Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.لم يسبق لهم أن إستمعوا إلى لغة أخرى إلى لغة "الماندرين" الصينية لأول مرة خلال المرحلة المفصلية.
Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.臨界期に 初めて中国語に触れさせる実験をしました 台北とシアトルの
Ancak bu akşam, onlar çocuklarının gözlerine ilk defa bakarken, hayatları sonsuza dek değişecek.Pero esta noche, cuando miren a los ojos de sus hijos por primera vez, sus vidas cambiarán para siempre.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Aveam patru ani când am văzut-o pe mama încărcând mașina de spălat pentru prima dată în viața ei.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Avevo solo quattro anni quando ho visto mia madre caricare una lavatrice per la prima volta in vita sua.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Bil sem star samo 4 leta ko sem videl svojo mamo nalagati perilo v pralni stroj prvič v njenem življenju.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Byly mi teprve čtyři roky, když jsem viděl svou matku, jak plní pračku úplně poprvé v jejím životě.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Csak négyéves voltam, amikor láttam anyukámat életében először megtölteni egy mosógépet.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Eu tinha apenas 4 anos quando vi a minha mãe encher uma máquina de lavar pela primeira vez na sua vida.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Ich war erst vier Jahre alt, als ich meine Mutter das erste Mal in ihrem Leben eine Waschmaschine beladen sah.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Ik was vier jaar oud toen ik mijn moeder een wasmachine zag vullen, voor het eerst in haar leven.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Jag var bara fyra år gammal när jag såg min mor ladda en tvättmaskin för den allra första gången i hennes liv.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Jeg var kun fire år gammel da jeg så min mor fylde en vaskemaskine for første gang i sit liv.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Je n'avais que quatre ans quand j'ai vu ma mère charger une machine à laver pour la première fois de sa vie.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.저희 어머니가 생애 처음으로 세탁기를 사용하는 것을 봤을 때, 저는 겨우 네살이었습니다.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Mal som len štyri roky, keď som videl, ako dáva moja mama veci do práčky prvýkrát v jej živote.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Miałem tylko cztery lata gdy zobaczyłem jak moja mama po raz pierwszy w jej życiu uruchamia pralkę.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Tôi chỉ mới 4 tuổi khi tôi thấy mẹ tôi sử dụng máy giặt lần đầu tiên trong cuộc đời bà ấy.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Yo tenía solo cuatro años cuando ví a mi madre llenar una lavadora de ropa por primera vez en su vida.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Ήμουν μόλις τεσσάρων ετών όταν είδα τη μητέρα μου να βάζει ρούχα στο πλυντήριο για πρώτη φορά στη ζωή της.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Бях само на четири години, когато видях майка ми да зарежда пералня за първи път в живота си.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Мені було всього чотири роки, коли я побачив, як моя мати уперше в своєму житті закладає речі в пральку.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.Мне было всего 4 года, когда я увидел, как моя мама загружает стиральную машину в первый раз в своей жизни.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.הייתי רק בן ארבע כאשר ראיתי את אמא שלי ממלאה מכונת כביסה בפעם הראשונה בחייה.
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.كان عمري أربع سنوات عندما رأيت والدتي تضع الملابس في الغسالة للمرة الاولى في حياتها
Annemi hayatımda ilk defa bir çamaşır makinasını doldururken izlediğimde dört yaşındaydım.初めて使うのを見た時 私はたったの4歳でした 母にとっては最高の日でした
Bakın çocuklar, ilk defa manga lideri oluyorum... ama bu birlikte ilk görevimiz değil.A nic nám nehrozí. Chlapi toto je poprvé, co jsem velitel oddílu, ale nejsem prvně v akci. Je to důležité.
Bakın çocuklar, ilk defa manga lideri oluyorum... ama bu birlikte ilk görevimiz değil.A nič nám nehrozí. Prvýkrát som veliteľ oddielu, ale... ...nie som po prvýkrát vonku.
Bakın çocuklar, ilk defa manga lideri oluyorum... ama bu birlikte ilk görevimiz değil. Bu iş ciddi.Ακούστε, παιδιά, πρώτη φορά είμαι διμοιρίτης... ...αλλά δεν βγαίνουμε πρώτη φορά μαζί.
Bakın çocuklar, ilk defa manga lideri oluyorum... ama bu birlikte ilk görevimiz değil.Se bare efter dem som kaster sten, så er du ok. Det kan måske blive sjovt. D-drengene gør deres grej nu.
Bakın çocuklar, ilk defa manga lideri oluyorum... ama bu birlikte ilk görevimiz değil.Vem, da je to prvič, da sem vodja, toda... to ni prvič, da smo skupaj.
Bakın çocuklar, ilk defa manga lideri oluyorum... ama bu birlikte ilk görevimiz değil.Вижте момчета, това е моята първа мисия като командващ... ...но това не първата мисия,в която сме заедно.
Bakın çocuklar, ilk defa manga lideri oluyorum... ama bu birlikte ilk görevimiz değil.חבר'ה, אני יודע שזו הפעם .הראשונה שאני מפקד על כיתה .וזאת לא המשימה הראשונה שלנו .אבל הפעם זה רציני
Bana hiç bundan bahsetmedi. Kaçtığını ilk defa işe gittiğimde öğrendim.Il ne m'a jamais dit qu'il voulait s'en aller J'en ai entendu la première fois au travail.
Bana hiç bundan bahsetmedi. Kaçtığını ilk defa işe gittiğimde öğrendim..הוא לעולם לא אמר לי שהוא רוצה לעזוב .שמעתי על זה לראשונה בעבודה
Bana hiç bundan bahsetmedi. Kaçtığını ilk defa işe gittiğimde öğrendim.إنه لم يخبرني بذلك تصورت أنه مسافر للعمل
Başkan sınırlarda geziyordu... ...ama ilk defa bugünkü gibi bir kriz geçirdi.Az Elnök úr eddig a választóvonalon ingadozott, de ez volt az első eset, hogy így esett összeesett.
Başkan sınırlarda geziyordu... ...ama ilk defa bugünkü gibi bir kriz geçirdi.Le Président avait déjà vacillé, mais c'est la première fois qu'il s'écroule comme aujourd'hui.
Başkan sınırlarda geziyordu... ...ama ilk defa bugünkü gibi bir kriz geçirdi.Ο Πρόεδρος... η υγεία του δεν είναι τόσο καλή, αλλά σήμερα ήταν πρώτη φορά που κατέρρευσε με αυτό τον τρόπο.
Başkan sınırlarda geziyordu... ...ama ilk defa bugünkü gibi bir kriz geçirdi.الرئيس صحته ليست جيدة وكيف اغمي عليه اليوم كانت المرة الاولى
Ben açıkçası biraz şaşırdım. O ilk defa seni sevdi.Ik was eerlijk gezegd een beetje sprakeloos dat ze de eerste voor je viel.
Ben açıkçası biraz şaşırdım. O ilk defa seni sevdi.Para ser franco, fiquei espantado por ela ter ido ter contigo em primeiro lugar.
Ben açıkçası biraz şaşırdım. O ilk defa seni sevdi.Upřímně, trochu mě šokovalo, že se do tebe zamilovala poprvé.
Ben bu 20 Temmuz 1969 insan ilk defa geri bakıp gezegeni gördüğü zaman başladı.그리고 제 생각에는 1969년 7월 20일 이었던 것 같습니다. 처음으로 사람이 지구란 행성을 뒤돌아 볼 수 있었을 때,
Ben bu 20 Temmuz 1969 insan ilk defa geri bakıp gezegeni gördüğü zaman başladı.Acho que foi a 20 de julho de 1969, Quando, pela primeira vez, o homem olhou para o planeta Terra.
Ben bu 20 Temmuz 1969 insan ilk defa geri bakıp gezegeni gördüğü zaman başladı."¿Cuándo apareció por primera vez esa conciencia sobre el planeta y su fragilidad?"
Ben bu 20 Temmuz 1969 insan ilk defa geri bakıp gezegeni gördüğü zaman başladı.E penso sia stato il 20 Luglio 1969, quando, per la prima volta, l'uomo ha potuto guardare il pianeta Terra.
Ben bu 20 Temmuz 1969 insan ilk defa geri bakıp gezegeni gördüğü zaman başladı.Ich denke, es war am 20. Juli 1969, als die Menschheit zum ersten Mal auf den Planet Erde schauen konnte.
Ben bu 20 Temmuz 1969 insan ilk defa geri bakıp gezegeni gördüğü zaman başladı.Myślę że było to 20 lipca 1969, kiedy po raz pierwszy człowiek mógł popatrzeć z góry na Ziemię.
Ben bu 20 Temmuz 1969 insan ilk defa geri bakıp gezegeni gördüğü zaman başladı."Quand cette prise de conscience de la planète et de sa fragilité est-elle apparue pour la première fois?"
Ben bu 20 Temmuz 1969 insan ilk defa geri bakıp gezegeni gördüğü zaman başladı."Wanneer doken dat bewustzijn van de planeet en zijn fragiliteit het eerst op?"
Ben bu 20 Temmuz 1969 insan ilk defa geri bakıp gezegeni gördüğü zaman başladı.Νομίζω πως ήταν στις 20 Ιουλίου του 1969, όταν, για πρώτη φορά, ο άνθρωπος είδε από απόσταση τον πλανήτη Γη.
Ben bu 20 Temmuz 1969 insan ilk defa geri bakıp gezegeni gördüğü zaman başladı.Кажется, это было 20 июля 1969 года, когда человек впервые оглянулся на Землю.
Ben bu 20 Temmuz 1969 insan ilk defa geri bakıp gezegeni gördüğü zaman başladı.Според мен е било на 20-ти юли 1969 г., когато за пръв път човек е могъл да гледа отвън планетата Земя.
Ben bu 20 Temmuz 1969 insan ilk defa geri bakıp gezegeni gördüğü zaman başladı.לדעתי זה היה ב-20 ליולי 1969, כשלראשונה יכול היה האדם לצפות מרחוק על כדור הארץ.
Ben bu 20 Temmuz 1969 insan ilk defa geri bakıp gezegeni gördüğü zaman başladı.أعتقد أنه كان في 20 يوليو 1969م، عندما، وللمرة الأولى، تمكن الرجل بالنظر إلى الوراء الى كوكب الأرض.
Ben bu 20 Temmuz 1969 insan ilk defa geri bakıp gezegeni gördüğü zaman başladı.惑星地球を振り返った日だったと 私は考えます そしてある意味でこのようなフレーズを造り出したのは バックミンスター・フラーでした
Ben de prensesinim. Bu ne? Bunu ilk defa görüyorum.وانا اميرتك, ماهذا؟
Beni bir kadının kollarında ilk defa görüyor da.E' la prima volta che mi vede tra le braccia di una donna.
Beni bir kadının kollarında ilk defa görüyor da.Elle ne m'avait jamais vu embrasser une femme.