Bunu ilk defa 14 yaşındayken anlamaya başlamıştım.Ich habe das erstmals verstanden, als ich 14 Jahre alt war.
Bunu ilk defa 14 yaşındayken anlamaya başlamıştım.Ik begon dit voor het eerst te begrijpen toen ik 14 jaar oud was.
Bunu ilk defa 14 yaşındayken anlamaya başlamıştım.Lần đầu tiên tôi bắt đầu hiểu vấn đề này là khi tôi 14 tuổi.
Bunu ilk defa 14 yaşındayken anlamaya başlamıştım.Pertama kali saya mengerti akan hal ini ketika berusia 14 tahun.
Bunu ilk defa 14 yaşındayken anlamaya başlamıştım.Po raz pierwszy zrozumiałem to w wieku 14 lat.
Bunu ilk defa 14 yaşındayken anlamaya başlamıştım.Začal som tomu rozumieť, keď som mal 14 rokov.
Bunu ilk defa 14 yaşındayken anlamaya başlamıştım.Λοιπόν, άρχισα να το αντιλαμβάνομαι αυτό όταν ήμουν 14 χρονών.
Bunu ilk defa 14 yaşındayken anlamaya başlamıştım.Вперше я збагнув це, коли мені було 14.
Bunu ilk defa 14 yaşındayken anlamaya başlamıştım.Започнах за първи път да разбирам това, когато бях на 14 години.
Bunu ilk defa 14 yaşındayken anlamaya başlamıştım.Я начал всё это понимать, когда мне было 14 лет.
Bunu ilk defa 14 yaşındayken anlamaya başlamıştım.ובכן, אני התחלתי להבין את זה כשהייתי בן 14
Bunu ilk defa 14 yaşındayken anlamaya başlamıştım.بدأت فهم هذا عندما كان عمري 14 سنة
Bunu ilk defa 14 yaşındayken anlamaya başlamıştım.私がそれを理解したのは 14歳の時です 宿題から逃れようと
Bunu ilk defa gördüm.A fost prima data cand am vazut asa ceva. Wow.
Bunu ilk defa gördüm.C'était la première fois que je voyais ça.
Bunu ilk defa gördüm.Đây là lần đầu tiên tớ thấy đó.
Bunu ilk defa gördüm.Dit was de eerste keer dat ik het zag.
Bunu ilk defa gördüm.Era la prima volta che lo vedevo.
Bunu ilk defa gördüm.Ich habs zum ersten Mal gesehen.
Bunu ilk defa gördüm.Ini baru kali pertama aku melihatnya.
Bunu ilk defa gördüm.Ja som to videla prvýkrát.
Bunu ilk defa gördüm.나 처음 봤는데
Bunu ilk defa gördüm.Pierwszy raz widziałam coś takiego
Bunu ilk defa gördüm. WowDet var min första gång jag såg den.
Bunu ilk defa gördüm.Ήταν η πρώτη μου φορά σε μένα.
Bunu ilk defa gördüm.За първи път виждам .
Bunu ilk defa gördüm.Первый раз такое видела.
Bunu ilk defa gördüm..זאת הפעם הראשונה שראיתי את זה
Bunu ilk defa gördüm.هذه كانت المرتي الاولى التي ارها
Bunu ilk defa gördüm.うわ~っ
Bunu ilk defa görüyorum.Most látom először.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Ich hatte bis jetzt noch nie die Gelegenheit, es vorzutragen.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Ik heb nooit eerder de kans gehad het op te zeggen.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Jag har aldrig haft tillfälle att läsa den högt förut.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Je n'ai jamais eu l'occasion de le lire en public.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Ještě jsem neměla příležitost ji říci.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Jeszcze nigdy nie miałam okazji go powiedzieć.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.이 자리에서 처음으로 소개하는 시입니다.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Nisem še imela priložnosti, da bi jo prebrala.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Non ho mai avuto la possibilità di recitarlo prima.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Nu am mai avut niciodată ocaziaa de a-l spune.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Nunca tive oportunidade de o dizer antes.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Nunca tuve la oportunidad de decirlo antes.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Saya tidak pernah punya kesempatan untuk mengatakannya sebelumnya.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Soha nem volt lehetőségem előadni korábban.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Tôi chưa từng có cơ hội đọc to nó lên trước đây.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.Δεν είχα ποτέ την ευκαιρία να το απαγγείλω στο παρελθόν.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.До сега не съм имала възможността да я кажа публично.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.До сих пор мне не представлялась возможность где-либо прочесть эти строки.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.טרם היתה לי ההזדמנות לומר זאת.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum.لم تتح لي الفرصة لأتلوها من قبل.
Bunu ilk defa okuma şansına sahip oluyorum."炎のような愛の痛み
Bunun o muhteşem elbiseyi ilk defa giyişi olup olmadığını bilmek istiyorum.Eu vreau sa stiu daca acum e pentru prima data cand ea a purtat acesta rochie fabuloasa.
Bunun o muhteşem elbiseyi ilk defa giyişi olup olmadığını bilmek istiyorum.Jaký byl jeho účel? Zajímalo by mě, jestli má ty krásné šaty na sobě poprvé.
Bunun o muhteşem elbiseyi ilk defa giyişi olup olmadığını bilmek istiyorum.Я хочу знати, чи це був перший раз, коли вона вдягла цю неймовірну сукню.
Bunun yanında hayatımda ilk defa Bali'de meditasyon yapmaya başladım.A Bali ho anche iniziato a fare meditazione per la prima volta in vita mia.
Bunun yanında hayatımda ilk defa Bali'de meditasyon yapmaya başladım.Aloitin myös meditoimaan Balilla, ensi kertaa elämässäni.
Bunun yanında hayatımda ilk defa Bali'de meditasyon yapmaya başladım.De asemenea, pentru prima dată în viaţă, în Bali am început să meditez.
Bunun yanında hayatımda ilk defa Bali'de meditasyon yapmaya başladım.In Bali habe ich auch zum ersten Mal in meinem Leben meditiert.
Bunun yanında hayatımda ilk defa Bali'de meditasyon yapmaya başladım.J'ai aussi commencé à méditer pour la première fois de ma vie à Bali.