Aa, ilk defa bir kaya karidesine kur yaptığımda -- (gülüşmeler) (gülüşmeler) (alkış)أه، المرة الأولى التي أقمت فيها علاقة مع قريدس الصخر-- (ضحك) (ضحك)
Altından ilk defa yürüdümAmikor először sétáltam alatta, néztem, ahogy a szél tánca életre kelti.
Altından ilk defa yürüdümCi ho camminato sotto per la prima volta.
Altından ilk defa yürüdümEu caminhei por baixo da escultura pela primeira vez.
Altından ilk defa yürüdümIch stellte mich zum ersten Mal darunter.
Altından ilk defa yürüdümIk liep er voor de eerste keer onder door.
Altından ilk defa yürüdümJe suis passée en dessous pour la premiere fois.
Altından ilk defa yürüdüm저는 처음으로 그 아래를 걸어보았습니다.
Altından ilk defa yürüdümKráčala som pod ním po prvýkrát.
Altından ilk defa yürüdümMergeam pe sub el pentru prima oară.
Altından ilk defa yürüdümProcházela jsem se pod sítí poprvé v životě.
Altından ilk defa yürüdümPrzeszłam pod swoją rzeźbą po raz pierwszy.
Altından ilk defa yürüdümSaya berjalan di bawahnya untuk pertama kalinya.
Altından ilk defa yürüdümTôi đi bộ bên dưới nó lần đầu tiên.
Altından ilk defa yürüdümΠερπάτησα απο κάτω για πρώτη φορά.
Altından ilk defa yürüdümВървях под него. за първи път.
Altından ilk defa yürüdümЯ впервые прошлась под инсталляцией.
Altından ilk defa yürüdümЯ вперше пройшлася під спорудою.
Altından ilk defa yürüdümהלכתי מתחתיה בפעם הראשונה.
Altından ilk defa yürüdümلقد سرت اسفل المجسم للمرة الاولى
Altından ilk defa yürüdüm歩いたのは私でした 風の振り付けを眺めていると
Ama aynı zamanda yeni katılanlar için de. Her sene 7.000 kişi ilk defa katılıyor.Но также новые пациенты, а их 7000 ежегодно, люди, которые приходят к нам в первый раз.
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.Ale oni pytają nas o nowego klienta.
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.Ale oni sa nás pýtajú, ako je to prvý krát, u nového zákazníka?
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.Ale oni se nás ptají, jak to je poprvé, u nového zákazníka?
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.하지만 그들은 우리에 게 처음으로, 새로운 고객을 요구 하 고 있습니다.
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.Mas perguntar-pela primeira vez, um novo cliente
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.Но това, което ни питат е за нов клиент.
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.新しい顧客は、一度だけ
Ama kendisi ilk defa ticari olarak kullanılabilen ampulü üretmiştir.하지만 에디슨이 최초의 상품화 가능한 램프를 발명한 건 사실입니다.
Ama kendisi ilk defa ticari olarak kullanılabilen ampulü üretmiştir.אבל הוא כן הפיק את הנורה המסחרית הראשונה
Amerikan tarihinde ilk defa çoğunluğu beyaz olan seçmenler미국에서 처음으로 대부분의 백인들이
Amerikan tarihinde ilk defa çoğunluğu beyaz olan seçmenlerבפעם הראשונה בארצות הברית, קבוצת בוחרים לבנה בעיקרה
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.하지만 제 3막에서는 우리가 시작했던 그곳으로 돌아가는 것이 가능할 것입니다.
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.Ale teď, v našem třetím dějství se můžeme vrátit zpátky tam, kde jsme začaly a věděly to od začátku.
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.Ale teraz, v treťom dejstve, sa môžeme vrátiť späť na začiatok, ale už s týmito vedomosťami.
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.אבל עכשיו, ב'מערכה השלישית' שלנו, עשויה להיות לנו אפשרות לחזור לאן שהתחלנו
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.ولكن الآن ضمن التيار الثالث ربما يمكن لنا ان نعود الى البداية
Ama şimdi, üçüncü perdemizde, başladığımız yere dönüp belki de ilk defa herşeyi anlayabiliriz.自分の出発点にぐるりと戻って 生きるべきは自分の人生なのだと 初めて気づくことができるかもしれません
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Ale co zrobiłem ostatno... i jestem zachwycony, że mogę to pokazać publicznie.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Ale právě jsem vyrobil -- a je mi ctí předvést vám, poprvé zde na veřejnosti.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Ampak, kar sem ravnokar naredil -- in sem presrečen, da vam lahko pokažem, prvič v javnosti.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Dar ce tocmai am terminat de facut-- si sunt incantat sa va arat voua,pentru prima data in public.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.De amit ezúttal csináltam -- s örömömre szolgál, hogy itt oszthatom meg először a nagyközönséggel:
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.하지만 제가 지금 막 만든건, 여러분에게 보여주게 되어 기뻐요, 공개석상에선 처음이거든요.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Maar wat ik pas heb gemaakt -- het is een genoegen dit voor het eerst in het openbaar te laten zien.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Ma cio' che ho costruito -- e ho il piacere di presentarlo qui per la prima volta in pubblico.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Mais ce que je viens de faire -- et je suis enchanté de vous le montrer, pour la première fois en public ici.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Mas o que acabei de fazer — e estou encantado por mostrar aqui, pela primeira vez em público, aqui.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Pero la que acabo de hacer y me alegra mostrárselos, por primera vez en público aquí,
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Αλλά αυτό που μόλις έφτιαξα ... και είμαι τρισευτυχισμένος που σας δείχνω, για πρώτη φορά δημόσια, εδώ...
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.Но онова, което току-що направих... и с радост ще ви го покажа тук, за пръв път пред публика.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.אבל מה שזה עתה הכינותי... ואני שמח להציג לכם, בפעם הראשונה בפומבי.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.ولكن ما صنعته لتوي -- وأنا سعيد لأريكم إياه، لأول مرة في العلن هنا.
Ama yaptığım bu şey -- size ilk defa burada göstermekten mutluluk duyuyorum.できたばかりのやつをお見せできるのはうれしい
Amerikan tarihinde ilk defa çoğunluğu beyaz olan seçmenlerلاول مرة في الولايات المتحدة،الغالب من مجموع الناخبين البيض
Amerikan tarihinde ilk defa çoğunluğu beyaz olan seçmenler大統領候補に投票したというのは 初めてのことでした
Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.결정적 시기 동안 처음으로 중국어에 노출시켜 시험을 했습니다.
Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.la dialectul mandarin pentru prima dată în perioada decizivă de dezvoltare.
Amerikan bebeklere kritik dönemlerinde ilk defa Çince dinleterek denedik.שמעולם לא שמעו שפה שניה למנדרינית בפעם הראשונה במהלך התקופה הקריטית.