Bişr-i Hâfî bütün ömrünü ilim öğrenmekle ve öğretmekle geçirdi.Roehana menghabiskan waktu sepanjang hidupnya dengan belajar dan mengajar.
Cemaat, kendini Sünni Müslümanların bir ilim ve kardeşlik cemiyeti olarak tanımlamaktadır.Ajaran mereka juga menekankan pada persaudaraan antar umat manusia dan Keesaan Tuhan.
Bu karmakarışık ilimden hiç kimse bir şey anlamadığı gibi İmâm Câʿfer-i Sadık ta hâdiseden bihâberdi.Thực sự với hình hài này, khó có ai có thể tin được đây là một con cừu.
Babası Muhammed Vâbili kendini islami ilimler ve edebiyata adamış birisi idi.Ông nội của ông là Vương Luân, là một nhà Nho được trọng vọng về đức hạnh và văn học.
Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.”それが分からないなら帰れ」とひどく叱られたという。
Gök ilime elçi idim.「亜空の使者」にも登場する。
Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi.「あなた方は自分の知識ではわたしの印を理解出来なかったではないか。
Aynı zamanda babasından dini ilimleri tahsil etmeye devam etti.彼もまた父の教えを忠実に守っていた。
Bu kişiler ilim ve faziletlerinden dolayı hoş tutulmuşlardır.イヨの親族や知人。
Bişr-i Hâfî bütün ömrünü ilim öğrenmekle ve öğretmekle geçirdi.これを生涯大切にし、また自分の教えを通して人に伝えた。
Kesbî ilimler duyular aracılığıyla yapılır.動的なコントロールは気孔によって行われる。
"Vehbî" ilimler ise ruhlar âleminden melekler aracılığıyla yapılır.知の天使(ちのてんし) 主に人間に知識を与えるのが役目。
Gök ilime elçi idim.并诏崔安潜等遣还使者。
Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi.谓上不我知,黜而宜,乃知我矣。
Babasından kalan servet, onun hiç kimseye muhtaç kalmadan ilim öğrenmesine vesile olmuştur.父母責之,終不肯言,惟侍婢知之。
Özellikle; ilim tahsil eden talebelerin gireceği bir cennet kapısı var mı; adı nedir?".『繫縛』者,安立緣中,令不散,何所安立?謂:『自心定』力故,起智慧。
Mûkattâ'at ilim dalının konusu müteşâbih ayetlerden kast edilen anlamları ortaya çıkarabilmektir.你們應當謹記在你們家中所宣讀的真主的跡象和格言,真主是玄妙的,是徹知的。
Onlar da memnun oldular, bilâhare eseri ilim âlemine sundum.教授善知識者,示教利喜於吾。
Ebû Hanîfe, ilimle uğraşmaya başlamadan önce başarılı bir tüccardı.他在踏入政壇之前是一位成功的商人。
"Vehbî" ilimler ise ruhlar âleminden melekler aracılığıyla yapılır.皐(さつき) 續的哥哥,得到神之力的墮天使。
Onun ilim ve feyiz kaynağı ders ve sohbetlerine devâm ederek ilimde yüksek dereceye erişti.崔谦也竭尽自己的智慧和才能,加以匡正辅佐。
Fethettiği yerleri cami ve medreselerle süsleyip, mümtaz ilim sahipleri ile şenlendirdi.朱学以格物致知,陆学以明心,吕学则兼取其长,而复以中原文献之统润色之。
Ancak kadınlar ilim ve kültür hayatında önemli bir yer almaya devam ettiler.不过,它已经是教育和管理领域的一个关键概念。
İlm-i evvel delili: "Evren'deki her şey ilim (ilk ya da ön bilgi) ile var olabilir.』還彼經所說:『一切諸法家,彼識一切種,故說為家識,聰明者乘此。
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.應該是生命裡最快樂最無憂的歲月。
Önceleri Selahaddin bir ilim adamı olmak istiyordu, yönetici olmak gibi bir niyeti yoktu.那年夏天,她首次立志成为政治家,而非曾经想要当的医生。
Size pek az ilim verilmiştir.'"」你們只獲得很少的知識。
Özellikle; ilim tahsil eden talebelerin gireceği bir cennet kapısı var mı; adı nedir?".식(識) "식(識)은 무엇인가? 6식신(識身)이니, 안식(眼識)에서 의식(意識)에 이르기까지이다."
Keramet-i Hakiki ise ilim, ahlâk, mârifet ile ilgili olağanüstü durumlardır.그릇된 지식과 가르침과 사유에 의해 일어나는 분별기(分別起)와 본능적으로 일어나는 구생기(俱生起)로 구분된다.
Yukarıda da sözünü ettiğimiz gibi, Hoyrat geleneği bu iki ilimizle sınırlı değildir.위에서 말했듯, 홀수는 2의 배수가 아닌 정수이다.
Yedinci makamı, ilimdir.일곱 번째 민네장은 사상시이다.
Bu ilim dalları şunlardır.כל אלה הינם פערי הידע.
Din ve fen ilimlerinde yüksek derecelere kavuşturdu.רעיונותיו מגיעים לגבהים ועומקים המיוחדים לו.
1958 yılına kadar ilim ve irşad faaliyetlerini aralıksız sürdürdü.До 500 г. регионалната и местна адаптация е достатъчно напреднала.
Saltanatı sırasında çok sayıda ilim ve fikir adamlarını himaye edip, çalışmalarına imkân sağlamıştır.От тях научил много неща и способността да предсказва.
Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.”Ako to znate, blago vama budete li tako i činili!"
Yapılan tetkikler sonucunda ilim adamlarının verdikleri kararlardır.I što naučava, to su zapovijedi ljudske.
Burada dini ilimler okutulmaktaydı.Mali sa tu striedať farári.
Şehir o zaman önemli bir kültür ve ilim merkezi olmuştur.Mesto je významným kultúrnym a vzdelávacím centrom.
Cumhuriyet tarihinin en köklü eğitim ve dini ilimler konusunda faaliyet gösteren derneklerinden birisidir.Najkomplexnejšie z týchto dokumentov pôsobí Koncepcia výchovy a vzdelávania národnostných menšín.
Şehir o zaman önemli bir kültür ve ilim merkezi olmuştur.Mesto je postalo center znanosti in kulture.
Şehit Ali Paşa şiir, ilim ve özellikle astronomi ile ilgilenirdi.Začel se je navduševati nad pesništvom, zgodovino in še posebej nad astronomijo.
Bu sırada Bağdat İslam âleminin önemli bir ilim merkezi idi.Šiuo požiūriu Biala buvo svarbus LDK švietimo centras.
Bizim tarihsel ilimimiz biçimi nedeniyle bizim anlattıkları gibi engin karakterler dolu우리 역사에 남게 되는 것입니다. 우리는 서사식으로 이야기 하는 걸 좋아하기 때문에 아주 많은 등장 인물들이 있습니다.
Bizim tarihsel ilimimiz biçimi nedeniyle bizim anlattıkları gibi engin karakterler dolulịch sử truyền thuyết của chúng ta, bởi vì cách mà chúng ta thích các câu chuyện,
Bizim tarihsel ilimimiz biçimi nedeniyle bizim anlattıkları gibi engin karakterler doluהמורשת ההיסטורית שלנו, בגלל האהבה שלנו לנרטיבים, מלאים בדמויות גדולות
Bizim tarihsel ilimimiz biçimi nedeniyle bizim anlattıkları gibi engin karakterler doluأن لدينا تقاليد تاريخية ، بسبب الطريقة التي نحب بها السرد ، مليئة بالشخصيات
Bizim tarihsel ilimimiz biçimi nedeniyle bizim anlattıkları gibi engin karakterler dolu私たちが好きな物語があるために、 多くのキャラクターが存在するんです 例えばスターバックスのハワード・シュルツ、
Bugün size ilim ve insani değerler arasındaki ilişkiden bahsetmek istiyorum.Aion puhua tänään tieteen ja inhimillisten arvojen välisestä suhteesta.
Bugün size ilim ve insani değerler arasındaki ilişkiden bahsetmek istiyorum.Aş vrea să vorbesc astăzi despre relaţia dintre ştiinţă şi valorile umane.
Bugün size ilim ve insani değerler arasındaki ilişkiden bahsetmek istiyorum.A tudomány és az emberi értékek kapcsolatáról fogok ma beszélni.
Bugün size ilim ve insani değerler arasındaki ilişkiden bahsetmek istiyorum.Dnes budem hovoriť o vzt'ahu medzi vedou a ľudskými hodnotami.
Bugün size ilim ve insani değerler arasındaki ilişkiden bahsetmek istiyorum.Dnes budu mluvit o vztahu mezi vědou a lidskými hodnotami.
Bugün size ilim ve insani değerler arasındaki ilişkiden bahsetmek istiyorum.Hôm nay, tôi sẽ nói về mối quan hệ giữa khoa học và giá trị con người.
Bugün size ilim ve insani değerler arasındaki ilişkiden bahsetmek istiyorum.Hoy voy a hablar de la relación entre ciencia y valores humanos.
Bugün size ilim ve insani değerler arasındaki ilişkiden bahsetmek istiyorum.Ich spreche heute über die Beziehung zwischen Wissenschaft und menschlichen Werten.
Bugün size ilim ve insani değerler arasındaki ilişkiden bahsetmek istiyorum.Je vais vous parler aujourd'hui de la relation entre la science et les valeurs humaines.
Bugün size ilim ve insani değerler arasındaki ilişkiden bahsetmek istiyorum.저는 오늘 과학과 인간의 가치의 관계에 대해 이야기하려 합니다.
Bugün size ilim ve insani değerler arasındaki ilişkiden bahsetmek istiyorum.Mam zamiar dziś mówić o relacjach pomiędzy nauką a ludzkimi wartościami.
Bugün size ilim ve insani değerler arasındaki ilişkiden bahsetmek istiyorum.Oggi parlerò della relazione tra la scienza e i valori umani.