ilk defa ile cümle

ilk defa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.하지만 그들은 우리에 게 처음으로, 새로운 고객을 요구 하 고 있습니다.
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.Mas perguntar-pela primeira vez, um novo cliente
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.Но това, което ни питат е за нов клиент.
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.新しい顧客は、一度だけ
Ama kendisi ilk defa ticari olarak kullanılabilen ampulü üretmiştir.하지만 에디슨이 최초의 상품화 가능한 램프를 발명한 건 사실입니다.
Ama kendisi ilk defa ticari olarak kullanılabilen ampulü üretmiştir.אבל הוא כן הפיק את הנורה המסחרית הראשונה
Amerikan tarihinde ilk defa çoğunluğu beyaz olan seçmenler미국에서 처음으로 대부분의 백인들이
Amerikan tarihinde ilk defa çoğunluğu beyaz olan seçmenlerבפעם הראשונה בארצות הברית, קבוצת בוחרים לבנה בעיקרה
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.하지만 제 3막에서는 우리가 시작했던 그곳으로 돌아가는 것이 가능할 것입니다.
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.Ale teď, v našem třetím dějství se můžeme vrátit zpátky tam, kde jsme začaly a věděly to od začátku.
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.Ale teraz, v treťom dejstve, sa môžeme vrátiť späť na začiatok, ale už s týmito vedomosťami.
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.אבל עכשיו, ב'מערכה השלישית' שלנו, עשויה להיות לנו אפשרות לחזור לאן שהתחלנו
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.ولكن الآن ضمن التيار الثالث ربما يمكن لنا ان نعود الى البداية
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.自分の出発点にぐるりと戻って 生きるべきは自分の人生なのだと 初めて気づくことができるかもしれません
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Ale co zrobiłem ostatno... i jestem zachwycony, że mogę to pokazać publicznie.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Ale právě jsem vyrobil -- a je mi ctí předvést vám, poprvé zde na veřejnosti.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Ampak, kar sem ravnokar naredil -- in sem presrečen, da vam lahko pokažem, prvič v javnosti.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Dar ce tocmai am terminat de facut-- si sunt incantat sa va arat voua,pentru prima data in public.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.De amit ezúttal csináltam -- s örömömre szolgál, hogy itt oszthatom meg először a nagyközönséggel:
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.하지만 제가 지금 막 만든건, 여러분에게 보여주게 되어 기뻐요, 공개석상에선 처음이거든요.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Maar wat ik pas heb gemaakt -- het is een genoegen dit voor het eerst in het openbaar te laten zien.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Ma cio' che ho costruito -- e ho il piacere di presentarlo qui per la prima volta in pubblico.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Mais ce que je viens de faire -- et je suis enchanté de vous le montrer, pour la première fois en public ici.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Mas o que acabei de fazer — e estou encantado por mostrar aqui, pela primeira vez em público, aqui.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Pero la que acabo de hacer y me alegra mostrárselos, por primera vez en público aquí,
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Αλλά αυτό που μόλις έφτιαξα ... και είμαι τρισευτυχισμένος που σας δείχνω, για πρώτη φορά δημόσια, εδώ...
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Но онова, което току-що направих... и с радост ще ви го покажа тук, за пръв път пред публика.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.אבל מה שזה עתה הכינותי... ואני שמח להציג לכם, בפעם הראשונה בפומבי.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.ولكن ما صنعته لتوي -- وأنا سعيد لأريكم إياه، لأول مرة في العلن هنا.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.できたばかりのやつをお見せできるのはうれしい
Amerikan tarihinde ilk defa çoğunluğu beyaz olan seçmenlerلاول مرة في الولايات المتحدة،الغالب من مجموع الناخبين البيض
Amerikan tarihinde ilk defa çoğunluğu beyaz olan seçmenler大統領候補に投票したというのは 初めてのことでした
Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.결정적 시기 동안 처음으로 중국어에 노출시켜 시험을 했습니다.
Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.la dialectul mandarin pentru prima dată în perioada decizivă de dezvoltare.
Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.שמעולם לא שמעו שפה שניה למנדרינית בפעם הראשונה במהלך התקופה הקריטית.
Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.لم يسبق لهم أن إستمعوا إلى لغة أخرى إلى لغة "الماندرين" الصينية لأول مرة خلال المرحلة المفصلية.
Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.臨界期に 初めて中国語に触れさせる実験をしました 台北とシアトルの
Ancak bu akşam, onlar çocuklarının gözlerine ilk defa bakarken, hayatları sonsuza dek değişecek.Pero esta noche, cuando miren a los ojos de sus hijos por primera vez, sus vidas cambiarán para siempre.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Aveam patru ani când am văzut-o pe mama încărcând mașina de spălat pentru prima dată în viața ei.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Avevo solo quattro anni quando ho visto mia madre caricare una lavatrice per la prima volta in vita sua.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Bil sem star samo 4 leta ko sem videl svojo mamo nalagati perilo v pralni stroj prvič v njenem življenju.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Byly mi teprve čtyři roky, když jsem viděl svou matku, jak plní pračku úplně poprvé v jejím životě.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Csak négyéves voltam, amikor láttam anyukámat életében először megtölteni egy mosógépet.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Eu tinha apenas 4 anos quando vi a minha mãe encher uma máquina de lavar pela primeira vez na sua vida.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Ich war erst vier Jahre alt, als ich meine Mutter das erste Mal in ihrem Leben eine Waschmaschine beladen sah.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Ik was vier jaar oud toen ik mijn moeder een wasmachine zag vullen, voor het eerst in haar leven.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Jag var bara fyra år gammal när jag såg min mor ladda en tvättmaskin för den allra första gången i hennes liv.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Jeg var kun fire år gammel da jeg så min mor fylde en vaskemaskine for første gang i sit liv.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Je n'avais que quatre ans quand j'ai vu ma mère charger une machine à laver pour la première fois de sa vie.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.저희 어머니가 생애 처음으로 세탁기를 사용하는 것을 봤을 때, 저는 겨우 네살이었습니다.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Mal som len štyri roky, keď som videl, ako dáva moja mama veci do práčky prvýkrát v jej živote.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Miałem tylko cztery lata gdy zobaczyłem jak moja mama po raz pierwszy w jej życiu uruchamia pralkę.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Tôi chỉ mới 4 tuổi khi tôi thấy mẹ tôi sử dụng máy giặt lần đầu tiên trong cuộc đời bà ấy.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Yo tenía solo cuatro años cuando ví a mi madre llenar una lavadora de ropa por primera vez en su vida.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Ήμουν μόλις τεσσάρων ετών όταν είδα τη μητέρα μου να βάζει ρούχα στο πλυντήριο για πρώτη φορά στη ζωή της.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Бях само на четири години, когато видях майка ми да зарежда пералня за първи път в живота си.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Мені було всього чотири роки, коли я побачив, як моя мати уперше в своєму житті закладає речі в пральку.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Мне было всего 4 года, когда я увидел, как моя мама загружает стиральную машину в первый раз в своей жизни.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.הייתי רק בן ארבע כאשר ראיתי את אמא שלי ממלאה מכונת כביסה בפעם הראשונה בחייה.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.كان عمري أربع سنوات عندما رأيت والدتي تضع الملابس في الغسالة للمرة الاولى في حياتها

İlgili Sayfalar