Ana içeriğe geç
Sözlük

ilk defa ile cümle

ilk defa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
20 Aralık - Hacettepe Üniversitesi'nde, Türkiye'de ilk defa ilik nakli gerçekleştirildi.Al doilea, la Hampton de prima dată ce este educația adevărată.
1906 yılında ilk defa elektrikli tramvay kullanılmaya başlandı.În 31 decembrie 1906 s-a renunțat la tramvaie electrice.
Kapılarını ilk defa 15 Mayıs 1927'de açtı.Ea a răsunat pentru prima dată la 15 septembrie 1978.
Avusturya yarışmayı ilk defa kazanmış oldu.Cu această melodie Portugalia a câștigat concursul pentru prima dată.
Enköping adı ilk defa 13. yüzyılda anılmaya başlanmıştır.Roquefortul fost menționat pentru prima dată în secolul al XI-lea.
Bu başarısı sayesinde ilk defa bir Grand Slam'e ana tablodan katılma şansını yakaladı.Asta a fost prima dată cand Pouille reușește să ajungă în al treilea tur pe tabloul unui Grand Slam.
Yere ulaşan güneş nötrinolarının sayımı ilk defa 1960'larda yapıldı.Ideea de răcire a aerului din spațiile închise a apărut pentru prima dată în Egipt.
Buffy, teke tek olarak Angel ile savaşır ama ilk defasında onu yenemez.Haruhi a fost prima care i-a putut deosebi, în timp ce nici măcar mătușa lor n-a putut.
Saat, ilk defa MÖ 4000'lerde Mısır'da kullanılmaya başlanmıştır.Cuprul a fost probabil folosit pentru prima dată în Egipt, înainte de 5000 î.en.
Turnuva ilk defa Bulgaristan'nın evsahipliğinde düzenlenecektir.Svetkavița este pentru prima oară în prima ligă bulgară.
Avusturya, Belçika, Hollanda ve İspanya ilk defa sıfır puan almışladır.Austria, Belgia, Spania și Țările de Jos nu au reușit să obțină niciun punct.
Bu ilk defa on dan fazla erkek yarışmacının katıldığı müsabakaydı.Este prima dată când un stat adoptă un sistem de monedă zecimal.
Böylece Danimarka tarihinde ilk defa bir Dünya Kupası'na katılmış oldu.Este pentru prima dată în istorie când întreg teritoriu sudanez este reunit sub o unică autoritate.
Eser, ilk defa M.Ö. 442’de oynandı.A fost jucată pentru prima dată pe la aproximativ 429 î.Hr..
Müzik sektöründeki en prestijli ödül olarak addedilen bu ödüller ilk defa 1958'de dağıtıldı.Premiul Globul de Aur pentru cel mai bun actor debutant a fost acordat prima dată în 1948.
Franz, 31 yaşındayken Valli'nin eski dairesine taşındı ve böylece ilk defa yalnız yaşamaya başladı.Franz később, 31 évesen Valli korábbi lakásába költözött, ekkor élt először egyedül.
Şehir belgelerde ilk defa 1017'de Ricoldinchuson, olarak geçmektedir.A várost először Ricoldinchuson néven említik 1017-ben.
"Gastroenteritis" terimi ilk defa 1825 yılında kullanılmıştır.A „gasztroenteritisz” kifejezést első ízben 1825-ben használták.
"Perfect Illusion" ilk defa Londra'daki Moth Club'da 10 Eylül 2016'da seslendirildi.A Perfect Illusion első alkalommal a londoni Moth Clubban került előadásra élőben 2016. szeptember 10-én.
Köprünün yeni inşasının taş olarak yapılması düşüncesi ilk defa 1503 yılında önerildi.1503-ban javasolták első alkalommal kőhíd építését.
Yazılar ilk defa 1902'de Heinrich Schäfer tarafından yayınlanmıştır.Az első publikációt Heinrich Schäfer írta róla 1902-ben.
Bu terimi, ilk defa Alman psikiyatr Emil Kraepelin'in kullanıldığı düşünülmektedir.A módszert először Emil Kraepelin javasolta.
San Marino ilk defa yarışmaya katılmıştır.Először vett részt a versenyen San Marino.
17. yüzyılda adaya ilk defa İsveç ordusu tarafından meşe ağacı getirilip dikilmiştir.A 17. században először a svéd seregben vezették be a szuronyt.
Katy çok fazla duyguyla söylüyordu ve ilk defa koroyu dinlediğimde ürperdim.Katy mély érzelmekkel énekel, és mikor először hallottam a refrént, a hideg futott a hátamon.
Plazmid terimi Amerikalı moleküler biyolog Joshua Lederberg tarafından 1952'de ilk defa kullanılmıştır.A plazmid fogalmát 1953-ban vezette be Joshua Lederberg amerikai molekuláris biológus.
1982 yılında ilk defa Hristiyan Demokrat Enternasyonali olarak yeniden adlandırıldı.1989-ben ismét Kereszténydemokrata Néppárt néven alakult újjá.
Aalto bu şemayı ilk defa 1961'de paylaştı ancak 60'lar boyunca pek çok düzenlemeden geçti.Aalto 1961-ben mutatta be első tervét, de ez számos változáson ment át az 1960-as évek elején.
South Park'ın bu dizisi ayrıca Kenny'nin ilk defa ölmediği bölümdür.Ez az első olyan rész, melyben Kenny nem hal meg.
Birçok gıda ilk defa yenildiği zaman bile anafilaksiyi tetikleyebilir.Sok élelmiszer válthat ki anafilaxiát, már az első fogyasztáskor is.
2008'de ilk defa Pekin olimpiyatları'nda yarışmıştır.2008-ban, Pekingben vett részt első alkalommal az olimpiai játékokon.
Sıfır Hata kavramı, “işi ilk defada doğru yap” yaklaşımı olarak da ele alınmaktadır.Következő megbízásuk sürgős, ahol a „piszkos munka” is megengedett.
Bart, ilk defa "Şortumu ye."Barney először használja a "Csak....
Bu ilk defa oluyordu.Ez volt az első ilyen alkalom.
Tašmajdan 1973'te ilk defa yapılan Dünya Su Sporları Şampiyonası'na da ev sahipliği yapmıştır.A Tašmajdan adott otthont az első úszó-világbajnokságnak 1973-ban.
Budizm Kore'ye ilk defa Koguryo zamanında, 372'de geldi.Korea három királysága közül elsőként Kogurjo (Goguryeo) idején érkezett a buddhizmus Koreába, 372-ben.
Hayatında ilk defa yanında annesi olmadan Yalnız olmasına izin verildi.Életében először élt egyedül.
Ayı ilk defa 1280'de bir mühürde görülmektedir.A faluról először 1280-ban olvashatunk egy oklevélben.
17 kadın milletvekili ilk defa Meclise girdi.1917-ben került először nő miniszterelnöki pozícióba.
Belisarius emri altındaki Bizans ordusu ile ilk defa Sicilya adasına çıktı.Belisarius hadműveletei kiindulópontjául Szicíliát választotta.
Bu sebeple çift 1977 yılından bu yana ilk defa Dünya şampiyonasına gidemedi.A Man TT végül az 1977-es szezontól kezdve nem is kapott többé helyet a világbajnokság versenynaptárában.
1838 yılında Sir Charles Wheatstone, görsel derinlik algısının sürecini ilk defa tanımladı.1838-ban Charles Wheatstone egy új elmélettel jött elő a binokuláris mélységészlelésről.
Turun ilk iki durağı, Taipei ve Seul, üçüncü durağı ise ilk defa konser verdikleri Shangai oldu.A turné első két állomása Tajpej és Szöül volt, míg a harmadik az első útjuk volt Sanghajba.
1981 yılında Paris ile Lyon arasında ilk defa seferlere baslamiştır.Az első vonalat 1981-ben adták át Párizs és Lyon között.
Bulgaristan, Eurovision Şarkı Yarışması'na ilk defa 2005 yılında katılmıştır.Bulgária 2005-ben vett részt először az Eurovíziós Dalversenyen.
'Kobra manevrası ilk defa 1980'li yıllarda Viktor Pugachev tarafından bir Sukhoi Su-27 ile sunuldu.A kobra-manővert először egy kétüléses Szu–27 gép hátsó (oktatói) ülésében, Viktor Pugacsovval hajtotta végre.
Fahrenheit 451, Ray Bradbury'nin 1951'te ilk defa basılan ünlü bilim kurgu romanıdır.A Fahrenheit 451 egy 1953-ban megjelent disztópikus sci-fi regény Ray Bradbury tollából.
1999 yılında organizasyon ilk defa Avrupa ve Kuzey Amerika dışında yapılmıştır.2008-ban jelezték először előfordulását Európában és Észak-Amerikában.
Türkiye'de ilk defa ilaç ambalajlarında uygulanmasına karar verilmiştir.Kábítószerként először Törökországban használták.
Sözlü edebiyattan sonra ilk defa Oğuzname ile yazılı kaynaklara geçmiştir.A család őseiről első ízben az Erdélyi Fejedelemség idején tudósítanak az írott források.
Vostok 6, ilk defa bir kadının görev aldığı uzay uçuşu.Az első űrrepülés, amikor a személyzetből három nő volt a küldetés tagja.
Klip ilk defa 20/20 adlı programda 20 Kasım 2009 tarihinde gösterime girdi.Először a 20/20 műsorban mutatták be 2009 novemberében.
Bu sıralar ilk defa hoca olmak ister.Ebben az évben először válogatott.
Öte yandan İsrail'in yasallığı da ilk defa bir Arap ülkesi tarafından tanınmış oluyordu.Ez volt az első eset, hogy Izrael létét egy arab ország államfője elismerte.
Bu tablo ilk defa 1886'da sergilenmiştir.Kiállításon elsőként 1886-ban mutatták be őket.
Türkiye'de ilk defa bir maçta seri penaltı atışları yapıldı.Most először nem nyert ilyen nagy csatában török fősereg.
Parçanın müzik videosu ilk defa Britney & Kevin: Chaotic programının final bölümünde yayınlanmıştır.A hozzá készült fekete-fehér videoklip a Britney & Kevin: Chaotic fináléjában debütált.
Yunan parlamentosuna ilk defa 1946 yılında seçilmiştir.1946-ban választották meg először parlamenti képviselőnek.
Sarkaç bir matematik aleti olarak ilk defa Isaac Newton tarafından kullanılmıştır.Az erő első matematikai definícióját Isaac Newton adta meg mozgásegyenletével.
1919'da ilk defa uçağı görüp Kızıl Ordu'ya katılmaya karar verdi.Hän näki ensi kertaa lentokoneen vuonna 1919 ja päätti pyrkiä Puna-armeijaan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod