwerpen.
Dünya tarihinde ilk defa organizmaları tasarlama yeteneğine sahip olduk.Zum ersten Mal in der Geschichte unseres Planeten, können wir ohne Umwege Organismen entwickeln.
Dünya tarihinde ilk defa organizmaları tasarlama yeteneğine sahip olduk.Για πρώτη φορά στην ιστορία αυτού του πλανήτη, είμαστε σε θέση να σχεδιάζουμε απευθείας οργανισμούς.
Dünya tarihinde ilk defa organizmaları tasarlama yeteneğine sahip olduk.Впервые в истории нашей планеты мы можем напрямую конструировать организмы.
Dünya tarihinde ilk defa organizmaları tasarlama yeteneğine sahip olduk.За първи път в историята на тази планета, ние сме в състояние директно да разработваме организми.
Dünya tarihinde ilk defa organizmaları tasarlama yeteneğine sahip olduk.לראשונה בהיסטוריה של כוכב הלכת הזה בכוחנו לעצב ישירות אורגניזמים.
Dünya tarihinde ilk defa organizmaları tasarlama yeteneğine sahip olduk.لأول مرة في تاريخ الكوكب، نحن قادرون على تصميم كائنات مباشرة.
Dünya tarihinde ilk defa organizmaları tasarlama yeteneğine sahip olduk.私たちは直接生命をデザインできるようになりました かつてない力でもって
Düşük yaptı. Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veŞi când au adus cazul ei în faţa judecătorului, pentru prima oară s-a ridicat şi a spus:
Eğer şanslıysak DEPTHX ilk defa bir robot tarafında bakteri getirecektir.운이 좋다면 DEPTHX가 세계 최초로 로봇에 의해 발견된 박테리아를 가지고 돌아오게 될 겁니다.
Eğer şanslıysak DEPTHX ilk defa bir robot tarafında bakteri getirecektir.ואם יאיר לנו המזל פנים, חות"ם יחזיר עימו את מחלקות החיידקים הראשונות שנתגלו באמצעות רובוט.
Eğer şanslıysak DEPTHX ilk defa bir robot tarafında bakteri getirecektir.وإذا كنا محظوظون للغاية ، فان DEPTHX سوف يعيد بكتيريا منقسمة مكتشفة بواسطة روبوت.
Eğer şanslıysak DEPTHX ilk defa bir robot tarafında bakteri getirecektir.細菌の種類を持ち帰るでしょう そのテストが済んだら次は南極で、そして次は
Eğer yağ görebilirsiniz eğer ilk defa bu kadar film bir çizgi orada olacağım당신이 지방을 볼 수 있는지 처음 그래서 영화에서 선이있을거야
Eğer yağ görebilirsiniz eğer ilk defa bu kadar film bir çizgi orada olacağımלראשונה תהיה שורה על הסרט כך שאם אתה יכול לראות את השומן
Eğer yağ görebilirsiniz eğer ilk defa bu kadar film bir çizgi orada olacağımلأول مرة سوف يكون هناك خط على الفيلم حتى إذا كنت يمكن أن نرى الدهون
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.Ale siedem lat temu pojechałem do Arktyki pierwszy raz.
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.하지만 저는 7년전에 처음으로 북극해에 가게 되었죠
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.Aber vor sieben Jahren befuhr ich die Arktis zum ersten Mal.
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.Ale pred siedmimi rokmi som po prvýkrát navštívil Arktídu.
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.De hét évvel ezelőtt először eljutottam az Északi-sarkra.
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.Însă în urmă cu şapte ani am mers în Arctica pentru prima oară.
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.Maar 7 jaar geleden ging ik voor het eerst naar de Arctis.
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.Mais il y a sept ans je suis allé en Arctique pour la première fois.
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.Ma sette anni fa ho raggiunto l'Artico per la prima volta.
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.Pero hace siete años fui al Ártico. por primera vez.
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.Và 7 năm trước, lần đầu tôi tới Bắc Cực.
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.Но преди седем години отидох в Арктика за пръв път.
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.Но семь лет назад я наконец-то в первый раз побывал в Арктике.
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.אבל לפני שבע שנים הגעתי לאיזור קוטב הצפוני בפעם הראשונה.
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.ولكن في السبع السنين الفارطة ذهبت الى القطب للمرة الاولى.
Fakat 7 yıl önce kuzey kutup bölgesine gittim ilk defa.行くことができました あまりの美しさに 過去7年間
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.Ale gdy początkowo dostaje swoją moc, zaczyna brać udział w teleturniejach i zarabiać pieniądze.
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.Als sie ihre Fähigkeit erhält, geht sie zunächst in Gameshows um Geld zu machen.
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.Dar când îşi primeşte puterea, la început, începe să participe la concursuri televizate și să facă bani.
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.처음으로 능력을 얻었을때는 퀴즈쇼에 나가 돈을 벌었습니다.
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.Maar wanneer zij haar kracht krijgt, begint ze naar spelletjes te gaan en begint ze winst te maken.
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.Ma non appena ottiene il potere comincia a partecipare ai quiz per fare soldi.
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.Mas quando ela obtém o seu poder, começa a ir a jogos de televisão e a ganhar dinheiro.
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.Mégis, mikor megkapja erejét, elkezd kvízműsorokban szerepelni és pénzt keresni.
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.Pero cuando recibe el poder por primera vez, ella empieza mostrándose y haciendo dinero.
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.Tapi ketika ia mendapat kekuatannya, ia mulai ikut acara kuis dan mencari uang.
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.Αλλά όταν πρωτο-παίρνει τη δύναμη, αρχίζει να πηγαίνει σε τηλεοπτικά παιχνίδια και να βγάζει λεφτά.
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.Когда она впервые обретает свой талант, то начинает участвовать в игровых шоу и делать деньги.
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.Но когато за първи път получава своята сила, тя започва да посещава различни шоута и да изкарва пари.
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.אבל כשהיא קיבלה את הכוח שלה בהתחלה היא התחילה ללכת לשעשועונים ולהרוויח כסף.
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.وعندما حصلت على قوتها اول مرة استخدمتها للربح في برامج المسابقات لكي تجمع المال
Fakat gücüne ilk defa sahip olduğunda, yarışmalara katılıyor ve para kazanıyor.賞金狙いでクイズ番組に出始めます サウジアラビアのジャバーが能力を持つと 物を壊してしまいます
Fakat, olan bir şeyimiz var diye düşünüyoruz, ve onu bugün size ilk defa göstermek istiyoruz.Pero creemos que tenemos algo que lo es, y nos gustaría enseñárselo hoy por primera vez.
Florida tatilimiz, onların evlendikten beri, gerçekten ilk defa baş başa kalabildikleri ilk seferdi.그것은 자신에 대 한 시간을 가졌던 결혼 노조로 실제 그들의 삶에 처음으로.
Gerek yok! <br />Hayatımda ilk defa bir kolu yerine oturtmadım!Musst du nicht! Ich habe nicht zum ersten Mal einen Arm wieder eingerenkt!
Gerek yok! <br />Hayatımda ilk defa bir kolu yerine oturtmadım!Nie trzeba! To nie pierwszy raz nastawiłam komuś bark.
Gerek yok! <br />Hayatımda ilk defa bir kolu yerine oturtmadım!Non ce n'è bisogno! Non è la mia prima volta <br />che metto a posto i bracci della gente!
Gerek yok! <br />Hayatımda ilk defa bir kolu yerine oturtmadım!Nu e nevoie! Nu e prima data cand pun la loc bratul oamenilor!
Gerek yok! <br />Hayatımda ilk defa bir kolu yerine oturtmadım!Pas besoin ! Ce n'est pas la première fois que je remets un bras en place !
Gerek yok! <br />Hayatımda ilk defa bir kolu yerine oturtmadım!Tidak perlu! Ini bukan pertama kalinya aku menyembuhkan tangan orang terkilir!
Gerek yok! <br />Hayatımda ilk defa bir kolu yerine oturtmadım!Δεν χρειάζεται! Δεν είναι η πρώτη φορά μου που επαναφέρω ώμους ανθρώπων.
Gerek yok! <br />Hayatımda ilk defa bir kolu yerine oturtmadım!Нет неоходимости! Я же не в первый раз вправляю руку
Gerek yok! <br />Hayatımda ilk defa bir kolu yerine oturtmadım!ليس هُناك حاجة لذلك ! إنها ليست المرة الأولى <br />! التي أعالج بها ذراع الناس
Görüyorsunuz ki, ilk defa, dünya çapinda bir damga.Iată, pentru prima dată, o amprentă la nivel global.