Ana içeriğe geç
Sözlük

ilk defa ile cümle

ilk defa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Birleşik Devletleri, bu tür bir eylemi tarihinde ilk defa gerçekleştiriyordu.Ini adalah kali pertama dalam sejarah bahwa Amerika Serikat mengambil semacam tindakan
Birleşik Devletleri, bu tür bir eylemi tarihinde ilk defa gerçekleştiriyordu.זאת הפעם הראשונה בהיסטוריעה שארצות הברית נקטה פעולה מסוג זה
Birleşik Devletleri, bu tür bir eylemi tarihinde ilk defa gerçekleştiriyordu.إنها المرة الأولى في تاريخ الولايات المتحدة الأمريكية التي تقوم بها بمثل هذا الفعل
Birleşik Devletleri, bu tür bir eylemi tarihinde ilk defa gerçekleştiriyordu.なぜなら、人々が望んだから。
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.Zum ersten Mal ist ein Medium von Natur aus gut bei der Unterstützung dieser Art von Konversationen.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.미디어가 이런 종류의 대화들을 탁월하게 지원해주고 있습니다. 커다란 변화 가운데 첫번째죠.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.les médias permettent de supporter nativement ces types de conversations. C'est l'un des grands changements.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.Most először a média természetéből fakadóan támogatja az ilyen mintázatú párbeszédeket.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.Pela primeira vez, os "media" são, por natureza, bons no suporte a este tipo de conversas.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.Pentru prima oara media este buna de la inceput sa sprijine conversatiile de tipul acesta.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.Poprvé existuje médium, které přirozeně podporuje tyto druhy konverzací.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.Po raz pierwszy media ułatwiają tego rodzaju konwersacje.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.Por primera vez los medios son buenos de manera innata para apoyar este tipo de conversaciones.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.Prvič v zgodovini mediji privzeto podpirajo to vrsto komunikacije.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.Questo è uno dei grandi cambiamenti.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.Untuk pertama kalinya media dari awal berhasil baik dalam mendukung jenis percakapan ini.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.Voor het eerst... is een medium goed in het ondersteunen van dit soort gesprekken.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.Για πρώτη φορά, τα ΜΜΕ είναι εξ ορισμού καλά στην υποστήριξη τέτοιου είδους συζητήσεων.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.Впервые средства информации позволяют создать подобный диалог.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.За пръв път на медия е присъща добра поддръжка на тези типове разговори.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.זוהי הפעם הראשונה בה אמצעי התקשורת מתאימים בצורה מולדת לתמיכה בסוג זה של שיחות.
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.الإعلام وسيلة فطرية جيدة لدعم مثل هذه الحوارات هذا واحد من التغييرات العظيمة
Bir medya, ilk defa bu tür bir iletişime doğası gereği imkan tanıyor.うまくサポートするのは 歴史上初めてのことなのです これが第一の大きな変化です
Bir saat sonra, hayatında ilk defa bir endüstriyel robot görüyor.그녀는 산업용 로봇을 처음 본 한시간 만에
Bir saat sonra, hayatında ilk defa bir endüstriyel robot görüyor.Un'ora dopo aver visto il primo robot industriale,
Bir saat sonra, hayatında ilk defa bir endüstriyel robot görüyor.שעה אחת לאחר שראתה את הרובוט התעשייתי הראשון שלה
Bir saat sonra, hayatında ilk defa bir endüstriyel robot görüyor.وبعد ساعة من رؤيتها أول روبوت صناعي خاص بها
Bir saat sonra, hayatında ilk defa bir endüstriyel robot görüyor.彼女は工場での作業をいくつか プログラムしました
Böyle affedilemez bir olay Kabul Üniversitesi'nde ilk defa gerçekleşmiyor.Esta no es la primera vez que un escándalo difícil de olvidar ocurre en la Universidad de Kabul.
Böyle affedilemez bir olay Kabul Üniversitesi'nde ilk defa gerçekleşmiyor.Zahra passou por momentos difíceis trabalhando no seu projeto e gastou muito dinheiro.
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.Byl to básník Samuel Taylor Coleridge, kdo jako první pojmenoval tento naslouchající stav mysli.
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.Der Poet Samuel Taylor Coleridge war der erste, der diese Aufnahmebereitschaft vorgeschlagen hat.
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.Foi o poeta Samuel Taylor Coleridge quem primeiro sugeriu este estado mental recetivo.
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.Fue el poeta Samuel Taylor Coleridge el primero en sugerir este estado receptivo de la mente.
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.Het was de dichter Samuel Taylor Coleridge die deze ontvankelijke ingesteldheid als eerste voorstelde.
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.이러한 수용적인 마음의 상태를 처음으로 제의한 사람은 시인 사무엘 테일러 콜러리지였죠.
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.Poeta Samuel Taylor Coleridge pierwszy opisał ten chłonny stan umysłu.
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.Poetul Samuel Taylor Coleridge a fost primul care a sugerat această stare de spirit receptivă.
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.Samuel Taylor Coleridge költő volt, aki elsőként javasolta ezt a fogékony állapotot. Samuel Taylor Coleridge:
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.Поет Семюел Тейлор Колрідж першим виявив цей сприйнятливий стан розуму.
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.Поетът Самюъл Тейлър Колридж беше първи, който предложи това възприемчиво състояние на ума.
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.Поэт Сэмюель Тейлор Кольридж первым выявил это восприимчивое состояние ума. Сэмюель Тейлор Кольридж:
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.זה היה הסופר סמואל טיילור קולרידג' שהציע לראשונה את מצב הקליטה הזה של המוח.
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.كان الشاعر سامويل تايلر كولردج هو اول من اقترح هذه الحالة الذهنية المتقبلة
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.詩人のサミュエル・テイラー・コールリッジでした 「私が書くときには
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.이 건물은 사실 우리가 해왔던 어떤 프로젝트의 렌더링(3D) 보다 실제 건물이 더 렌더링(3D) 처럼 보이는 유일한 프로젝트 였습니다.
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.To je naš edini projekt, pri katerem je končni rezultat videti bolj zasnova kot naše zasnove.
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.Toto je jediný projekt, ktorý v skutočnosti vyzeral, akoby bol len zobrazený na počítači.
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.Це єдиний з проектів, який ми зробили, де завершена річ більше виглядала як макет, ніж наші макети.
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.Это единственный сделанный нами проект, где законченная вещь выглядела больше как макет, чем наши макеты.
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.זהו הפרוייקט היחידי שעשינו בו המוצר המוגמר נראה יותר כמו הדמייה ממוחשבת מאשר ההדמייה הממוחשבת
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.هذا هو المشروع الوحيد الذي قمنا به بحيث ان الشيء المنجز بدا وكأنه عرضا صوريا أكثر من عروضنا الصورية الحقيقية.
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.実際の完成品が 予想以上に完成予想図のようになってしまったものです (会場: 笑い声)
Bu da, -radyoastronominin ilk defaA fost -- la începutul radio astronomiei,
Bu da, -radyoastronominin ilk defaAgli inizi quando inizò la radioastronomia,
Bu da, -radyoastronominin ilk defaBan đầu, khi ngành này mới bắt đầu,
Bu da, -radyoastronominin ilk defaC'était -- à l'origine quand la radioastronomie commença,
Bu da, -radyoastronominin ilk defaDas war - ursprünglich als Radioastronomie begann,
Bu da, -radyoastronominin ilk defaEz -- eredetileg, amikor a rádiócsillagászat elkezdődött, Mr.
Bu da, -radyoastronominin ilk defa전파천문학이 생겨나기 시작할 때
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod