Öykü ilk defa, Philadelphia'daki Saturday Courier dergisinde 1832 yılında yayımlandı.وقد نشرت لأول مرة في صفحات مجلة فيلادلفيا ساترداي كوريير في عام 1832.
8 Şubat 1935'te ilk defa meclis seçimlerine katılan Türk kadınları mecliste 18 sandalye elde ettiler.وحصلت المرأة التركية، التي شاركت في الانتخابات البرلمانية للمرة الأولى في 8 فبراير 1935، على 18 مقعدا.
Şiirlerinden bazıları ilk defa gazetede yayımlandığı zaman Slovenca ve Almanca olarak basılmıştı.عندما نشرت بعض أشعاره في الصحف لأول مرة كان ذلك باللغتين السلوفينية والألمانية مما يدل على عبقريته الشعرية.
Bu ilk defa oluyordu.ولم تكن المرة الأولى.
Ürenin ilk defa 1773 yılında keşfedildiği bilinir.نُشرت الدراسة للمرة الأولى في العام 1773.
Bireyin tek çekirdekli bir hücreden gelişebileceği bu çalışmalar ile ilk defa olarak önerilmiştir.كانت تلك المرة الأولى التي يتم الحديث فيها عن تطور الفرد بدءاً من نواة خلية مفردة.
Bu değişikliklerle ilk defa parlamenter sistem uygulanmaya başlanmıştır.ومن خلال هذه التغييرات تكون الدولة قد خطت أولى خطوات النظام البرلمانى.
İkili ilk defa orada birbirlerine bir şeyler hissetmeye başlarlar.بعدها يبدأ الأثنان بلقاء بعضهما.
24 Haziran - Pablo Picasso'nun eserleri ilk defa sergilendi.24 نوفمبر - الإعلان عن مبرهنة بايز لأول مرة.
Lenin’le ilk defa burada görüştü.وهناك حيث قابل ليلو لأول مرة.
Kapılarını ilk defa 15 Mayıs 1927'de açtı.فتحت أبوابه للمرة الأولى يوم 15 سبتمبر 1989.
Bu turnuvada ilk defa hakemler baraj mesafesini belirlemek amacıyla kaybolan sprey kullanmışlardır.وكانت تلك المرة الأولى التي تستعمل فيها السيارات بدل الإبل لقطع تلك المسافة.
Grup televizyonda tanıtımını ilk defa 25 Mayıs 2008 tarihinde SBS'in Inkigayo programında yaptı.الفرقة ظهرت لأول مره في 25 مايو٬ 2008 في Inkigayo على قناة SBS الكورية.
Kararlı Güç Harekatı esnasında Avrupa tarihinde ilk defa Tomahawk saldırısı gerçekleşti.حصلت المنظمات الأوروبية من خلال معاهدة ماسترخت لأول مرة على المسؤولية الكاملة في مجالات الثقافة.
Avrupa'dan gelen göçmenler ilk defa 1607 yılında buraya yerleştiler.أول مرة تمت فيها رؤية هذه الجزيرة كانت في عام 1606 عن طريق الأوروبيين.
Şampiyona ilk defa iki ev sahibi ülke tarafından düzenlenmektedir.وكانت أول بطولة تستضيفها دولتان.
Budizm Kore'ye ilk defa Koguryo zamanında, 372'de geldi.دخلت الديانة البوذية إلى كوريا في عام 372.
Ali Bin İsa, 11. yüzyıl da ilk defa göz hastalıkları ile ilgili eser veren bilim insanı.على بن عيسى : هو عالم قدم للمرة الأولى أبحاث عن مرض العيون في القرن الحادي عشر.
Ömrümde ilk defa Şekspir’i seyrettim.قدم الزحف الموضعي لأول مرة منكزر.
Yine ilk defa bu tarihte öğrencilere okul forması giyme zorunluluğu getirilmiştir.لهذا اليوم أهمية خاصة لدى طلاب الصف الأول القادمين إلى المدرسة للمرة الأولى.
Kent ilk defa 1811'de Karolinska Institutet adlı enstitünün kurulmasıyla tıp eğitimine başladı.تم إضفاء الطابع الرسمي على التعليم الطبي في نهاية المطاف في عام 1811 و ذلك في معهد كارولينسكا.
Otomobil, bu şekilde ilk defa savaş alanında kullanılır ve endüstrileşmesi için önemli destek kazanır.ولأول مرة تُستخدم السيارات في الحروب فاكتسبت دعماً كبيراً لتطوير الصناعة أكثر.
Deri tüberkülozu iki ana grupta toplanır: Kişinin basille ilk defa karşılaşması sonucu ortaya çıkarlar.نتائج كلا الخريطتين تتفقان مع بعضهم البعض ويكشفان للمرة الأولى ان العظام تعود لرجل.
Bu eserlerde Okültizm (kara büyücülük, müphemcilik) sözcüğüne de ilk defa yer verilmiştir."ستة أيام الأولى (للخلق) تتحدى أسطورة التطور-الموجب-لله".
Bu pusu ilk defa bir savaşta bir komutanı doğrudan hedef alan operasyon olmuştur.كانت هذه هي المرة الأولى التي تستخدم فيها هذه القدرة في مهمة قتالية حية.
"Dominyon statüsü" terimi ilk defa 1907'deki İmparatorluk Konferansı'nda resmî olarak kullanıldı.واعطي لها مسمى "دومينيون" رسميا في المؤتمر الاستعماري لسنة 1907.
Bu tarihte ilk defa şehirde medrese açılarak üst düzey eğitim verilmeye başlanmıştır.كانت تلك المرة الأولى التي وضعت فيها الطبقة العاملة في المدينة تحت الضوء.
Franz, 31 yaşındayken Valli'nin eski dairesine taşındı ve böylece ilk defa yalnız yaşamaya başladı.Franz, aos 31 anos, mudou-se para o antigo apartamento de Valli e passou a viver sozinho pela primeira vez.
O günkü öğleden sonra, Berlin ilk defa Sovyet topçuları tarafından bombardımana tutuldu.Nessa tarde, Berlim foi bombardeada pela artilharia soviética pela primeira vez.
1897 yılında Paula ilk defa olarak Jeanne Bauck'un sınıfına kabul edilir.Em 1897, Paula foi admitida pela primeira vez na classe de Jeanne Bauck.
18 Şubat - Sahra Çölü'nde ilk defa kar yağdı.18 de fevereiro - Nevou pela única vez no Deserto do Saara.
Eliza Boston'da sahneye ilk defa dokuz yaşında, ABD'ye gelişinden yalnızca üç ay sonra çıktı.Eliza estreiou nos palcos de Boston aos nove anos, só três meses após a sua chegada aos Estados Unidos.
Katy çok fazla duyguyla söylüyordu ve ilk defa koroyu dinlediğimde ürperdim.Katy canta com muita emoção e quando ouvi o refrão pela primeira vez me deu arrepios.
II. Justinianos ilk defa tahta 685 yılında geçti.Justiniano II ascendeu ao trono pela primeira vez em 685.
1916 - I. Dünya Savaşı: Paris ilk defa Alman zeplinleri ile bombalandı.1916 — Primeira Guerra Mundial: Paris é bombardeada pela primeira vez por zepelins alemães.
12 Kasım 1955 tarihinde, Billboard ilk defa Top 100 listesini yayınladı.Na semana que terminou em 12 de novembro de 1955, a Billboard publicou o Top 100 pela primeira vez.
Oyun, ilk defa Broadway'de 22 Ocak 1953'te sahnelendi.A peça foi primeiramente apresentada na Broadway em 22 de janeiro de 1953.
Bu ilk defa oluyordu.Era a primeira vez que isso acontecia.
Terör Dağı'na, ilk defa, 1959'da ve bir Yeni Zelanda ekibi tarafından çıkılmıştır.Foi escalado pela primeira vez em 1959 por uma equipe de montanhistas neo-zelandeses.
Geoff Howland tarafından ilk defa Nisan 2002'de düzenlenmiştir.Foi fundada por Geoff Howland e foi realizada pela primeira vez em Abril de 2002.
Burada, Margo, ilk defa Orlando'nun ve altındakilerin "kâğıttan kent" olduğundan söz eder.Aqui, Margo, pela primeira vez, refere-se a Orlando e a sua subdivisão como um "cidade de papel".
1941 - Plütonyum, Dr. Glenn T. Seaborg tarafından ilk defa ayrıştırıldı ve üretildi.1941 — Plutônio é produzido pela primeira vez e isolado por Glenn T. Seaborg.
6 Eylül'de EXO küçük bir hayran buluşması düzenledi ve orada "Power"ı ilk defa söylediler.Em 6 de setembro, EXO realizou um mini evento para fãs, onde performou o single pela primeira vez.
San Marino ilk defa yarışmaya katılmıştır.A selecção representante de San Marino competiu pela primeira vez.
Köprünün yeni inşasının taş olarak yapılması düşüncesi ilk defa 1503 yılında önerildi.A ideia de uma reconstrução em pedra foi pela primeira vez proposta em 1503.
1908'de Gamper ilk defa FC Barcelona'nın başkanı oldu.Em 1908, Gamper se tornou presidente do clube pela primeira vez.
Rastgele Yürüyüş ilk defa 1905 senesinde Karl Pearson tarafından ortaya konmuştur.O termo passeio aleatório foi introduzido pela primeira vez por Karl Pearson , em 1905.
2014 yılında, on yıldan fazla geçen bir sürede ilk defa manşetlere çıktı.Isso aconteceu pela primeira vez em mais de 20 anos.
17 Eylül: Sarı Ev'de ilk defa kaldı.Ele passou sua primeira noite na Casa Amarela em 17 de setembro.
Homer'ın ikinci adı J'den ilk defa bu bölümde bahsedildi.Também é a primeira vez que é mencionado o J no meio do sobrenome de Homer.
1961 Yılında ilk defa kız öğrenci kaydı yapıldı.Em 1962 admitiu pela primeira vez estudantes femininas.
"Gastroenteritis" terimi ilk defa 1825 yılında kullanılmıştır.O primeiro uso da designação "gastroenterite" ocorreu em 1825.
Venedik'te Teatro La Fenice bu eseri ancak 1856 da ilk defa sahnelemiştir.A primeira produção de Veneza, no Teatro La Fenice, só ocorreu em 1856.
Orada o ilk defa yak.Pontifica pela primeira vez.
Karakter ilk defa Captain America: Civil War filminde görünmüştür.Esse local foi estabelecida pela primeira vez em Capitão América: Guerra Civil.
Turun genel klasman birinciliğini ilk defa İtalyan olmayan bir bisikletçi; İsviçre'li Hugo Koblet kazandı.O vencedor foi o ciclista suiço Hugo Koblet, primeiro vencedor não-italiano da história do Giro.
Fındıkkıran Balesi ilk defa 1892 yılında Sankt-Peterburg'da Mariinski Tiyatrosu'nda sahneye konmuştur.Encenado pela primeira vez em 1890 no Teatro Mariinsky em São Petersburgo.
Bu tablo ilk defa 1886'da sergilenmiştir.A condição foi descrita pela primeira vez em 1886.
Shakira'nın isteği üzerine, Alejandro Sanz ilk defa bu şarkının video klibinde dans etmiştir.Pelo pedido de Shakira, este foi o primeiro vídeo onde Sanz está realizando coreografia.
Tarlalar ilk defa Mayıs ayında daha buğday taze ve yeşerirken ilgisini çekmiştir.Ele tinha inicialmente ficado fascinado pelas colinas em maio, quando o trigo estava jovem e verde.