Bugün tam altı ay oluyor -- ve tarihte ilk defa,오늘로 정확히 6개월이 지났습니다. 그리고 역사상 최초로
Bugün tam altı ay oluyor -- ve tarihte ilk defa,Hôm nay đánh dấu tròn 6 tháng Lần đầu tiên trong lịch sử
Bugün tam altı ay oluyor -- ve tarihte ilk defa,Vandaag is in precies zes maanden
Bugün tam altı ay oluyor -- ve tarihte ilk defa,היום מסמן בדיוק שישה חודשים -- ובפעם הראשונה בהיסטוריה,
Bugün tam altı ay oluyor -- ve tarihte ilk defa,اليوم ، مرت 6 أشهر تماما و لأول مرة في التاريخ
Bugün tam altı ay oluyor -- ve tarihte ilk defa,史上初めて、 ウッタルプラデシでもビハールでも
Bu hafta ilk defa akran değerlendirmesi yapacağız.Deze week gaan we voor het eerst peer grading (medestudenten beoordelen) doen.
Bu hafta ilk defa akran değerlendirmesi yapacağız.Esta semana vamos a hacer evaluación de pares por primera vez.
Bu hafta ilk defa akran değerlendirmesi yapacağız.Haverá 2 exames por modulo.
Bu hafta ilk defa akran değerlendirmesi yapacağız.In dieser Woche werden wir zum ersten Mal mit der Benotung Ihrer Arbeiten durch andere Teilnehmer beginnen.
Bu hafta ilk defa akran değerlendirmesi yapacağız.Minggu ini Kita akan melakukan penilaian sesama teman untuk pertama kali
Bu hafta ilk defa akran değerlendirmesi yapacağız.Tuần này chúng ta sẽ bàn về bài tập đánh giá bởi học sinh.
Bu hafta ilk defa akran değerlendirmesi yapacağız.Вперше на цьому тижні ви зустрінетесь з "Оцінюванням одногруппників"
Bu hafta ilk defa akran değerlendirmesi yapacağız.На этой неделе нам впервые предостоит "оценка сокурсниками".
Bu hafta ilk defa akran değerlendirmesi yapacağız.فى هذا الأسبوع، ولأول مرة، سيكون التصحيح عن طريق الطلاب كل منهم لآخرين في الفصل الدراسى.
Bu hikaye anlatım aracını ilk defa gerçekten제가 이 스토리텔링 장치를 진정으로 처음 이해하기 시작한 것은
Bu hikaye anlatım aracını ilk defa gerçekten "Nemo'yu Bulmak" filmini Bob Peterson'la yazarken anladım.Empecé a entender cabalmente esta herramienta narrativa cuando escribí junto a Bob Peterson "Buscando a Nemo".
Bu hikaye anlatım aracını ilk defa gerçekten "Nemo'yu Bulmak" filmini Bob Peterson'la yazarken anladım.Ik begon deze manier van vertellen pas echt te begrijpen toen ik met Bob Peterson "Finding Nemo" schreef.
Bu hikaye anlatım aracını ilk defa gerçekten "Nemo'yu Bulmak" filmini Bob Peterson'la yazarken anladım.Tôi lần đầu hiểu ra công cụ kể chuyện này khi viết cùng Bob Peterson "Đi tìm Nemo."
Bu hikaye anlatım aracını ilk defa gerçekten "Nemo'yu Bulmak" filmini Bob Peterson'la yazarken anladım.Впервые я по-настоящему понял этот приём повествования, когда работал с Бобом Петерсоном над "В поисках Немо".
Bu hikaye anlatım aracını ilk defa gerçektenהתחלתי לראשונה להבין את המכשיר הזה של אמנות הסיפור
Bu hikaye anlatım aracını ilk defa gerçektenبدأت أولا في فهم وسيلة رواية القصص حقا
Bu hikaye anlatım aracını ilk defa gerçektenボブ・ピーターソンと 「ファインディング・ニモ」の 脚本を書いていたときです
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Asta e prima oara, nu-i asa, cand vrei sa faci ceva, visul tau.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.C'est la première fois, n'est-ce pas, que tu voulais faire quelque chose, ton rêve
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Chẳng phải là lần đầu tiên sao? Lần đầu cậu muốn làm một việc gì đó... Là giấc mơ của cậu.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Detta är första gången, är det inte. att du ville göra nåt med din dröm.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Dit is de eerste keer, toch? Dat je iets wilde doen, jouw droom.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Es ist das erstmal, nicht wahr, dass du etwas tun willst, wovon du schon immer geträumt hast.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Ini pertama kalinya, kan, Kau ingin melakukan sesuatu, impianmu.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Questa è la prima volta, non è così, che hai voluto realizzare qualcosa, il tuo sogno.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Αυτή είναι η πρώτη φορά, έτσι, που ήθελες να κάνεις κάτι, το όνειρο σου.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Ха Ни!
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.Это ведь впервые, что ты захотел что-то сделать, твоя мечта.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.هذه المره الاولى أليس كذلك بأنك تريد ان تفعل شيئا ، حلمك.
Bu ilk defa,değil mi, birşeyler yapmak istemen ,Senin hayalin.やりたい事 あんたの夢 大した夢じゃないさ ちょっと思っただけで...
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.Aceasta este prima data cand am fost lăsa să iasă singur, şi am de gînd să fac cele mai multe din el.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.C'est la première fois que j'ai été laissé seul, et je veux profiter au maximum de celui-ci.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.Đây là lần đầu tiên tôi đã được cho ra ngoài một mình, và tôi có nghĩa là tận dụng tối đa của nó.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.Det er første gang jeg har været udlejet alene, og jeg mener at gøre mest muligt ud af det.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.Detta är första gången jag har varit släppa ut ensam, och jag menar att göra det bästa av det.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.Dies ist das erste Mal, dass ich rauslassen allein habe, und ich meine, die meisten davon zu machen.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.Dit is de eerste keer dat ik al laat staan uit, en dan bedoel ik het meest van te maken.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.Ez az első alkalom, voltam hagyja egyedül, és azt jelenti, hogy a legtöbb belőle.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.이것은 나 혼자 나오게하는 건 이번이 처음이다, 나는 그것을 최대한 활용할 수있는 의미합니다.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.Tämä on ensimmäinen kerta kun olen ollut päästää yksin ulos, ja tarkoitan hyödyntää sitä.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.To je poprvé, co jsem vypustil sám, a myslím, aby co nejvíce z toho.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.To je prvič, sem pustil ven sam, in mislim, da kar najbolje tega.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.To je prvýkrát, čo som vypustil sám, a myslím, aby čo najviac z toho.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.To jest po raz pierwszy byłem niech się sam, a ja mówię, aby większość z nich.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.Αυτή είναι η πρώτη φορά που έχω αφήσει έξω μόνο του, και εννοώ να κάνει το μεγαλύτερο μέρος του.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.Това е първият път, когато съм била нека сам, и искам да кажа да се възползват максимално от него.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.Це перший раз, коли я був випущений один, і я маю на увазі, щоб зробити більшу його частину.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.Это первый раз, когда я был выпущен один, и я имею в виду, чтобы сделать большую его часть.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.هذه هي المرة الأولى التي يسمح له بالخروج لقد وحده ، وأعني لتحقيق الاستفادة القصوى منه.
Bu ilk defa tek başıma dışarı izin oldum, ben de bunu en iyi şekilde anlama.我々は一度だけ若いです。なぜ人生の朝に干渉する?
Bu insan genomunun ilk defa dizilenmesidir.Byla to posloupnost prvního lidského genomu.
Bu insan genomunun ilk defa dizilenmesidir.C'était le premier séquençage du génome humain.
Bu insan genomunun ilk defa dizilenmesidir.Dat was de eerste bepaling van de sequentie van het menselijk genoom.
Bu insan genomunun ilk defa dizilenmesidir.Đó là lần đầu tiên người ta đã phác thảo thành công bản đồ gen của con người