ilk defa ile cümle

ilk defa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Mother Simpson" (yedinci sezon, 1995) bölümünde, babaannesi Mona Simpson ile ilk defa karşılaşır.In Wer ist Mona Simpson? trifft Lisa das erste Mal ihre Großmutter väterlicherseits.
Bloch teorisi, ilk defa Felix Bloch tarafından önerilmiştir.Magnonen wurden zuerst durch Felix Bloch als theoretisches Konzept eingeführt.
İlk defa 1961 yılında ışık vericisi olarak gaz lazer kullanıldı.2000 konnte zum ersten Mal Flüssigerdgas exportiert werden.
Bu değişikliklerle ilk defa parlamenter sistem uygulanmaya başlanmıştır.Damit wurde das von den Verfassungsvätern geschaffene System der Senatorenwahl erstmals abgeändert.
Türkiye'de ilk defa hava durumu bülteni hazırlayıp sunan kişi olarak tanınmaktadır.Es ist allerdings nicht mehr ermittelbar, wann er erstmals in Europa gehalten und gezüchtet wurde.
Sahneye ilk defa Küçük Tiyatro’da “Kara Boncuk” adlı oyun ile çıktı.Zum ersten Mal bringt er so schwarze Tänzerinnen auf die Bühne.
7 Haziran seçimlerde, 2002'den bu yana ilk defa bir parti tek başına iktidar olamadı.2002 wurde zum ersten und bislang einzigen Mal eine Delegation zu Winterspielen geschickt.
İlk defa, 28 Mart 1991 tarihinde ABD'nin Fox Broadcasting Company kanalında yayınlandı.Ab dem 28. März 1999 wurden sie vom US-amerikanischen Sender FOX erstmals ausgestrahlt.
Bu skorla 2006'dan beri ilk defa bir WTA turnuvası finalinde bir oyuncu oyun alamamış oldu.Zum ersten Mal seit 2006 gelangte jemand aus der Schweiz in das Finale des Wettbewerbs.
Müze koleksiyonculuğu kavramını ilk defa ortaya atmıştır.Erstmals in Europa wurde hier das Konzept eines Sammlermuseums umgesetzt.
Eser ilk defa 2015 yılında İsrail'de oda versiyonunda sahnelenmiştir.Eine Kammerversion wurde zwei Jahre später, im Juli 2015, zum ersten Mal in Israel aufgeführt.
Bu hücreler ilk defa 1960'larda kuşlarda tespit edilmiştir.1960 wurde die Art erstmals im Mittelmeer nachgewiesen.
Ukrayna ilk defa yarışmaya katılmıştır.Die Ukraine nahm zum ersten Mal teil.
Bu bilinç, ilk defa ergenlik ya da yetişkinlik döneminde de ortaya çıkabilmektedir.Gelegentlich tritt dieses Bewusstsein erst in der Pubertät oder im Erwachsenenalter auf.
Bu eserde yıllar sonra ilk defa kendi adını kullandı.Zu dieser Zeit durften sie erstmals eigene Nachnamen annehmen.
İlk defa Japonya'ya geldim.Je suis venu au Japon pour la première fois.
Babası ile ilk defa karşılaştığım yer Tokyo'dur.C'est à Tokyo que j'ai rencontré son père pour la première fois.
İlk defa haklıydı.Il avait raison la première fois.
Belki de hayatımda ilk defa yiyecekten bu derece etkilendim.C'est peut-être la première fois de ma vie que je suis autant impressionné par de la nourriture.
1954'ten itibaren otomobillerin satış fiyatı yıllardır ilk defa azalır.Dès 1954, les prix de vente des automobiles baissent pour la première fois depuis des années.
Arşiv teorisi ilk defa onun tarafından dile getirildi.La théorie archivistique a été formulée pour la première fois par lui.
1897 yılında Paula ilk defa olarak Jeanne Bauck'un sınıfına kabul edilir.En 1897, elle fut admise pour la première fois dans la classe de Jeanne Bauck.
6 Eylül'de EXO küçük bir hayran buluşması düzenledi ve orada "Power"ı ilk defa söylediler.Le 6 septembre, EXO a tenu un mini fan-meeting où ils ont interprété "Power" pour la première fois.
İlk defa Fransa Bisiklet Turu tarihinde Fransız olmayan bir kişi yarışı lider götürüyordu.C'est donc la première fois dans l'histoire du Tour de France qu'un non-Français est leader de la course.
İlk defa kasetler üzerine Fayza Ahmet ve Najat Al Sagira'nın şarkılarını kaydetti.Il a enregistré les chansons de Fayza Ahmed et Najat Al Saghira sur cassette pour la première fois.
Efendi ilk defa ortaya çıktığında, Sunnydale'in altındaki Cehennem Ağzı'nda kapalı kalmıştır.Quand il rencontre le Maître, celui-ci est déjà piégé dans la Bouche de l'Enfer de Sunnydale.
Akridin ilk defa 1871'de Carl Gräbe ve Heinrich Caro tarafından saflaştırılmıştır.L'acridine a été isolée pour la première fois en 1871 par Carl Gräbe et Heinrich Caro.
Avustralya'da X ışınları ilk defa cerrahi amaç ile kullanılmıştı.Ce fut le premier usage chirurgical avéré des rayons X en Australie.
Bu ilk defa oluyordu.C’était la première fois.
İlk defa Çin de bulunmuştur.La Chine y prend part pour la première fois.
Koçyiğit Köroğlu: İlk defa Ülkü'de yayınlanmıştır.Le Who's Who est publié pour la première fois au Royaume-Uni.
Merlin 1C ilk defa, Falcon 1'in başarısız olan 3. fırlatma denemesinde kullanılmıştır.Le Merlin 1C est utilisé pour la première fois au cours du troisième vol du Falcon 1.
Whitman ile Poe'nun yolları ilk defa Temmuz 1845'te kesişti.Whitman et Poe se croisent pour la première fois à Providence en juillet 1845.
Lenin’le ilk defa burada görüştü.C'est à cette époque qu'il rencontre pour la première fois Lénine.
Plazmid terimi Amerikalı moleküler biyolog Joshua Lederberg tarafından 1952'de ilk defa kullanılmıştır.Le terme plasmide fut introduit par le biologiste moléculaire américain Joshua Lederberg en 1952.
Kariyerin de ilk defa MVP seçildi.C'est la première fois qu'un MVP est désigné.
Oyun, ilk defa Broadway'de 22 Ocak 1953'te sahnelendi.La première a été jouée à Broadway le 22 janvier 1953.
İlk defa 1540 yılında Valerus Cordus tarafından elde edilmiştir.La première synthèse aurait été réalisée par Valerius Cordus en 1540.
Tip örneği Costa Rica'da toplandı ve bilim dünyasına ilk defa 2002'de tanıtıldı.L'holotype a été collecté au Costa Rica et décrit pour la première fois en 2002.
İlk defa "Dünyalar Arasında" hikâyesinde ortaya çıkmıştır.Il apparait pour la première fois dans l'histoire The Coming of ...
Üçüncü Robin, Timothy Drake, ilk defa Batman #436 (1989)'da görülmüştür.Tim Drake, qui deviendra le troisième Robin, est d'abord apparu en flashback dans Batman #436 (1989).
Karakter ilk defa Captain America: Civil War filminde görünmüştür.Il apparait pour la première fois avec un petit rôle dans Captain America: Civil War.
Burası için 996 yılında ilk defa resmi olarak Ostarrîchi ismi kullanıldı.En 996, le nom d'Ostarrichi apparait pour la première fois.
İkili ilk defa cinsel ilişkiye girer.Dans le troisième épisode, ils ont des rapports sexuels pour la première fois.
İngilizler tarafından ilk defa tankın kullanıldığı savaştır.Les gaz toxiques sont utilisés par les britanniques pour la première fois.
Şiiri ilk defa burada yerel müzisyenler tarafından bestelenerek çalınmaya başladı.C'est là que le poème fut mis en musique et interprété pour la première fois par des musiciens locaux.
İlk defa Fransa içinde verilen ödül, 2016'dan beri bütün dünyadan gelen adaylıkları kabul etmektedir.Après une première édition française, le prix a été élargi au monde entier en 2016.
Burberry'nin Londra'daki Fall 2016 Men's Show'unda ilk defa podyumda yer aldı.Kris a fait ses débuts sur le podium au Burberry's Fall 2016 Men's Show à Londres.
Bir milyon kişi ilk defa oy hakkına sahip oldu.Elle donne à 200 000 citoyens le droit de vote pour la première fois.
İlk defa basılıp yayınlanması 1598'dedir.Il est promulgué et imprimé en 1598.
Molloy, Samuel Beckett'ın ilk defa 1951'de yayımlanmış romanı.Molloy est un roman de Samuel Beckett, publié en 1951.
Romalılar Hollanda'nın ilk kentlerini ve kalelerini kurdular ve bölgeye ilk defa yazı yazmayı getirdiler.Les Romains construisirent les premières villes et introduisirent l'écriture.
İkili ilk defa orada birbirlerine bir şeyler hissetmeye başlarlar.C'est la première fois que l'un de ces 2 personnages ressent des sentiments l'un pour l'autre.
İlk defa All-Star maçında yer aldı.Il est invité pour la première fois au All Star Game.
Yerleşimin adı ilk defa 1302 yılındaki kaynaklarda geçmiştir.Le nom du village, Senten, apparaît pour la première fois en 1302.
İlk defa 1235 tarihinde "Debrezun" adı ile bahsedildi.Diesten est mentionné pour la première fois en 1235 sous le nom de Dedestesen.
2016'da kariyerinde ilk defa Fransa Bisiklet Turu'nda yer aldı.En 2016, il dispute le Tour de France pour la première fois de sa carrière.
1999 yılında organizasyon ilk defa Avrupa ve Kuzey Amerika dışında yapılmıştır.En effet, pour la première fois, des compétitions auront lieu hors des continent européens et nord-américains.
Bu skorla 2006'dan beri ilk defa bir WTA turnuvası finalinde bir oyuncu oyun alamamış oldu.C'est la première fois depuis 2006 qu'elle manque un tournoi du Grand Chelem.
Birleşik Krallık'ta ilk defa Eylül 2006'da BBC Two kanalında yayınlandı.Elle a été transmise pour la première fois dans le Royaume-Uni sur BBC Two en septembre 2006.

İlgili Sayfalar