ilk önce ile cümle

ilk önce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlk önce seni iyi hissettirirler, ama sonra üzgün.Ten je z toho nejdříve zmatený, a potom nešťastný.
İlk önceleri bir insandır.Důležitá je první osoba.
Fakat kişinin kendisini aşması için, ilk önce insanın aşılması gereken bir şey olduğunu kabul etmesi gerekir.Když chceš o něčem za někoho rozhodovat, tak se s ním o tom musíš napřed domluvit, ne?
İlk önce savaşırlar ama yenişemeyip dost olurlar.Zpočátku se těžko sžívají, ale pak se stanou přáteli.
İlk önce 1996 yılında Sakaryaspor'un A Genç takımını çalıştırmaya başladı.V roce 1996 začal trénovat brazilské Jiu-Jitsu.
İlk önce arabaların yer tespiti yapılır ve ardından hırsızlık başlar.V počátcích je často řeší půjčkami od známých, později už se dopouští i podvodů a krádeží.
İlk önce internetten yayımlandı, şarkıyı ulusal radyolar çalmaya başladı ve şarkı beğenildi.Ten první byl kritiky velmi dobře přijat, píseň se začala hrát v rádiích a lidi si ji oblíbili.
İlk önce Curtis Santiago'yu denedi.Jako první našel Hora Sanguinius.
Tabii ki ilk önce Spike'ın mezar odasına gider.Zde se nalézala rodinná hrobka Starcků.
Lakin, bu reaksiyonun oluşması için ilk önce geleneksel yollarla reaksiyon başlatılmalıdır.Vždy je ale v případě tradice třeba pracovat s tímto generačním přenosem.
İlk önce mayetik alanı çözmemiz gerekiyor.Nejdříve je nutné zkalibrovat přístroj.
Bozkır taktiği ile ilk önce geri çekilinirdi.V předvečer hlasování však tento maskot rezignoval.
İlk önce sadece şu 3 fakülte vardı: Uluslararası, Ekonomi ve Hukuk.Univerzita měla nejprve tři fakulty; filozofickou, právnickou a lékařskou.
İlk önce çalıştığı kulüpte söylemeye başladı.Firma, u které to začalo ....
Ada ülkesi ilk önceleri sadece kırmızı renkten oluşan bir bayrak kullanmaktaydı.Norská vlajka byla první, která použila tři barvy.
İlk önce bir atış sahasında ateş etmeyi öğrendi.V utkání vstřelil svůj první gól.
Nabokov romanın başlığını ilk önce The Kingdom by the Sea (Bir Deniz Ülkesi) olarak belirlemişti.Inițial, Nabokov și-a intitulat romanul The Kingdom by the Sea.
Grup ilk önce 11.şarkıyı "Eternal", 12.'yi "Listen To The Rain", 13.'yü de "Demise" olarak belirlemişti.Formația avea inițial piesa "Eternal" ca piesa 11, "Listen to the Rain" ca piesa 12, și "Demise" ca piesa 13.
İlk önceleri bir insandır.Primul este cel de ființă.
İlk önce Bavyera'ya gitti ve sonra 1991'den 1994'e kadar Hollanda'da bir karavanda yaşadı.După 1989 a plecat în Bayern, iar între 1991 și 1994 a stat în Olanda, într-o rulotă.
Civilization II 1996 yılında ilk önce masaüstü bilgisayarlar için çıktı, daha sonra PlayStation'a uyarlandı.Civilization II a fost prima dată lansat în 1996 pentru PC și mai târziu pentru Sony PlayStation.
İlk önce tahta Babüssaade önüne çıkartılır.A pune carul înaintea boilor.
Çapraz katlamada kâğıt ilk önce katlanır, daha sonra 90 derece döndürülür, en sonunda tekrar katlanır.De fiecare dată, se notează literele vizibile, apoi se face o rotație de 90 de grade și se repetă procedeul.
Şarkı ilk önce Tom Jones'a teklif edildi.Așa începe cariera solo lui Tom Jones.
3 kafadar olan mutantlar ilk önce işe elektrik kesilmesinden başlamıştır.Trei fire narative încep atunci în piesă.
İlk önce kapıyı açmaları lazım.Az ajtó végül kinyílik.
Demek ki ilk önceleri proje kelimesinin anlamı "herhangi bir şey yapılmadan önce gelen şey" demekti.A „projekt” eredeti jelentése tehát „valami, ami történik, mielőtt valami mást megteszünk”.
İlk önce konuşma büyük bir heyecan yaratmadı.A felhívás nem keltett nagy lelkesedést.
Rusya'da yaşadıktan sonra ilk önce Türkiye'ye gitti, sonra Azerbaycan'a geri döndü.Japánba való visszatérése előtt Palesztinába ment, hogy Jézus nyomdokaiban járhasson.
Aşk ilk önce samimiyetle başlar.A találkozás szerelem első látásra.
Albümün ismi olarak ilk önce Wanted Dead or Alive'da karar kılınmıştı.A második héten a Wanted Dead or Alive-ot választotta.
Bölümleri ilk önce ben izliyorum.Az első darabokat magam festem meg.
İlk önce kendi evinin altında kurduğu matbaayı kısa süre sonra Eminönü'nde kiraladığı bir odaya taşıdı.Az első nap sikertelensége után szobát bérel egy olcsó panzióban.
Yayalar karşıdan karşıya geçerken ilk önce sağlarına bakarlar.A gyalogosoknak kétirányú úton való átkeléskor először jobbra kell nézniük.
Yemi ilk önce istemez ama Eko onun parasıyla köye aşı alacaklarını söyleyince kabul eder.Alan először nemet mond, de miután ígéretet kap arra, hogy finanszírozzák a további ásatásait, beleegyezik.
Grup, ilk önce 1985'te birleşmiş, ardından 1996'da, uzun bir başarılı kariyer sonrasında ayrılmıştır.Első albumukat 1985-ben adták ki, majd az együttes máig tartó sikeres karriert futott be.
İlk önce Midyebaz'ın dolabına bakarlar.Átvette Heilprin Mihály könyvesboltját.
Bu geçiş aşamasında devletler, ilk önce konfederasyon meydana getirirler.Minden bizonnyal a gótok szervezték a területet először grófságokba.
Osmanlı saflarına ilk önce Alman birlikleri saldırdı.Ekkor figyeltek fel először az angolok a német flotta fenyegetésére.
İlk önce kapıyı açmaları lazım.Kuljettajan pitää itse avata ovet.
Dirac, kendisi ilk önce karşıt maddenin astronomik ölçekte bulunması hakkında kafa yormuştu.Dirac pystyi ensimmäisenä ennustamaan matemaattisesti antimaterian olemassaolon.
İlk önce konuşma büyük bir heyecan yaratmadı.Puheella ei aluksi ollut paljonkaan vaikutusta.
İlk önce yurt dışına transfer olmak için uğraştı.Syyria haki ensi kertaa ulkomailta apua..
Passé composé çekimlenirken ilk önce yardımcı fiil çekimlenir.Maksamme velkaa -kappaleen levytti alun perin Apua!
Mahallenin adı ise ilk önceleri Görücü imiş.Ensimmäisen osan nimi on Yksinäinen sormi.
Bu popüler şov 30 dakikaydı ve ilk önce NBC Radyosu'nda yayınlandı.Kuunnelmaa tehtiin pilottijakso mukaan lukien 40 jaksoa ja sitä lähetettiin NBC:n radioverkon kautta.
Olay ilk önce askeriyede başladı.Lentoasema oli alkujaan sotilaskäytössä.
İlk önce 1967'de ödüllendirildi.Ensimmäinen palkinto myönnettiin vuonna 1967.
İlk önce öğretmen olduğunu sanmıştım ama değilmiş.Ensin luulin että hän oli opettaja, mutta ei hän ollut.
İlk önce bir atış sahasında ateş etmeyi öğrendi.Εκείνη, όμως, αρχικά, έμαθε να πυροβολεί σε ένα πεδίο βολών.
İlk önceliği hazineyi beslemekti.Η πρώτη του προτεραιότητα ήταν να τροφοδοτήσει το ταμείο.
İlk önce mayetik alanı çözmemiz gerekiyor.Κατ' αρχήν το μαγνήσιο είναι αναφλέξιμο.
Bu bir çakışma yaratır ve kartlar kimin ilk önce paketi göndereceğini kendi aralarında karar verir.Oι ομάδες ρίχνουν ένα κέρμα για να δουν ποια από τις δύο θα ξεκινήσει πρώτη.
1975'ten beri süren program ilk önce ismi NBC`s Saturday Night`di.Το 1987 μεταδόθηκε για πρώτη φορά από το αμερικάνικο κανάλι NBC το Saturday Night's Main Event.
Şirket ilk önceleri yalnızca Norveçli gruplarla anlaşma yapıyordu.Αρχικά η διοργάνωση αφορούσε μόνο τις ομάδες της πρώτης κατηγορίας.
Hikâye ilk önce Çin, GLA ve son olarak ABD'de devam eder.Den rigtige rækkefølge er: Først den kinesiske, så GLA, og derefter den amerikanske kampagne.
İlk önceleri tarih ve coğrafya öğretmenliği yaptı.Hans hovedfag var historie og geografi.
McDaniel ilk önce bunun bir hayvan olabileceğini tahmin eder.Oprindeligt troede man, at Willi var en han.
İlk önce çalıştığı kulüpte söylemeye başladı.En klub han i øvrigt selv var med til at starte.
Bu bir çakışma yaratır ve kartlar kimin ilk önce paketi göndereceğini kendi aralarında karar verir.Det hjælper, når der er en tvist om, hvem der fangede Lynet først.

İlgili Sayfalar