Enköping adı ilk defa 13. yüzyılda anılmaya başlanmıştır.Aizpute blev første gang nævnt i det 13. århundrede.
Bu dönemde, Osmanlı tarihinde ilk defa yeniçerilerin kaldırılması gündeme geldi.Det var første, og hidtil eneste gang i Galaxys historie at et rygnummer er blevet trukket tilbage.
Hayatında ilk defa yanında annesi olmadan Yalnız olmasına izin verildi.Fra nu af er det helt sikkert, at han har været alene for sidste gang...
Tarihte ilk defa FA Cup finali bilet fiyatları 100 £'un üzerine çıktı.Fra starten af denne sæson, blev billetpriserne for udefans fastsat til maksimalt £30 per billet..
Bu dönemde halifelik ilk defa bir hanedanlığın kontrolüne girmiştir.Det var første gang nogensinde, at der blev foretaget en kontrolleret landing på en komet.
Hastalık ilk defa Norveçli Doktor Asbjörn Fölling tarafından 1934 yılında tanımlanmıştır.Fenylketonuri opdagedes i 1934 af den norske læge Ivar Asbjørn Følling.
Bu uçuşta, tarihte ilk defa üç uzayaracı birlikte görev yapmıştır.Man valgte i denne forbindelse samtidig for første gang at samle og integrere disse tre forebyggelsesområder.
Amorium kentinin isminin belgelerde ve yazılarda ilk defa görülmesi.Den første gang man ser navnet på skrift er i europæiske optegnelser.
Mescid-i Aksa'nın ilk defa ne zaman inşa edildiği tam olarak bilinmemektedir.Det vides ikke, hvornår bjerget blev besteget første gang.
Hikâyeyi müstakil bir mesnevi halinde ilk defa Nizami Gencevi yazmıştır.Første gang blev hun stoppet i lufthavnen i Nigeria med falske dokumenter.
10. hafta ise ilk defa kadroya girdi.Det blev første gang besteget den 11.
Sinemada ilk defa Martin Scorsese'nin Kızgın Boğa (1980) filminde figüran olarak rol aldı.Hun filmdebuterede i Martin Scorseses Tyren fra Bronx (1980).
6 yaşında ilk defa sahneye çıktı.Han var tre år gammel da han stod på en scene for første gang.
Şut yarışması ilk defa uygulanmıştır.Podiet til sejrsceremonien blev anvendt for første gang.
14 Kasım 2011'de NPR albümü ilk defa tüm olarak çaldı.Den 14. november blev albummet spillet første gang i sin helhed på den amerikanske radiostation NPR.
Bu sıralar ilk defa hoca olmak ister.Her undervistes nu for første gang i flere klasser.
Arşiv teorisi ilk defa onun tarafından dile getirildi.Arkivteorien ble for første gang formulert av ham.
Pek çok Yunan kolonilerinin kuruluş hikâyelerinde, kolonide yerleşen insanlar ilk defa Delfi'ye adandı.I opphavsfortellingene til flere av de greske kolonier ble kolonistene først viet ved Delfi.
17. sezondan beri ilk defa Usta bu sezonda hiçbir hikâyede yer almamıştır.For første gang siden sesong 17 er ikke alle historiene lenket sammen.
O günkü öğleden sonra, Berlin ilk defa Sovyet topçuları tarafından bombardımana tutuldu.Samme ettermiddag kom Berlin for første gang innenfor rekkevidde av sovjetisk artilleri.
İlk etap 12 yılda ilk defa Vendée eyaletinde yapılıyordu.De første etappene blir for tredje gang på 12 år syklet i departementet Vendée.
Açık toplum fikri ilk defa Henri Bergson tarafından oluşturulmuş bir fikirdir.Begrepet om det åpne samfunn stammer opprinnelig fra Henri Bergson.
Kapılarını ilk defa 15 Mayıs 1927'de açtı.Det åpnet første gang 15. mai 1927.
1916 - I. Dünya Savaşı: Paris ilk defa Alman zeplinleri ile bombalandı.1916 – Første verdenskrig: Paris blir bombet av tyske luftskip for første gang.
Adını Amerikan astronomi hamisi Catherine Wolfe Bruce'dan almıştır ve ilk defa 1898 yılında verilmiştir.Medaljen har fått sitt navn etter Catherine Wolfe Bruce og ble første gang delt ut i 1898.
Tur ayrıca ilk defa resmi dağ tırmanışı oluşunu Ballon d'Alsace'de kutluyordu.Det markeres også at det er 100 år siden Touren hadde sin første klatreetappe opp fjellet Ballon d'Alsace.
Irukandji sendromunun belirtileri ilk defa 1952 yılında Hugo Flecker tarafından belgelenmiştir.Symptomene på irukandji syndrom ble først dokumentert av Hugo Flecker i 1952.
Oyunlar tarihinde bir etkinlik ilk defa Asya'da düzenlendi.Det var første gangen som lekene ble arrangert i Asia.
Lenin’le ilk defa burada görüştü.Liechtenstein ble besøkt for første gang.
Saudi Professional League, FIFA serisinde bu sene ilk defa yer alacaktır.I tillegg så er Saudi Professional League introdusert for første gang i seriens historie.
Ayı ilk defa 1280'de bir mühürde görülmektedir.Bjørnen kjennes første gang fra et segl fra 1280.
1490'da ilk defa Burgundi sarayında iken İngiltere Krallığına meşru hakkı olduğunu ilan etti.Han ble først kjent ved hoffet i Burgund i 1490, da han fremmet sitt krav på den engelske tronen.
Fransa, kadınlar turnuvasına ilk defa ev sahipliği yaptı.For første gang var det en egen turnering for kvinner.
1973 yılında kulüp tarihinde ilk defa Bundesliga'ya yükselme başarısı göstermiştir.I 1971 rykket laget for første gang opp til Bundesliga.
Nazgul'ler ilk defa görülür.Det er første gang de treffer innfødte.
Güney Kore'de seçimler ilk defa doğrudan 1948'de gerçekleştirildi.Chang ble første gang innvalgt i Sør-Koreas nasjonalforsamling i 1948.
Böylece Babıali ilk defa olarak iki binaya ayrılmış oldu.I hopprennet var det for første gang to omganger.
22 Mart 1935'te baz istasyonun bir anteninden ilk defa televizyon programları yayınlanmaya başlandı.Verdens første regulære fjernsynsprogram ble 22. mars 1935 sendt fra tårnet.
2014 yılında, on yıldan fazla geçen bir sürede ilk defa manşetlere çıktı.I 1987 spilte han igjen for første gang på over 12 år.
Ancak ben buraya geldiğimde hayatım boyunca ilk defa gördüğüm bir duruma şahitlik ettim.For første gang i mitt liv hadde jeg kommet i kontakt med mine medmennesker.
Bu tablo ilk defa 1886'da sergilenmiştir.Den ble første gang utdelt i 1886.
Akabinde ilk defa bir druid tahta çıkar.For første gang bruker gruppa et fullt trommesett.
30 Ağustos - Türkiye'de Zafer Bayramı ilk defa Afyonkarahisar, Ankara ve İzmir'de kutlandı.10. desember – Nobelprisene blir utdelt for første gang i Stockholm og i Kristiania.
Yazılar ilk defa 1902'de Heinrich Schäfer tarafından yayınlanmıştır.Den første fullstendige publiseringen og oversettelsen ble gjort i 1902 av Heinrich Schäfer.
Resmi olarak ise kabul edilmesi ve kutlanması ise ilk defa 1999 yılında Trinidad-Tobago'da gerçekleşmiştir.Den internasjonale mannsdagen, markert første gang i Trinidad og Tobago i 1999.
Houston ekibi 1981 yılından sonra ilk defa finale yükseldi.Finnskogutstillingen ble første gang arrangert i 1981.
Altın standardı ilk defa 1821'de İngiltere'de kondu.Medaljen ble første gang utdelt i 1821.
Novellası Rite of Passage ise ilk defa 1994'ta basıldı.I tillegg ble hans lange novelle, Rite of Passage (1994) utgitt for første gang.
Uzantı ilk defa 2000 yılında önerilmişti.NaIT ble første gang arrangert i 2000.
Visegrád adıyla ilk defa 1009 yılındaki Latin belgelerinde bahsedilmiştir.Visegrad er først nevnt i et dokument fra 1009.
Moleküler biyologlar bu mekanizmayı ilk defa 1970'lerde kontrol altına almayı becermiştir.Molekylærbiologier benyttet denne teknikken først på 1970-tallet.
Konsept arabası 2009'da Frankfurt Otomobil Fuarı'nda ilk defa gösterilmişti.Konseptet ble vist første gang på bilutstillingen i Frankfurt i 2009.
2015 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Avustralya'yı Tonight Again isimli şarkısıyla ilk defa temsil etmiştir.I 2015 representerte han Australia i Eurovision Song Contest med låten «Tonight Again».
Anna Bolena operası ilk defa 26 Aralık 1830’da Milano’da sahnelenmiş ve çok büyük ilgi uyandırmıştır.Den tragiske operaen Anna Bolena ble med stor suksess uroppført 26. desember 1830 i Milanos Teatro Carcano.
Leisen film endüstrisine ilk defa 1920'lerde sanat ve kostüm bölümlerinde çalışarak girdi.Han begynte sitt arbeid i filmindustrien på 1920-tallet innenfor scenografi og kostymedesign.
Tarihte Ravensburg'tan ilk defa 1088'de bahsedilmiştir.Ravensburg pertama kali muncul dalam sejarah pada tahun 1088.
Homer'ın ikinci adı J'den ilk defa bu bölümde bahsedildi.Nama tengah Homer, J., juga diterangkan untuk pertama kalinya di episode ini.
Irukandji sendromunun belirtileri ilk defa 1952 yılında Hugo Flecker tarafından belgelenmiştir.Gejala sindrom Irukandji pertama kali didokumentasikan oleh Hugo Flecker pada tahun 1952.
1941 - Plütonyum, Dr. Glenn T. Seaborg tarafından ilk defa ayrıştırıldı ve üretildi.1941 - Plutonium diproduksi pertama kalinya dan diisolasi oleh Dr. Glenn T. Seaborg.
Köprünün yeni inşasının taş olarak yapılması düşüncesi ilk defa 1503 yılında önerildi.Gagasan untuk membangun kembali jembatan ini dengan bahan dasar batu pertama kali diusulkan pada tahun 1503.